Haber Detayı

İlaç zammına bir de burdan bakın... Kapitalizm çıkmazı: Tüm ilaç grupları risk altında
Ekonomi odatv.com
12/03/2026 17:42 (2 saat önce)

İlaç zammına bir de burdan bakın... Kapitalizm çıkmazı: Tüm ilaç grupları risk altında

Sabit euro sistemi gereğince ilaç fiyatlarına iki aşamalı artış uygulanacak. Peki bu sistem nasıl işliyor, vatandaşın ilaca erişiminde ne gibi sonuçlar doğuruyor? İlaç fiyatlarına ilişkin kararda tartışılan bu sistemi Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti Üyesi Hayrullah Fikret Baransel'e sorduk.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan sabit euro kurunda düzenlemeye gidildi.

Alınan karar doğrultusunda ilaç fiyatlarında iki aşamalı artış uygulanacak.

Fiyat hesaplamasında kullanılan sabit euro kurunda, 13 Mart 2026 Cuma günü itibarıyla yüzde 6,5, 1 Nisan 2026 Çarşamba günü itibarıyla yüzde 8,33 artışa gidilecek.

Yani bugünden, 1 Nisan 2026'ya kadar toplamda yüzde 14,9274 artış yapılmış olacak.İlaç zammına bir yanda tepki gösterilirken, diğer yanda yeterli olmadığı ve mevcut sistem nedeniyle Türkiye'de ilaç tedariğinde zorluk yaşandığı vurgulandı.

Fiyatların yükseltilmesi, zaten geçim zorluğu yaşayan vatandaşın ilaçlara erişimini daha güç bir hale getirecek.

Öte yandan Türkiye ilaç ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalat ile sağlayan bir ülke.

Türk Lirası'nın özellikle 2018 yılından sonra yaşadığı değer kaybı ve kurdaki dalgalanmalar Türkiye'yi ilaç şirketleri için tercih edilmeyen bir "pazar" haline getirdi.

Yani işin ucunda ilaç tekelleri, sermayedarlar, ekonomi politikaları dolayısıyla kapitalizm var.Fiyatlandırmada Avrupa Birliği ülkelerinden seçilen 5 ila 10 ülke kaynak alınıyor.

En düşük fabrika çıkış fiyatı esas olacak şekilde hesaplamalarda Euro kullanılıyor.

Euronun Türk Lirası karşılığı ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri üzerinden yıllık ortalama kur değerinin yüzde 65 uyarlama katsayısı ile belirlenecek.Geçici maddelerle 1 Euro değeri 1 Nisan 2026’ya kadar yüzde 60 katsayı ile 26,8767 TL, sonrasında yüzde 65 katsayı ile 29,1164 TL olarak belirlendi.

Barem değerler fiyat korumalı ürünlerde 100,37 TL, diğer ürünlerde 52,44 TL; eşdeğer ürünlerde uygulanan değer ise 151,25 TL oldu.ÇİFT ZAMMIN SEBEBİ KATSAYIDAKİ ARTIŞPeki fiyat artışı neden iki aşamalı olarak planlandı?

Bu sistem nasıl işliyor?

Sabit euro sistemi için alınan karar vatandaşın ilaca erişiminde ne gibi sonuçlar doğuruyor?

Konuyu Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti Üyesi Hayrullah Fikret Baransel'e sorduk.Türkiye'nin ilaçta ciddi anlamda dışa bağımlı olduğunun altını çizen Baransel, tüm ilaç gruplarının risk altında olduğunu belirterek şöyle konuştu:"Fiyat artışındaki iki aşamalı uygulamayı şöyle anlatayım: İlk olarak, 19 Aralık'ta bir kur güncellemesi yapıldı.

Bu güncelleme 2024 yılı Euro kuruna göre ortalamasını yüzde 60 oranınaçekilerek güncellenmiş oluyor.

Yani bir önceki yılın Euro kurunun ortalamasının yüzde 60'ını alıyor.

İlaçta uygulanacak sabit kur için.

Bunu olduğu gibi yüzde 60 olarak 13 Mart'tan itibaren uygulanmak üzere duyurdular.İkinci aşamadaki yani 1 Nisan'dan başlamak üzere olan artışta ise bu oran yüzde 65'e çıkarılıyor.

Yani yüzde bir önceki yılın Euro kuru oranının ortalamasının yüzde 60 olan oranı yüzde 65'e çıkarılacak.

Yani Nisan'dan itibaren yüzde 65 olarak uygulanacak.

Bu şu sebeple önemli: Bir önceki yılın Euro kurunun ortalaması alınırken doğrudan ortalama alınıyor.

Ağırlıklı bir ortalama söz konusu değil.

Yani aşağı yukarı bizim hesaplamalarımıza göre, 2025 yılının Temmuz ayının 11'i 14'ü gibi galiba ortalama kur hesabı oraya denk geliyor.

Ve bu da kurun çok dalgalı olduğu bir dönemde, ister istemez bir sonraki yıl için uygulanacak sabit kuru belirlediğiniz zaman uygulanabilirliği sıkıntılı bir ortam oluşuyor.TL'DEKİ DEĞER KAYBI VE İLAÇTA DIŞA BAĞIMLILIKYani bir önceki yılın kurunun da yüzde 60'ını alıp bir sonraki yılın programını yapmak ile ister istemez sistemi uygulanabilir olmaktan öteye düşürüyor.

Yani buradaki sıkıntımızın kaynağı bu.

Kurdaki değişiklik takviminin kurun çok dalgalı olduğu dönemlere göre düzenlenmesi gerekiyor.

Türkiye son birkaç yıldır kur çok dalgalı hareket ediyor.

Bu dönemlerde bunun yılda 2-3 kez yapılması lazım.

Hatta 4 kez yapılması lazım.

Biz bunu sık sık açıklıyoruz.Çünkü sonuç olarak biz ilaçta maalesef henüz istediğimiz oranda yerli üretim noktasında değiliz.

Bizim hedefimiz Türkiye'nin tamamen yerli üretim ya da en azından çoğunlukla yerli üretimle bu süreci yönetmesi.

Ama ilaçta ciddi anlamda dışa bağımlıyız.

Bu da kurla ilgili yaşanan problemlerin ister istemez ilacı bulunabilirliğini tehlikeye sokmasına sebep oluyor.FİRMALAR TÜRKİYE'YE İLAÇ VERMEYİ REDDEDEBİLİYORBu kurum belirlenmesinde dediğiniz gibi problem yaşandığında ilaç tedariğinde de sorun oluyor.

Firmalar ilaç vermeyi reddedebiliyorlar. laç fiyatlarının belirlenmesinde ambalaj malzemeleri ve diğer giderler de etkili.

Yani ilacın etken maddeleri dışında kalan giderler var.

Bu giderlerle ilgili durumlar bu ilacın euro kuru gibi parametrelerden bağımsız olarak Türkiye'deki enflasyon oranından da doğrudan etkileniyor.TÜM İLAÇ GRUPLARI RİSK ALTINDABunların tamamı yurt dışından gelmiyor.

Ama nitelikli kapak dediğimiz ilaç kapakları çoğunlukla yurt dışından gelen ürünler.

Bunun gibi ilaca bir şekilde kontaminasyon yapmaması gereken ambalaj ürünlerinden bahsediyoruz.

Şimdi bunlar etkiliyor tabii ki...

İlaçla ilgili kısımda ilacın doğrudan yurt dışından ham maddesi geldiği için bütün ilaç grupları aslında risk altında bu durumda.

Yani bu ilacın şu grup bu grup diye ayıramıyoruz.Euro kuruyla ilgili buradaki eksiklikten dolayı bizim aslında endişe duymamız gereken piyasada bulamadığımız ilaçlar değil.

Türkiye uzun bir süredir bu kurla ilgili sorundan dolayı yenilikçi ilaç molekülüne ulaşmakta zorlanıyor.

Yani dünyada tedaviye sokulmuş ama Türkiye'de hiç bulunmayan Türkiye'de ruhsat almayan ürünler var.

Yenilikçi tedaviler diyoruz biz bunlara.GELİŞTİRİLEN 173 TEDAVİDEN YALNIZCA 6 TANESİ TÜRKİYE'YE GELDİ2024 yılında dünyada yeni ruhsat almış Avrupa İlaç Ajansı'na göre 173 molekül var.

Bu 173 molekülün sadece 6 tanesi Türkiye'de ruhsat almış.

Yani biz bulamadığımız ilaçtan çok aslında ulaşamadığımız yeni tedaviyle ilgili endişeleniyoruz.

Bulamadığımız ilaç da bir sorun tabii ki.

Ama dünyada yeni tedaviye giren yöntemlere ulaşamamak da asıl ilaç konusunda endişelenmemiz gereken noktalardan biri.

Yenilikçi ilaçları satan firmalar Türkiye'deki fiyatlandırma politikası nedeniyle gelmek istemiyorlar.

Bizim fiyatlandırma politikamız çok zorlayıcı kalıyor onlar için.

Yani ilacın fiyatının belli bir değerde olmasını talep ediyorlar.

Ve Türkiye yaklaşık 2024 yılı verilerine göre kutu başına ilaç bedeli 3,6-3,8 dolar seviyesinde.

Türkiye bu oranla OECD ülkeleri arasında en düşük seviyede ortalama ilaç fiyatına sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Yenilikçi ilaçlar, pahalı ürünler.

Yenilikçi ilaç üreten firmalar için "cazip" bir nokta olmadığımızı gösteriyor."Büşra İlaslanOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri