Haber Detayı
Dava: İktidarın iletişim felaketi
Bir halk, bir iktidardan ne bekler?
Bir halk, bir iktidardan ne bekler?
Refah, güven ve adalet.
Demokratik bir ülkede bir iktidar nasıl seçilir?
Halkına refah, güven ve adalet vaat ederek. *** İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldı.
Özellikle kocalar, eski kocalar veya sevgililer tarafından işlenen kadın cinayetleri bütün toplumun vicdanını kanatıyor.
Çocuk tecavüzleri ve bu tecavüzlerin, “Rızası vardı” denilerek normalleştirilme çabaları vicdanları isyan ettiriyor.
Merdan Yanardağ gibi bir televizyon kanalı kurucusu ve yayıncısı, Ekrem İmamoğlu gibi sevilen ve başarılı bir belediye başkanı, Necati Özkan gibi halkla ilişkiler profesyoneli bir kişi, “Casusluk” gibi akla ziyan suçlamalarla itham edilerek hapse atılıyor; mallarına, mülklerine, işletmelerine el konuyor.
Kumar ve uyuşturucu kullanımı yaygınlaşıyor ama asıl kaynaklar göz ardı edilirken sözde sanatçılar veya ünlüler üzerinden, etkili olmayan ve bazılarının sadece iftira olduğu ortaya çıkan operasyonlar yapılıyor. *** Bütün bunlar gerçekleştirilirken İktidar Anayasa emirlerine aykırı davranarak, yani Anayasa’yı ihlâl suçu işleyerek Anayasa Mahkemesi kararlarına da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da uymuyor.
Bütün bunlara karşı, Sami Selçuk, Metin Günday, Kemal Gözler, Adem Sözüer, İzzet Özgenç ve Salim Şen gibi bir avuç hukukçu, bazı barolar ve elbette mağdurların avukatları dışında, herkes ve başta üniversiteler olmak kaydıyla bütün kurumlar suskun.
Bu arada bölgemiz sıcak savaşla bunalıyor.
Savaşın tetiklediği petrol krizi de ülkemiz gibi ülkeler başta olmak kaydıyla bütün dünyayı tehdit ediyor. *** Tam insanların geçim sıkıntısıyla kıvrandığı bu sırada İktidar, akıl almaz bir hamleyle Ana Muhalefet Partisi CHP’yi de muhasara altına aldı: DEM Partili bazı belediye başkanlarına ek olarak bazı CHP’li belediye başkanlarını da görevden aldı ve 15’ini de hapse attı...
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan başarılı İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ’nu, hem “Çete Reisliği” hem de “Casuslukla” suçlayarak üstelik yıllarca önce hukuka uygun olarak aldığı diplomasını da (cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemek için) iptal ederek tutukladı. 3 bin 900 sayfa gibi akıllara durgunluk veren bir iddianame ile dün başlayan dava, yüzlerce sanık ve yüzden fazla tutuklu yargılanan bürokrat ve politikacı ile Türkiye’nin ve dünyanın hukuk tarihine geçecek bir olay.
İlk gün gerek Silivri’de, gerek mahkeme salonunda olanları ve bu davanın çok özet olarak belirttiğim niteliklerini bütün dünya görüyor, biliyor ve izliyor...
Ama daha da önemlisi, önüne seçim sandığı gelecek olan seçmen de izliyor, görüyor ve anlıyor...
Büyük bir geçim sıkıntısının üstüne gelen bu adaletsizlik ve güvensizlik duygusu, sandıkta, bunları yapan iktidarın altını oyuyor!