Haber Detayı
Orta Çağ kitabının altından 2 bin yıllık uzay haritası çıktı
Bilim insanları X-ışınları kullanarak bir el yazmasının altına gizlenmiş antik sırrı çözdü. İznikli gökbilimci Hipparchus’un kayıp yıldız haritası, teleskop icat edilmeden yüzyıllar önce yapılan inanılmaz ölçümleri gözler önüne seriyor. İşte tarihin en eski gökyüzü rehberi.
Yüzyıllar boyunca tarihin derinliklerinde kaybolduğu düşünülen gökyüzünün en eski haritası, günümüzün ileri teknolojisi sayesinde yeniden gün ışığına çıkıyor.
Yaklaşık 2000 yıl önce çizilen bu antik yıldız haritası, bir Orta Çağ el yazmasının altına gizlenmiş halde keşfedildi.Bilim insanları, astronominin babası kabul edilen İznikli gökbilimci Hipparchus’a ait olduğu düşünülen bu gizemli koordinatları, X-ışınları kullanarak tek tek çözüyor.
Antik dünyanın bu sessiz tanığı, teleskobun icadından çok önce insanların hiçbir optik araç kullanmadan nasıl bu kadar hassas ölçümler yapabildiğine dair önemli ipuçları veriyor.Her şey, Mısır'daki Azize Katerina Manastırı'ndan getirilen ve 6. yüzyıla ait olan bir metnin incelenmesiyle başladı.
Orta Çağ’da parşömen oldukça pahalı ve nadir bulunan bir malzeme olduğu için, eski yazılar kazınarak yüzey temizleniyor ve üzerine yeni metinler yazılıyordu.
Bilim insanları, bu el yazmasının altında çok daha eski bir metnin izlerini saptayınca, California'daki SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'nda hummalı bir çalışma başladı.
Araştırmacılar, parşömene zarar vermeden mürekkeplerin kimyasal yapısını birbirinden ayıran özel bir X-ışını tekniği kullandı.
Orijinal antik metindeki mürekkebin kalsiyum izleri taşıması, üzerine yazılan sonradan eklenen metnin ise demir bakımından zengin olması, uzmanların iki katmanı birbirinden ayırmasını sağladı.Laboratuvar ortamında satır satır taranan 11 sayfa, Antik Yunanca terimlerle dolu bir astronomi hazinesini ortaya çıkardı.
Araştırmacılar şimdiden Kova burcuna ait kelimeleri ve bu takımyıldızdaki parlak yıldızların detaylı tariflerini belirlemeyi başardı.
Projenin lideri Victor Gysembergh, bulunan koordinatların çıplak gözle yapılmış bir çalışma için inanılmaz derecede isabetli olduğunu belirtiyor.
Teleskopların henüz var olmadığı bir çağda Hipparchus’un, muhtemelen basit bir gözlem tüpü ve binlerce saatlik sabırlı bir çalışmayla gökyüzündeki neredeyse her görünür yıldızı haritalandırdığı düşünülüyor.İznikli gökbilimcinin mirasıMüze yetkilileri ve bilim insanları, bu paha biçilemez sayfaları korumak için olağanüstü önlemler alıyor.
Sayfalar özel yapım çerçevelerde, nem kontrollü kasalarda saklanıyor ve tarama odasındaki ışık seviyesi mürekkebin solmasını önlemek için titizlikle ayarlanmış durumda.
Modern Türkiye sınırları içindeki antik İznik şehrinde doğan Hipparchus’un eserlerinin büyük bir kısmının zamanla yok olduğu bilinen bir gerçek.
Bu yüzden, keşfedilen harita sadece bir liste değil; aynı zamanda Babil, Mısır ve Yunan birikimini harmanlayan dev bir zekanın günümüze ulaşan en somut mirası olarakkabul edilebilir.