Haber Detayı

İlk öğretmenimiz doğa
Gündem hurriyet.com.tr
05/03/2026 07:00 (1 saat önce)

İlk öğretmenimiz doğa

“Doğa bizim ilk öğretmenimiz” diyen çevre eğitmeni Gaye Amus, doğa pedagojisinin sadece ‘dışarı çıkmak’ olmadığını, çocuğun duyularıyla dünyayı tanıdığı, risk yönetmeyi öğrendiği, akranlarıyla iletişimi yeniden kurduğu ve sosyalleştiği bütünlüklü bir öğrenme düzeni olduğunu vurguluyor.

Finlandiya’da 18 yıldır doğa pedagojisi ve sınıf dışı eğitim alanında çalışan çevre eğitmeni Gaye Amus’a göre çocukların ‘öğrenme iştahı’ duvarların içinde değil dışarıda büyüyor.

Oyun, keşif ve doğrudan temas ise akademik kazanımlardan sosyal-duygusal gelişime kadar pek çok alanı aynı anda besliyor.

Türkiye’de birçok orman okulunun açılmasında rol oynayan Amus, sınıf dışı eğitimi pedagojik bir bakış olarak tanımlayarak “Doğa bizim ilk öğretmenimiz” diyor.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Amus, daha sonra öğretmenlik formasyonu aldı.

Finlandiya’da orman anaokullarında çalışarak doğa temelli eğitim alanında uzmanlaştı.

Helsinki’de yaşayan Amus, Türkiye ile Finlandiya arasında doğada öğrenme yaklaşımını yaygınlaştırma çalışmaları yürütüyor.

Bir sosyal girişim olan Doğada Öğreniyorum platformunun kurucusu Amus, erken çocukluk ve ilkokul döneminde oyunun ve keşfin öğrenmenin ana yakıtı olduğunu vurguluyarak, doğa pedagojisinin sadece dışarı çıkmak olmadığını; çocuğun duyularıyla dünyayı tanıdığı, risk yönetmeyi öğrendiği, akranlarıyla iletişimi yeniden kurduğu bütünlüklü bir öğrenme düzeni olduğunu söylüyor.ASIL MESELE BAKIŞ AÇISIAmus sınıf dışı eğitim yaklaşımını ve iki ülke arasındaki gözlemlerini şöyle anlatıyor: “Kuzey ülkelerinde ‘kötü hava yoktur, kötü giyim vardır’ derler.

Çocuklar her hava koşulunda dışarıya çıkar.

Bizde ise hemen “Hava kötü” deniyor ve çocuklar sınıflardan dışarı çıkarılmıyor.

Aslında mesele hava değil, bakış açısı.

Türkiye’de doğa açısından çok büyük bir zenginlik var ama çocuklar daracık bahçelerde koşuyor.

Biz doğayı kitaplardan öğreniyor fakat deneyimlemiyoruz.” DOĞA İLE BAĞ KURMANIN 10 ADIMI1- Günü pencereden başlatın.

Sabah perdeyi birlikte açın. “Bugün hava nasıl?” Sadece bu soru bile çocuğu güne ve dışarıya bağlar.2- “Hava kötü” dilini değiştirin. “Yağmur var, hadi çıkalım” diyebildiğiniz an, çocuğa merak ve dayanıklılık öğretirsiniz.3- Küçük bir ‘dışarı çantası’ hazırlayın.

Yağmurluk, yedek çorap, minik ilk yardım seti gibi ihtiyaçların yer aldığı hazır bir çanta, dışarıyı “zor iş” olmaktan çıkarır.4- Haftada bir günü “yavaş gün” olarak belirleyin.

Aynı gün, aynı saatte kısa bir yürüyüş bile ritüele dönüşür.

Ama ‘yavaşlıyoruz’ deyin.5- Yakın olanı değerli sayın.

Uzak orman şart değil.

Evin önündeki ağaç, okulun yanı başındaki yeşil alan, yakındaki sahil şeridi ya da akarsu da doğa ile bağ kurmamızı sağlar.6- Duyulara alan açın.

Ayakkabıyı çıkarıp kuma basmak, bir taşın soğukluğunu hissetmek, rüzgârı dinlemek öğrenmeyi duyular yoluyla  derinleştirir.7- Kirlenmeyi “problem” olarak görmeyin.

Çamur olacaksa geçiş düzeni kurun.

Bahçede kalan kıyafet, temiz ayakkabı alanı, kısa temizlik rutini gibi alışkanlıklar geliştirin.8- Evde minik bir doğa köşesi kurun.

Saksıda maydanoz, çilek, minik domates yetiştirebilirsiniz.

Bahçe yoksa bile böylece çocuğa “büyüme” deneyimi kazandırabilirsiniz.9- Ekran yerine ortak deneyim biriktirin.

Parkta tablet değil yürümek, kuş sesi dinlemek, dalga saymak da iletişimi güçlendirir.

Çocuk en çok paylaşılan anı hatırlar.10- Aileyi sürece dahil edin.

Bir veli toplantısını açık havada yapmak, okulun doğa gününe ebeveynleri de katmak gibi aktiviteler yapın.

İlgili Sitenin Haberleri