Haber Detayı
Yargıda yeni dönem: Sıfır gecikmeli yargı
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, güçlü bir yargı sisteminin aynı zamanda olağan dışı hale gelmiş sorunlara çözümler üretebilen bir sistem olduğunu belirtti.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1.
Daire Başkanı Turan Kuloğlu, “Sıfır Gecikmeli Yargı anlayışı; gecikmeyi kabullenen değil, sorgulayan bir dönüşüm iradesini temsil etmektedir.” dedi.
Turan Kuloğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasının, bireylerin adalete erişim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu kadar, hukuk devletine duyulan güvenin de temel şartı olduğunu belirtti.
Kuloğlu adaletin içeriği kadar, zamanında tecelli etmesinin de toplumsal adalet algısını doğrudan etkilediğini kaydetti.
Kuloğlu şu ifadeleri kullandı: ‘GÜVEN KAYBINA YOL AÇIYOR’ “Geciken yargı, yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda kurumsal ve toplumsal düzeyde bir güven kaybına yol açmaktadır. “Sıfır Gecikmeli Yargı modeli, sahada aktif sorumluluk üstlenilmesini zorunlu kılan bir anlayıştır.
Bu çerçevede Cumhuriyet başsavcıları ile adli yargı ilk derece adalet komisyonu başkanları, olağan işleyişin dışına taşan gecikmelerin çözümünde doğrudan sorumluluk üstlenen kurumsal aktörlerdir.
Adalet Bakanlığının yargılama süreçlerine ilişkin sahip olduğu insan kaynağı, fiziki altyapı, teknik donanım ve bilişim kapasitesi ile idari ve teknik sorunların çözümüne yönelik kurumsal tecrübesi; Sıfır Gecikmeli Yargı anlayışının sahada etkin biçimde hayata geçirilmesini mümkün kılan tamamlayıcı unsurlar arasında yer almaktadır. ‘GECİKMEYİ SORGULAYAN İRADE’ “Güçlü bir yargı sistemi, yalnızca doğru kararlar veren değil; olağan dışı hâle gelmiş sorunlara olağan dışı ama meşru ve ölçülü çözümler üretebilen bir sistemdir.
HSK ve tüm Yargı teşkilatımız, bu tür olağan dışı süreçlerin üstesinden gelebilecek kurumsal hafızaya, bilgi birikimine, insan kaynağına ve yönetsel kabiliyete sahiptir.
Sıfır Gecikmeli Yargı anlayışı; gecikmeyi kabullenen değil, sorgulayan; rutin yöntemlerin yetersiz kaldığı noktada yeni kurumsal araçlar geliştiren bir dönüşüm iradesini temsil etmektedir.
Yargının kalbi, karar veren hâkim ve savcılarımızdır.
Kurumsal sorumluluk ise, bu kalbin olağan dışı yükler altında dahi zamanında ve sağlıklı atmasını sağlayacak sistemleri ve yöntemleri geliştirmektir.”