Haber Detayı

Soruşturma başlatıldı, ortalık karıştı... Pasta krizi: 'Bağımsız denetim' ne kadar bağımsız
Yusuf i̇leri odatv.com
12/03/2026 12:33 (1 saat önce)

Soruşturma başlatıldı, ortalık karıştı... Pasta krizi: 'Bağımsız denetim' ne kadar bağımsız

Yusuf ileri yazdı...

Mali müşavirlik ve bağımsız denetim alanında, Rekabet Kurumu’nun dün kamuoyuna duyurduğu soruşturma kararı, mesleğin hukuki ve kurumsal mimarisini de sorgulatan yeni bir tartışma sürecini tetiklemiştir.

Bu tartışmanın merkezinde ise mesleğin kurumsallaşma biçimi, özellikle de şirketleşme modeli yer almaktadır.SORUŞTURMA AÇILMASI İHLAL TESPİTİ ANLAMINA GELMEMEKTEDİRRekabet Kurumu tarafından yapılan açıklamadaki, özellikle “tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerinin korunarak finansal ekosistemin bütünlüğünün güvence altına alınması gereğine” dikkat çekilmesi, bağımsız denetim faaliyetlerinin soruşturma kapsamına alındığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede yapılan incelemeler sonucunda toplam 65 teşebbüs ve kuruluşu kapsayan bir soruşturma başlatıldığı açıklanmıştır.

Soruşturma kapsamında fiyat tespiti, müşteri paylaşımı, çalışan ayartmama anlaşmaları ve rekabeti sınırlayıcı bilgi değişimi gibi iddiaların araştırılacağı ifade edilmiştir.

Ancak Kurum, soruşturma açılmasının ilgili kuruluşların kanunu ihlal ettiği anlamına gelmediğini de özellikle belirtmiştir.MESLEK PİYASASINDA YOĞUNLAŞMA SORUNUMeslek çevrelerinde mali müşavirlik ve denetim piyasasında pastanın büyük bölümünün birkaç büyük yapı tarafından kontrol edildiği hep dillendirilmektedir.

Sıklıkla dile getirilen görüşe göre, bu alanda üç veya dört büyük yapı toplam iş hacminin yaklaşık yüzde yetmiş beşini kontrol etmektedir.

Rekabet Kurumu’nun soruşturma kapsamında ise ikisi meslek örgütü toplam 65 teşebbüs ve kuruluşu incelemeye alması, bu yoğunlaşmanın boyutuna ilişkin tartışmaları daha da görünür hale getirmiştir.Ancak meslekte rekabeti bozan temel yapısal sorun yalnızca piyasa davranışları değildir.

Sorunun kökünde bizzat meslek mevzuatının kendisi bulunmaktadır.

Özellikle şirketleşme modeline izin verilmiş olması, meslek içinde tekelleşme eğilimlerini güçlendiren bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.MESLEĞİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ANAYASAL SÜREÇMali müşavirlik mesleği ilk kez 1985 yılında üç maddelik bir düzenleme ile vergi sistemine girmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na eklenen hükümlerle meslek tanımlanmış ancak düzenlemenin önemli bölümü Bakanlar Kurulu’na bırakılmıştır.

Bunun üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 81 üyesi Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş ve Yüksek Mahkeme, 19.03.1987 tarih E:1986/5, K: 1987/7 sayılı kararıyla söz konusu hükümleri iptal etmiştir.

Bu karar, her ne kadar ilk düzenlemeyi ortadan kaldırmış olsa da daha sonra yürürlüğe girecek olan 3568 sayılı Meslek Kanunu’nun şekillenmesinde Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçeler belirleyici rol oynamıştır.3568 SAYILI KANUN VE ŞİRKETLEŞME MODELİNİN ORTAYA ÇIKIŞI1989 yılında yürürlüğe giren 3568 sayılı Kanun ile meslek kurumsal bir çerçeveye kavuşmuştur.

Ancak ilk hazırlık çalışmalarında şirketleşme modelinin bulunmadığı bilinmektedir.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ilk taslaklarda bu düzenleme yer almamaktadır.

Daha sonra meslek çevrelerinden gelen talepler doğrultusunda yasaya girdiği ifade edilmektedir.

Bugün yaşanan yapısal sorunların önemli bir bölümü de tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır.AVUKATLIK MESLEĞİ İLE KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDİRMEMali müşavirlik mesleği özünde sermaye değil, şahsi bilgi ve uzmanlığa dayanan bir faaliyettir.

Avukatlık mesleği ile benzer bir karakter taşır.

Avukatlık mesleğinin kökeni 19. yüzyıla kadar uzanmakta ve 1876’dan itibaren yasal bir çerçeveye sahiptir.

Buna rağmen avukatlık mesleğinde sermaye şirketi modeline geçilmemiştir.

Zaman zaman bu alanda çeşitli yasal çalışmalar başlatılmışsa da özellikle meslek örgütü tarafından kabul edilmediği için yasaya dönüşmemiştir.

Avukatlık Kanunu madde 44/b’ye göre, avukatlık ortaklıkları kurulabilmekte, ancak bunlar sermaye şirketi değil şahıs ortaklığı niteliğindedir.

Bu nedenle mesleğin doğası korunmakta ve belli yapılar üzerinde aşırı yoğunlaşma oluşmamaktadır.SERMAYE ŞİRKETİ MODELİNİN PİYASA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİMali müşavirlik alanında ise sermaye şirketi modelinin benimsenmesi farklı bir sonuç doğurmuştur.

Sermaye şirketleri hem teorik olarak hem de pratikte sınırsız süre yaşayabilen yapılardır.

Meslek mensupları ise bilgi, sağlık ve yaş gibi doğal sınırlamalar nedeniyle belirli bir süre sonra piyasadan çekilir.

Bu durum, sermaye şirketlerinin zaman içinde müşteri portföylerini sürekli büyütmesine ve piyasa paylarını artırmasına imkân vermektedir.

Böylece görünüşte meslek mensuplarının ortak olduğu şirketler fiilen büyük sermaye yapıları haline gelebilmektedir.Bu yapı aynı zamanda mesleğin bağımsızlık karakterini de tartışmalı hale getirmektedir.

Zira şirket büyüdükçe müşteri portföyü genişlemekte ve mesleki hizmetlerin önemli bölümü sınırlı sayıdaki büyük kuruluşların elinde toplanmaktadır.

Böyle bir tablo uzun vadede kamu otoritesinin yanında adeta paralel bir mali denetim yapısının oluşmasına dahi yol açabilecek potansiyel taşımaktadırMALİ MÜŞAVİRLİK İLE BAĞIMSIZ DENETİMİN FONKSİYONEL AYRIMINitekim Rekabet Kurumu açıklamasında da vurgulandığı üzere meslek alanında iki temel faaliyet bulunmaktadır: Bağımsız denetim ve mali müşavirlik hizmetleri.

Bağımsız denetim ağırlıklı olarak yatırımcılara, kredi verenlere ve diğer üçüncü kişilere yönelik bir faaliyettir.

Buna karşılık mali müşavirlik ve özellikle vergi beyannamelerinin düzenlenmesi ile tasdik işlemleri doğrudan devlete yönelik hizmetlerdir.

Bu nedenle ideal olan meslekte şirketleşme modelinin tümüyle yeniden değerlendirilmesidir.

Ancak bu mümkün olmasa dahi, en azından devlete yönelik mali müşavirlik ve tasdik faaliyetleri bakımından şirketleşme uygulamasından vazgeçilmesi, mali sistemin sağlıklı işleyişi ve kamu otoritesinin kurumsal dengesi açısından ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir konudurMeslek mensubunun ömrü sınırlı, sermaye şirketinin ömrü ise sınırsızdır; bu nedenle şirketleşme modeli bireysel meslek mensubuna değil, zamanla gerçek sahipliği belirsizleşen ve müşterileri bünyesinde toplayarak piyasayı kontrol eden yapılara hizmet eder.MESLEK ÖRGÜTLERİNİN ROLÜ VE REKABET DENGELERİÖte yandan soruşturma kapsamında iki meslek örgütünün de yer alması dikkat çekicidir: İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ile Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB).Meslek yasasının odalara verdiği bazı yetkiler, özellikle disiplin süreçlerinde alınan kararların rekabet dengeleri üzerinde etkiler doğurmasına yol açabilmektedir.

Bu nedenle meslek örgütlerinin yönetim yapıları, görev süreleri ve konuları yönünde de yeni düzenlemelerin tartışılması kaçınılmaz görünmektedir.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri