Haber Detayı
Kurtulmuş gazetecilere konuştu: Başarısız olursak altında kalırız
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreçte başarısız olunması durumunda "sivil siyasetin bu duvarın altında kalacağını" söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'daki Meclis Çalışma Ofisi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Gazeteci Aytunç Erkin'in Nefes'teki köşe yazısında aktardığına göre Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak isimlendirdiği sürecin başarısız olması durumunda "sivil siyasetin bu duvarın altında kalacağını" söyledi."Niçin böyle söylüyorsunuz" sorusu üzerine Kurtulmuş, "Bölgede bu kadar çatışmanın olduğu bir ortamda bu yangına benzin dökecek çok eller var.
PKK bir günde oluşmadı.
Dağıldı, mücadeleyle baskı altına alındı ama nihayetinde başka bir aklın sokakları çok rahat karıştırabilecek tezgahlar kurabileceği de aşikardır" dedi.'IRAK İŞGALİYLE BAŞLADI'Bölgede yaşanan hiçbir şeyin tesadüf olmadığını dile getiren Kurtulmuş, ABD'nin Irak’ı işgaliyle birlikte başlayan süreçte fiilen bölgenin etnik ve mezhebi anlamda bölünmesi sürecinin uygulamaya konulduğunu söyledi."Siyonizm de çok açık bir şekilde son kozlarını oynamaya başladı.
Bunu görmeden bu bölgede siyaset yapmak saflıktır" diye devam eden Kurtulmuş, "Büyük İsrail projesinde esas yutulması gereken ana gücü Türkiye’dir.
Bunu görüyorsak, biliyorsak iç kalemizi tahkim edeceğiz" dedi.YASAL DÜZENLEMELER NE ZAMAN BAŞLAYACAKBayramdan sonra Meclis'in gündemine girecek olan yasal düzenlemelere dair bir soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, önce partilerin kendi hazırlıklarını yapmalarının lazım olduğunu söyledi.'BİR CEZA ORTADAN KALDIRILMAYACAK'Kurtulmuş, yasal düzenlemelerin "cezasızlık algısı oluşmaması" ve diğer örgütleri için geçerli olmaması için "Benimsenecek yazım tekniği nasıl olacak" sorusunu da yanıtladı."İlk sefer karşımıza çıkan bir durum ve bir örgüt kendisini feshettiğini söylüyor" diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:"Feshettiğinin tespiti ve tescili sağlandıktan sonra mevcut örgüt yani PKK, münfesih örgüt haline dönmüş oluyor.
Dolayısıyla burada başka bir hukukun uygulanması lazım.
Bunu da söylerken suça karışmış, karışmamış gibi ayrımları yapmadan söylüyorum; herhangi bir örgüt üyesinin hakikaten hiçbir adli kaydı olmasa bile gelip müracaat ettikten sonra mutlaka onlarla ilgili bir mahkeme kaydının olması, şartlı salıverilme şartlarından istifade edecekse de o şekliyle istifade etmesi konusunda bir mutabakat ortaya çıktı. “Af algısı” olmaması dediğimiz de budur.
Yani herhangi bir ceza ortadan kaldırılmayacak ama insanların ben örgüt üyeliğinden vazgeçtim diye geldiği zaman onun da kaydının yapılarak birtakım infaz imkanlarından istifade edilerek salıverilmesi mümkün hale getirilebilir."'2009-2013 SÜREÇLERİNİ HATIRLIYORUZ'Başka bir soru üzerine, "Geçmiş dönemlerde rahmetli Demirel’in, Özal’ın, Erbakan Hoca’nın, Erdal İnönü’nün çeşitli vesilelerle çeşitli dönemlerde o günün şartları içerisinde PKK terörünün bitirilmesiyle ilgili girişimleri oldu" diyen Kurtulmuş, " Çok mesafeler alındı zannedildi ama bir anda her şey altüst oldu.
Bunun birkaç sebebi var" dedi.Bunlardan bir tanesinin devletin içerisinde tek bir siyasal aklın olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş "2009-2013 süreçlerini de hatırlıyoruz" dedi.Kurtulmuş, "Hemen hemen çok büyük bir mesafe alınmış, neredeyse sonuç elde edilecekken birtakım provokasyonlarla, örneğin Habur provokasyonu, Sakine Cansız ve arkadaşlarının öldürülmesi provokasyonu, Oslo görüşmelerinin sızdırılması provokasyonu gibi birtakım provokasyonlarla devletin içerisindeki FETÖ’cü ve başka unsurlar süreci zehirlediler" diye devam etti."Terörsüz Türkiye" sürecinde devlet ile siyasal aklın bir olduğunu söyleyen Kurtulmuş, ilk defa Meclis'in dahil edildiğini belirtti.'ÜÇÜNCÜ GÖZ KOMİSYONUN KENDİSİDİR'"Bu süreçte hiç üçüncü gözün meseleye tecessüs etme gibi durumu oldu mu?" sorusunu da yanıtlayan Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:"Olamadı, tam da bu sebepten olmadı… Geçmişte çatışma çözümlerinin ülkelerde nasıl uygulandığını biliyoruz; çoğunda hep üçüncü göz girmiş devreye.
Bir kısmında silahlı çatışmalar bittikten sonra demokratikleşme süreci başlamış.
Diğer örneklerden farklı olarak bizdeki siyasetin içerisinde konunun hep gündemde olması bir avantajdı ve Meclis’te herkesin katılmış olması üçüncü göze gerek bırakmadı.
Üçüncü göz, bizatihi Komisyon’un yani milletin kendisidir."'KURTULMUŞ, SİLİVRİ MAHKEMELERİNİ NASIL GÖRÜYOR?'Kurtulmuş, "İç cepheyi tahkim edebildik mi peki? 'CHP zor şartlarda yaptı bu çalışmalara girdi' dediniz.
Mesela Silivri Mahkemelerini nasıl görüyor Numan Kurtulmuş şu anda?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:"O konuyla ilgili de yine raporda söylediğimiz, ittifakla söylediğimiz şeyler var.
Mahkemelerin nasıl devam edeceği, nasıl cereyan edeceğine biz karar veremeyiz ama sonuçta demokratik standartların yükseltilmesi, sorunların çözümüyle ilgili de ortak rapor elimizdeki önemli bir anahtardır.
Bunu derken de tüm toplum kesimleri için, tüm taraflarla da ilgili bireysel olarak da herkesle ilgili demokratik standartların yüksek olduğu bir Türkiye’nin ortaya konulması hedefimizdir."Odatv.com