Haber Detayı

Bir roketle fırlatılıyor, uzayda dev bir saraya dönüşüyor
Güncel chip.com.tr
02/03/2026 18:50 (3 saat önce)

Bir roketle fırlatılıyor, uzayda dev bir saraya dönüşüyor

Emekliye ayrılacak olan Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yerini özel şirketlerin inşa edeceği yeni yapılar alıyor. Max Space tarafından geliştirilen ve yörüngede 20 kat büyüyebilen "Thunderbird" modülü ise, uzayda yaşamanın ve çalışmanın maliyetini tamamen değiştirmeyi amaçlıyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 2030 yılında emekliye ayrılacak olması, alçak Dünya yörüngesinde yeni bir mülkiyet mücadelesini başlattı. 1998’den bu yana küresel iş birliğinin sembolü olan dev istasyonun Pasifik Okyanusu’na kontrollü şekilde düşürülmesi planlanırken, boşalacak yerini özel sektörün domine edeceği yeni bir düzen alıyor.

Teknoloji devleri ve devletlerin kıyasıya yarıştığı bu süreçte, Max Space isimli yeni bir girişim de teknolojik hamlesiyle dikkat çekiyor.Kendilerini "uzay gayrimenkulü öncüleri" olarak tanımlayan Max Space, şişirilebilir yaşam alanları üzerine uzmanlaşmış durumda.

Şirketin geliştirdiği bu teknoloji, uzaydaki inşaat sürelerini kısaltırken kurulumları çok daha güvenli hale getiriyor.

UUİ’nin inşasının 10 yıl sürdüğü ve 450 tonluk donanımı bir araya getirmek için 40'tan fazla fırlatma yapıldığı göz önüne alındığında, sunulan avantaj daha da netleşiyor.

Şirketin modülleri yörüngeye ulaştığında hacmini tam 20 katına kadar çıkarabiliyor.

Bu durum, uzayda devasa alanlar yaratmanın maliyetini ciddi oranda düşürebilir.Uzayda kişiselleştirilmiş yaşam alanları: ThunderbirdŞirketin amiral gemisi projesi olan "Thunderbird" isimli genişleyebilir yaşam alanı, iç yapısındaki esneklikle öne çıkıyor.

CEO Saleem Miyan, bu yapıyı hareketli mobilyalara benzetiyor; yani astronotlar ihtiyaçlarına göre iç mekanı özelleştiriyor veya büyük ölçekli üretimler için geniş alanlar oluşturuyor.

Yaklaşık 350 metreküp basınçlı hacme sahip olan Thunderbird, mevcut UUİ’nin üçte biri kadar bir büyüklüğe ulaşma kapasitesine sahip.

İçerisinde 60’tan fazla yük bölmesi, özel kamaralar, gözlem galerisi ve araştırma istasyonları bulunuyor.

Dört tam zamanlı mürettebatın yanı sıra sekiz ziyaretçiyi de ağırlayacak kapasitede tasarlanan istasyon, konfor ve işlevselliği birleştiriyor.Devasa fırlatma araçlarına ihtiyaç duymadan SpaceX’in Falcon 9 gibi roketleriyle yörüngeye taşınabilmesi, Thunderbird’ün en büyük avantajlarından biri.

Rakiplerinin birçoğu çok sayıda fırlatmaya ya da henüz geliştirme aşamasındaki dev roketlere ihtiyaç duyarken, Max Space bu modülü 2029 yılına kadar fırlatmayı hedefliyor.

Asıl sınav ise 2027 yılının Şubat ayında gerçekleşecek "Mission Evolution" testiyle verilecek.

Bu ilk denemede küçük bir prototip yörüngeye gönderilecek ve yapının dayanıklılığı ile yaşam destek sistemlerinin kalitesi mercek altına alınacak.Max Space, sadece Dünya yörüngesiyle de sınırlı kalmak istemiyor.

Şirketin yol haritasında Thunderbird'den 30 kat daha büyük olan, Ay ve Mars kolonizasyon projeleri için tasarlanan devasa istasyonlar var.

Bu vizyonu gerçekleştirmek için SpaceX, Redwire ve Voyager gibi sektörün devleriyle ortaklık anlaşmaları imzaladılar bile.

Lockheed Martin ve Sierra Space gibi köklü rakipler benzer teknolojiler üzerinde çalışsa da Max Space, fırlatma tarihini netleştiren tek firma olarak şu an bir adım önde.

İlgili Sitenin Haberleri