Haber Detayı
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan
Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.
Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.
Mahalle sahalarında başlayan düşler, okul takımlarında büyüyen umutlar çoğu zaman sessizce sona eriyor.
Peki neden?
Aslında bu sorunun yanıtı tek bir yerde değil ancak en belirgin neden eğitim sistemi.
Okullarda yeterince beden eğitimi öğretmeni yok.
Beden eğitimi derslerine farklı branşların öğretmenleri giriyor.
Ders saatleri de ne yazık ki çok az.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında çocukların spor yapmaları ve yetenekli çocukların desteklenmesi konusunda bir koordinasyon yok.
Yani sistemsizlik hâkim.
Diğer yandan, Türkiye’de gençlerin yaşamı sınav takvimine göre şekilleniyor.
Üniversite eğitimine kadar çocuklar bir maraton içinde.
Bu süreçte gençler ikilemde kalıyor.
Spor mu, kariyer mi?
Oysa spor yapan bir genç derslerinden geri kalmak zorunda değil; fakat düzen, ikisini birlikte yürütmeye pek izin vermiyor.
Üniversiteye geçiş ise adeta bir kopuş noktası.
Pek çok genç, spora devam edebilecekleri bir üniversiteye girmeyi düşlüyor ama gerçekler çok da istedikleri gibi olmuyor.
Çoğu genç, üniversiteye başladığında spor yapabileceği uygun ortamı ve altyapıyı bulamıyor.
Üniversite sporları yeterince yaygın değil, olanlar da çoğunlukla sınırlı olanaklarla yürütülüyor.
Böylece yıllarca emek verilen spor kariyeri, kampüs kapısında sona erebiliyor.
Hedeflerini devam ettirmek isteyen gençlerimizin bir kısmı da yurtdışında sporcu bursu veren üniversiteleri tercih etmek zorunda bırakılıyor.
O zaman da ailelerinden ve vatanlarından uzak kalıyorlar.
Ülkemizde ise vakıf üniversitelerinden bir kısmı belirli kriterlerde burs sağlıyor.
Devlet üniversitelerindeyse bu olanak yok gibi.
Bir diğer kritik mesele ise ekonomik gerçekler.
Spor, birçok branşta ciddi maliyetler gerektiriyor: Ekipman, lisans, ulaşım, özel antrenmanlar, spor okulları… Aileler çocukları spor yapsın diye maddi ve manevi büyük fedakarlıklarda bulunuyor.
Her aile bu yükü uzun vadede taşıyamıyor.
Bu da yetenekli pek çok gencin daha yolun ortasındayken sporu bırakmasına neden oluyor.
Spor yapan çocukların tüm maliyet yükü ailelerin ve kulüplerin sırtına biniyor.
Kısacası, ülkemizde eğitim ve sporun senkronize edilmesi gerekmektedir.
Okul ve kitle sporlarının özendirilmesi ve planlı bir şekilde sürdürülmesi, kulüplerin maddi olarak desteklenmesi, sporla ilgili yöneticilerin liyakate göre belirlenmesi, kişiye göre makam değil, makama göre kişi belirlenmesinin de çözüme katkısı olacaktır.
DEMİRHAN ŞEREFHAN ESKİ TÜRKİYE BEDENSEL ENGELLİLER SPOR FEDERASYONU BAŞKANI, TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ ÜYESİ