Haber Detayı
Almanya ve AB, ABD'ye karşı "ekonomik savunma" haritası çıkarıyor
Almanya hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefikleri üzerindeki baskıyı artırma ihtimaline karşı kapsamlı bir hazırlık süreci başlattı.
Bloomberg News'un haberine göre Berlin'deki yetkililer, ABD tedarik zincirlerindeki zayıf noktaları haritalandırarak, Avrupa Birliği (AB) ile birlikte Washington’a karşı hangi noktalarda baskı kurulabileceğini belirlemeye çalışıyor.
Bu stratejinin temel amacı, Beyaz Saray ile yaşanabilecek olası bir ihtilafta Avrupa'nın elindeki kozları ortak bir konsensüsle kullanabilmesini sağlamak.
Elde edilen ilk bulgular, Beyaz Saray ile yakın bağları olan dev Amerikan teknoloji şirketlerinin hedef alınabileceğini gösteriyor.
Özellikle Alphabet Inc., Amazon.com Inc. ve Meta Platforms Inc. gibi firmalara yönelik yeni vergiler, cezalar veya operasyonel kısıtlamalar getirilmesi en güçlü seçenekler arasında yer alıyor.
Ayrıca, ABD borsalarını rekor seviyelere taşıyan yapay zeka yatırım patlamasının da Avrupa menşeli endüstriyel girdilere bağımlı olduğu vurgulanıyor.
Siemens AG gibi firmaların veri merkezi kurulumları için sağladığı özel ekipmanların bu noktada bir baskı unsuru olabileceği belirtiliyor.
Berlin tarafından tanımlanan diğer baskı noktaları, ABD seçmenini doğrudan etkileyecek alanları kapsıyor.
Avrupa menşeli şirketlerin, ABD'de satılan markalı ilaçların ham maddelerinin yaklaşık yarısını ve Amerikalıların her gün kullandığı insülinin %90'ını tedarik ettiği bildiriliyor.
Ayrıca, yarı iletken üretiminde kullanılan kimyasallar ve Hollandalı ASML ile Alman tedarikçileri Zeiss ve Trumpf tarafından üretilen gelişmiş litografi makineleri, ABD'nin çiplerdeki dışa bağımlılığını gözler önüne seriyor.
Ticaret Odası verilerine göre, ABD'li firmaların 300'e yakın kategoride %100 oranında Avrupalı tedarikçilere bağımlı olduğu kaydediliyor.
İngiltere'deki ve kıta Avrupa'sındaki ABD askeri üslerinin stratejik önemi de değerlendirmeye alınsa da, bu seçeneğin Avrupa'nın kendi güvenliği açısından riskli bulunduğu ifade ediliyor.
Benzer şekilde, Avrupalı yatırımcıların elinde bulunan 10,4 trilyon dolarlık ABD hisse senedi ve 3,4 trilyon dolarlık ABD devlet tahvili gibi finansal varlıkların satışı gündeme gelse de, bu hamlenin küresel dolar hakimiyeti nedeniyle Avrupa ekonomisine de büyük zarar verebileceği uyarısı yapılıyor.
Berlin ve Brüksel hattındaki bu hazırlıkların, ABD ve Avrupa arasındaki ilişkilerin Ocak ayında yaşanan Grönland krizinden bu yana geri dönülemez bir yola girdiği inancıyla hız kazandığı belirtiliyor.