Haber Detayı
Oğlumdan sonra nefes alabildiğimi hissettim
Lindsay Lohan, başrolünü Jamie Lee Curtis ile paylaştığı 2003 yapımı “Freaky Friday”in (Çılgın Cuma) devam filmi “Freakier Friday” (Daha Çılgın Cuma) ile geri döndü. Ünlü oyuncuyla bu yeni filminden gündemindeki projelere, Amerika’dan taşınma kararından anneliğin hayatındaki etkisine uzanan samimi bir sohbet yaptık.
◊ Aradan geçen onca yılın ardından, “Freaky Friday”in devam filmi “Freakier Friday” ile geri dönmek neler hissettirdi? - İlk filmi yaptığımda çok genç olmama rağmen, o süre içinde çok şey yaşamıştım.
Biraz duraklamaya ihtiyacım vardı.
Ve şimdi “Freakier Friday”i yapmak, bir yandan yeni bir başlangıç gibi geliyor, diğer yandan da benim için bir döngüyü tamamlamak gibi bir şey.◊ Jamie Lee Curtis sektörde sevilen ve saygı duyulan biri.
Nasıl bir deneyimdi onunla çalışmak?- Jamie eşi benzeri olmayan biri.
İlk “Freaky Friday” filmini çekerken bana şöyle demişti; “Unutma, sete her gittiğinde o günün havasını sen belirlersin.
Ruh halin tüm ekibin enerjisini, o gününün nasıl geçeceğini belirler.” Jamie her zaman pozitif tutuma sahip.
Onun birçok yönüne hayranım.◊ Sizin için sırada ne var? - Ben tam bir multitasker’ım (aynı anda birden fazla işi yürüten kimse).
O yüzden beynim aynı anda birçok şeye gidiyor.
Şu anda kendi işimi kurmaya başlıyorum.
Cilt bakımında doğru içerikleri, doğru malzemeleri bulmak istiyorum.Bir oyuncu olarak ise kendimi zorlayabileceğim, daha önce gitme fırsatı bulamadığım yerlere gidebileceğim projeler bulmak istiyorum.
Bazen insanlar belli kalıpların içine sokulabiliyor.
Oysa ben farklı yönlere gitmek istiyorum.
Bu nedenle farklı işler arıyorum.
Hulu’yla birlikte üzerinde çalıştığım, “Count My Lies” adlı bir dizi var ve bunu sabırsızlıkla bekliyorum.DUBAİ’YE TAŞINMAK HAYATIMIN KIRILMA NOKTASI OLDU◊ 3 yaşında çalışmaya başladınız ve neredeyse tüm yaşamınız çalışarak geçti.
Şan, şöhret, başarı...
Bunların hepsi çocukluk ve ergenlik döneminiz boyunca hayatınızdaydı.
Ne zaman kendinizi gerçekten buldunuz?- Amerika’dan ayrıldığım zaman diyebilirim.
Önce Los Angeles’tan New York’a gittim.
Ailem New York’ta yaşıyor, onlara yakın olmak istiyordum.
Orada olmayı da seviyordum.
Ama New York çok hızlı bir şehir ve güçlü bir endüstri temposu var.Sonra Londra’ya taşındım, kendimi bir oyuncu olarak gerçekten zorlamak istedim.
West End’de tiyatro yaptım.
Ama yine sürekli eğlence sektörünün içinde olduğumu fark ettim.
Kendim için gerçek anlamda mola vermiyordum.Dubai’ye taşındığımda ise her şeyden koptum ve kendime ilk kez gerçekten zaman tanıdım.
Seyahat edebildim, yalnız kalabildim, aile kurmayı düşünmeye başladım, hayattaki temel değerlerim üzerine kafa yordum ve kendi hayatımı inşa etmeyi düşündüm.
Sanırım asıl kırılma noktası o zamandı.
Oyunculuğu ne kadar sevdiğimi, sektörü ne kadar özlediğimi fark ettim ama aynı zamanda belli bir mesafede durabilmenin ne kadar önemli olduğunu da anladım.
Özel hayatım için alanım vardı.
Bu, daha önce hiç yaşamadığım bir şeydi, nasıl bir his olduğunu bile bilmiyordum.
Dengeyi ve huzuru bulmak, kamuoyunun dışında da gerçek bir hayat yaşayabilmek benim için çok kıymetli.OĞLUMUN BÖYLE BİR İLGİYE MARUZ KALMASINI İSTEMİYORUM◊ Bu süreçte hiç “Geri dönmek zor olur mu” diye düşündüğünüz oldu mu?
Bugün yeniden o yoğun ilginin ve spot ışıklarının içine dönmek size ne hissettiriyor?- Beni gerçekten endişelendiren tek durum, New York’tayken oğlumla yürüdüğüm zamanlar.
Onun böyle bir ilgiye maruz kalmasını istemiyorum.
Açıkçası beni kaygılandıran tek şey bu.
Bunun dışında ben alışığım.
Beni pek etkilemiyor.
Çok fazla paparazzi ve kameranın olacağını bildiğim yerlere gitmiyorum.◊ Oğlunuza öğretmek, aşılamak istediğiniz en önemli şeyler neler?- Henüz 2 yaşında.
O yüzden şimdilik küçük şeylerle başlıyoruz. “Lütfen” ve “Teşekkür ederim” demek gibi.
Bunlar çok önemli.
Neden teşekkür ettiğini, neden lütfen dediğini bilmesi...
Bu saygıyla ilgili ama aynı zamanda hayattaki değerlerle de ilgili.
Onun dünyaya açık, dünyadan korkmayan, özgür ve mutlu bir insan olmasını istiyorum.
İyi bir insan olmayı bilmesi ve benim de ona iyi bir insan olmayı öğretmem çok önemli.
Başkalarına iyi davranan bir insan olsun istiyorum.ARTIK ONUN İÇİN YAŞIYORUM◊ Anne olmak sizi ne kadar değiştirdi? - Oğlumu dünyaya getirdiğim anda her şey değişti.
Bir çocuk sahibi olduktan sonra insanın kendine gelmesi biraz zaman alıyor ama herkes sizden hemen toparlanıp devam etmenizi bekliyor.
Ben ise kendime o zamanı verdim.
Sadece yaşamak, var olmak ve yavaş yavaş yeniden kendim olmak için...
Acele etmeden, baskı hissetmeden.
Ve bir noktadan sonra, gerçekten çocuğunuzdan daha önemli hiçbir şey olmadığını fark ediyorsunuz.
Daha önce çok önemli sandığınız bazı şeyler bir anda önemini yitiriyor.
Sanki hayat benim için yeniden başladı.
Artık hayatı onun için yaşıyorum.SÜREKLİ ROMANTİK KOMEDİ YAPMAK İSTEMİYORUM ◊ Farklı şeyler yapmaktan hoşlandığınızı söylediniz; tiyatro yaptınız, başka girişimleriniz var.
Peki bugün oyunculuk tarafında, size genelde nasıl roller teklif ediliyor? - Çoğu romantik komedi.
Bu türü gerçekten seviyorum ama sürekli yapmak istemiyorum.
Komedi rolleri benim için çok önemli.
İnsanların beni tanıma biçiminin büyük bir parçası.
Beni hayatımda ve kariyerimde bu noktaya getirdiler, o yüzden onlara her zaman minnettarım.
Ama artık beni daha fazla zorlayacak senaryolar görmek istiyorum.◊ Peki son dönemde film ya da dizi izlerken “Keşke bana gelseydi” dediğiniz bir rol oldu mu?- Aslında hayır.
Bunu söylemeyi sevmiyorum, çünkü her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum.
Her şey olması gerektiği gibi oluyor.
Bir rol birine gittiyse, o rol onun içindir.
Her şey zamanlama meselesi.
Bana göre her şey zaten orada duruyor, mesele doğru zamanda doğru yerde olmak.KAHKAHA ATTIRAN FİLMLER GÜNÜMÜZDE ÇOK FAZLA YOK◊ Sizi neler ya da kimler güldürüyor, merak ediyorum...- Geçen gün bir arkadaşıma Kristen Wiig’in ne kadar komik olduğundan bahsediyordum.
Mesela “Palm Royale” beni gerçekten güldürüyor.
Bir yandan da eski filmler var; onlar da beni güldürüyor.
Örneğin “Bye Bye Birdie”. “Bridesmaids” de çok güldüğüm filmlerden biri.
Beni güldüren şeyler çok geniş bir yelpazede.
Ama bugünlerde, özellikle günümüzde yapılan ve gerçekten kahkaha attıran filmler bulmak istiyorum.
Çünkü sanki artık onlardan çok fazla yokmuş gibi hissediyorum.