Haber Detayı

Küresel haydutluk ve yeni dünya eşiği
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
12/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Küresel haydutluk ve yeni dünya eşiği

Dünya, 1648 Westphalia düzeninden bu yana (egemenliğe saygı ve içişlerine karışmama) görmediği bir kuralsızlık girdabının içinde sürükleniyor.

Dünya, 1648 Westphalia düzeninden bu yana (egemenliğe saygı ve içişlerine karışmama) görmediği bir kuralsızlık girdabının içinde sürükleniyor.

Uluslararası insancıl hukuk, Cenevre Sözleşmesi, BM Şartı artık devletlerin masalarında birer rehber değil, güçlülerin ayakları altında birer kâğıt parçası.

Gelişmiş füze, roket vb. hedefi vurmada cm düzeyinde duyarlı iken İran’da okulun bombalanması ve 168 masum çocuğun öldürülmesi, teknik koordinat hatası ile açıklanamayacak net bir iletidir: Artık hiçbir yer güvenli değil ve hiçbir kural geçerli değil!

Sistematik yıkım: Trump, İsrail ve uluslararası kurumların tasfiyesi ABD’nin Trump yönetiminde DSÖ ve UNESCO gibi çok sayıda uluslararası kurumdan çekilmesi, ödentileri kesmesi rastlantı değil.

Bu, küresel dizgenin bilinçli olarak felç edilmesidir.

BMGK, ha var ha yok noktasında.

İran’a vahşi saldırı için BMGK’nin bağlayıcı karar alması ABD ve İngiltere gibi 5 sürekli üyenin veto yetkisi nedeniyle olanaksız.

Genel sekreterin zayıf kınama iletileri, saldırganlığı durdurmak bir yana, haydut devlet iştahını kabartmaktan başka işe yaramıyor.

Ortada uluslararası hukuka uygun bir zemin değil, büyük İsrail projesi (BOP) için yürütülen jeopolitik abanma var.

Türkiye derhal ve kesinkes açık-örtük uydu politikaları terk etmeli, bölge merkezli politika gütmeli.

MALİGN NARSİSİZM Mİ, ŞANTAJ MI?

Trump’ın sergilediği anormal/ anomalili davranışları salt malign narsisizm ile açıklamak, buzdağının salt görünen kesimine bakmaktır.

Epstein skandalı gibi dosyaların, MOSSAD vb. istihbarat servisleri eliyle şantaj aracına dönüştürüldüğü savları, uluslararası siyasetin ne denli kirli bir bataklığa hapsedildiğini gösteriyor.

Bir süper gücün lideri, ussal (rasyonel) devlet çıkarları yerine karanlık odakların tutsağı gibi davranıyorsa bu durum salt o ülkeyi değil, tüm küresel barışı rehin alır.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ’nun kaçırılması, bu hukuksuzluğun ilkel kovboy diplomasisine (!) savrulduğunun kanıtıdır.

İkiyüzlü emperyal Batı, sayrılı genetik kodlarından sıyrılamıyor!

TÜRKİYE VE BÖLGESEL TEHDİT: SIRA KİMDE?

Türkiye için durum artık sağkalım (beka) sorunudur.

Irak, Suriye, Libya, Sudan...

Şimdi de İran’a saldırı, kurgulu jeopolitik kuşatmanın halkalarıdır.

Hazar’dan Akdeniz’e Siyonist hinterland, Türkiye’nin doğu-güney sınırlarını ve toprak bütünlüğünü, egemenliğini doğrudan hedef alan bir projedir.

İran’dan sonra sıranın kimde olduğu sorusu, artık komplo kuramı değil, net bir stratejik öngörüdür. “Devlet aklı” (Raison d’État) artık ileri alarmda kalmalıdır.

BM SİSTEMİ CANLANDIRILABİLİR Mİ?

BM yapısı, beşli çete diyebileceğimiz veto yetkisiyle kilitlenmiş durumdadır.

Bu sistem rehabilite edilemez; yeniden kurulabilir. 81. yılında BM siteminin çökmesi hazindir; ancak yeni bir dünya kurulur, biz orada yer alırız.

Yeni bir küresel mimari: Çin, Rusya ve Küresel Güney olarak adlandırılan devletler, dolar hegemonyasına ve Batı merkezli hukuk tanımazlığa, ilkel Haçlı barbarlığına karşı seçenek bir güvenlik paktı kurmak zorundadır.

Bölgesel ittifakların gücü: Türkiye, İran, Irak, Suriye, Mısır gibi bölge ülkeleri, aralarındaki ikincil sorunları dondurarak bölge dışı aktörlerin (ABD-İsrail) müdahalelerine karşı Ortadoğu güvenlik ve işbirliği örgütü gibi somut yapılar kurmalıdır.

Avrupa uygarlığı, tarihsel bir sınavdadır, etik erginliğini kanıtlamak zorundadır.

Hukukun silahlandırılması: Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Adalet Divanı gibi kurumlar, Batı’nın tekelinden çıkarılmalı; insanlığa karşı suç işleyen liderlerin mal varlıklarına el koyma ve tutuklama yetkileri uluslararası toplumun çoğunluğunca istenmelidir.

BM Sözleşmesi (UN Charter) , kâğıt üstünde de olsa hâlâ yürürlüktedir.

YA YENİ BİR YOL YA BÜYÜK ÇÖKÜŞ Dünya düzeni-barışı, bir avuç narsisist, siyonist, erdemsiz-ahlaksız sömürgen emperyalist liderin ve ardındaki karanlık güç odakların insafına bırakılamaz.

İnsanlık her yıl 3 trilyon doları silaha, 2.5 trilyon doları karaparaya ayırırken birkaç yüz milyar doları temiz su, açlığı yok etmek, sağlık, küresel barış için bulamıyorsa; BM sistemi hastadır. 21. yüzyılın şafağında uzayda dolaşan, yapay zekâ sistemli küresel uygarlık bu yaman çelişkileri aşmalıdır.

Reçete nettir: İktisadi temelde planlamacılık ve siyasal düzlemde bağımsızlık!

Türkiye, bu tarihsel eşikte aktif tarafsızlık tan öte, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle bölgesel işbirliği ve koruyuculuk rolüne geçmelidir.

Unutulmamalıdır ki hukuk sustuğunda yalnızca kaba güç konuşur.

Ve biz, meşru-egemen tarihsel gücümüzü uluslararası hukukla birleştirmediğimiz sürece, bu haydutlar çetesinin izleyen hedefi olmaktan kurtulamayız.

İlgili Sitenin Haberleri