Haber Detayı

ABD’de tereddüt İsrail’de kaygı
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
14/03/2026 00:00 (2 saat önce)

ABD’de tereddüt İsrail’de kaygı

ABD’de tereddüt İsrail’de kaygı

İran’a yönelik ABD-İsrail saldırısı, bu yazının yayımlandığı gün onbeşinci gününü doldurmuş olacak.

Bugün itibarıyla sahadaki nesnel durumu kabaca şöyle özetlemek mümkün: ABD ve İsrail ikilisi İran’ı bu 15 gün boyunca ağır bir şekilde bombaladı.

Buna karşılık, İran’ın yanıtlarında beklenen azalma olmadı.

Tam tersine, bazı bilgilere göre İran özellikle İsrail’e daha etkili vuruşlar yapmaya başladı.

İlk günkü bombardımanda hayatını kaybeden devletin en yüksek lideri Ali Hamaney’in yerine, önce geçici bir liderlik konseyi kuruldu, ardından devletin anayasal mekanizmalarıyla yeni lider seçildi.

İran devlet sisteminin işleyişinde savaşı sürdürmeyi engelleyecek herhangi bir aksaklık ortaya çıkmadı.

HEDEF BELİRSİZLİĞİ İran’a yönelik saldırı konusunda, savaşın öncesinden itibaren en önemli tartışma başlığı hedefin ne olacağı konusuydu.

Rejimin değiştirilmesi, nükleer silah yapma kabiliyetinin önlenmesi, füze ve silah stoğunun yok edilmesi gibi hedefler farklı zamanlarda dile getirildi.

Savaşın sona erdirileceği ayrı bir aşamayı temsil eden bu hedeflerin hangisinin geçerli olduğu konusunda ABD yönetiminden karışık sinyaller geliyor.

Trump, her gün farklı bir tonda birbiriyle çelişen açıklamalar yapıyor.

Bu durumu, karşı tarafta tereddütler yaratmayı amaçlayan planlı bir taktik olarak niteleyenler olsa da, yaygın görüşe göre bunun asıl nedeni ABD yönetimi içindeki görüş ayrılıkları.

Başkan Yardımcısı J.

D.

Vance’in başını çektiği bir ekibin İran’a yönelik bir savaşa karşı çıktığı biliniyor.

Trump’ın partisi Cumhuriyetçiler içinde farklı görüşler var.

Cumhuriyetçi Parti içinde etkili bir odak olan neo-conlar İran’da İsrail’in hedeflerini esas olarak paylaşıyor.

Kilit noktalardaki konumlarını kaybetseler bile, bunların devlet içinde belirli ölçüde ağırlığı var.

Öte yandan Trump tabanında güçlü olan “America First” görüşünü savunanlar ise “Ortadoğu’da yeni savaşlara karşı”.

Uzun süreli askeri müdahalelere karşı çıkan bu grup, dış politikanın maliyetlerini azaltmayı savunuyor ve ABD kaynaklarının iç ekonomiye yönelmesini istiyor.

Rand Paul başta olmak üzere bazı senatörler İran savaşının ABD’yi uzun bir çatışmaya sürükleyebileceğini söylüyor.

İSRAİL’DE KAYGILAR ARTIYOR İsrail’de ise savaşın gidişatından memnuniyetten çok kaygılı bir bekleyiş hâkim.

İran’ın füzelerinin etkili vuruşlarıyla sersemleyen İsrail’in öncelikli amacı, ABD’nin bölgedeki varlığını sürekli hale getirecek bir şekilde savaşın gidişatına yön vermek.

Buna karşılık İsrail, savaşın uzamasıyla ortaya çıkmaya başlayan enerji maliyetlerindeki artış ile birlikte Trump’ın iç politikada karşı karşıya kalacağı zorlukların, ABD üzerinde çok uzun olmayan bir erimde savaşı bitirme baskısı yaratacağını değerlendiriyor.

Bu durum İsrail’de kaygılara yol açıyor.

İsrailli istihbaratçı emekli Albay Eldat Shavid, “ABD’nin kabul etmeye hazır olduğu sonuç ile İsrail’in gerekli gördüğü sonuç arasında bir uçurumun oluşma olasılığı”ndan bahsediyor (INSS, 12 Mart 2026).

ABD yönetimi içinde “rejim değişikliği stratejisi, sınırlı caydırıcılık stratejisi ve Ortadoğu’dan stratejik çekilme” olmak üzere birbirinden üç farklı stratejik yaklaşım mücadele halinde.

Sonuç olarak İran savaşının gidişatı konusunda ABD’nin vereceği kararın, sadece askeri gelişmelere değil, Washington’daki iç güç dengelerine de bağlı olduğu söylenebilir.

Toplam olarak değerlendirilecek olursa, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşla umdukları sonuçlara ulaşması mümkün görünmüyor.

İlgili Sitenin Haberleri