Haber Detayı
İran’da protestolar bir haftayı doldurdu: Hamaney'den tehdit, BM'den çağrı
İran’da Tahran Çarşısı esnafının başlattığı ve ülke geneline yayılın protestolar bir haftayı doldurdu. Protestolarda çok sayıda kişi yaşamını yitirdi, 35 kişi yaralandı ve 134 kişi gözaltına alındı. İran dini lideri Ali Hamaney protestocuları tehdit etti.
Artı Gerçek- İran'da, riyalin döviz karşısındaki değer kaybı, artan pahalılık nedeniyle Tahran Çarşısı esnafının başlattığı ve ülke geneline yayılın protestolar devam ediyor.
PROTESTOLAR ÜLKE GENELİNE YAYILDI Protestolar bir haftayı geride bırakırken, Tahran, İsfahan ve Şiraz eyaletlerindeki eylemlere birçok kent de katıldı.
Birçok kente yayılan protestolarda bugüne kadar en az 7 kişi yaşamını yitirdi, 35 kişi yaralandı ve 134 kişi gözaltına alındı.
Eylemler devam ederken, İran’ın Rêşt ve Sebzevar, Kazerun, İsfahan, Kum, Buşehr Eyaleti ile Zahidan kentlerinde protestolar gün boyu devam etti.
Protestoların sürdüğü ülkede üst üste açıklamalar da yapıldı.
KJAR: İRAN HALKI KENDİ KADERİNİ BELİRLEYECEK Doğu Kürdistan Özgür Kadın Topluluğu (KJAR) yazılı açıklama yaptı.
İran’ın tüm ekonomik kaynaklarını askeri politikalara tahsis ettiği, halkı açlığa mahkum ettiği belirtilen açıklamada, “Eğer bu sorunlar demokratik yollarla çözülmezse, İran halkı kendi kaderini belirleme gücüne ve bilincine sahiptir.
En demokratik yol, halkın kendi anlayışıyla karar alma ve özyönetim gücüne ulaşmasıdır” denildi.
Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin ırkçı ve tekçi ideolojisi nedeniyle toplumun çok yönlü krizlerle karşı karşıya kaldığı, bu durumun demokratik siyasetin gelişimini engellediği ve yalnızca İran içinde değil, Ortadoğu genelinde de istikrarsızlığa yol açtığı belirtildi.
Yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin kitlesel protestolara neden olduğu vurgulanan açıklamada, İran rejiminin bu eylemler karşısında iktidarını korumak için her türlü gayrimeşru yönteme başvurduğu ifade edildi.
KJAR, rejimin tutuklama, işkence ve idam politikalarından kaçınmadığını, toplumu korku yoluyla sindirmeye çalıştığını belirtti.
Açıklamanın devamın şu ifadelere yer verildi: “İran İslam Cumhuriyeti, göstericilere ve toplumun meşru taleplerine yönelik saldırılarını meşrulaştırmak için güvenlik söylemini öne çıkarıyor ve militarizmi daha da artırıyor.
Sorunların çözümü yerine askeri yöntemleri dayatıyor.” ÖĞRETMENLER SENDİKASINDAN PROTESTOCULARA DESTEK “Jin, jiyan, azadî” direnişinde önemli bir rol üslenen İran Öğretmenler Sendikası'ndan açıklama geldi.
Açıklamada, “Bugün İran’da yaşananlar kemikleri ezilmiş bir halkın acı çığlığıdır.
Protesto, halkın meşru hakkıdır.
Bu hakkın cevabı ne cop, ne kurşun; ne hapishane ne de baskıdır.
Halkın sesini duymayan bir yönetim, er ya da geç daha güçlü bir haykırışla karşılaşacaktır.
Askeri, polis ve güvenlik güçlerine mesajımız şudur: Siz bu toplumun içinden çıktınız.
Halkın karşısında durmak, kendi geleceğinizin ve çocuklarınızın geleceğinin karşısında durmaktır.
Ellerinizi yurttaşların kanıyla kirletmekten kaçının ve tarihin bu anları unutmayacağını bilin” denildi.
HAMANEY'DEN TEHDİT: İSYANCILARLA KONUŞMAK FAYDASIZ İran İslam Cumhuriyeti dini lideri Ali Hamaney ise protestocuları tehdit ederek, "Protestocularla konuşuyoruz ancak isyancılarla konuşmak faydasızdır.
İsyancılar hadlerini bilmelidir.
Asıl mesele, düşmanın kışkırttığı ve onun paralı unsuru olan bazı kişilerin, esnafların arkasına geçerek İslam’a, İran’a ve İslam Cumhuriyeti’ne karşı sloganlar atmasıdır” ifadelerini kullandı.
BM İRAN RAPORTÖRÜ: BARIŞÇIL GÖSTERİLERE SAYGI DUYULMALI Birleşmiş Milletler (BM) İran Özel Raportörü Mai Sato, İran'da son günlerde yaşanan protestolara ilişkin açıklama yaparak, şiddetin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Sato, son protestolarda en az 8 kişinin yaşamını yitirdiğine dair güvenilir raporlar aldığını bildirdi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Sato, İranlı yetkililere açık bir çağrıda bulunarak, düşünce ve ifade özgürlüğü ile barışçıl toplanma ve örgütlenme haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Sato ayrıca, İran polisinin protestoculara karşı aşırı güç kullanmaktan kaçınması gerektiğinin altını çizdi.
Açıklamasında 2022 ayaklanması sırasında yaşanan ağır şiddet olaylarını hatırlatan Sato, benzer ihlallerin yeniden yaşanmaması gerektiğini vurguladı.
Aktif ve özgür bir sivil alanın her toplum için hayati önemde olduğunu belirten Sato, insanların misilleme korkusu olmadan taleplerini ve tepkilerini dile getirebilmesinin temel bir hak olduğunu ifade etti. (Mezopotamya Ajansı)