Haber Detayı
Elektrikli araç kullanıyorsanız hemen bunları yapmaktan vazgeçin
İçten yanmalı araçlardaki alışkanlıkları elektrikli dünyasına taşımak, aslında arabanıza gizli zararlar veriyor olabilir. Şarj etme biçiminizden gaza basma şeklinize kadar, aracınızın hem ömrünü hem de menzilini doğrudan etkileyen kritik detayları tek tek inceledik.
Elektrikli araçlar artık yolların yabancısı değil; aksine her geçen gün daha fazla sürücü sessiz ve sarsıntısız bu deneyime geçiş yapıyor.
Hızlanma gücü, düşük bakım masrafları ve çevre dostu olması büyük avantaj ama elektrikli bir arabayı "hayatta tutmanın" kuralları biraz farklı.
Eğer garajınızda bu araçlardan varsa ya da almayı düşünüyorsanız, eski alışkanlıklarınızı kapıda bırakmanız gerekiyor.
İşte aracınızın ömrünü uzatmak ve daha güvenli bir sürüş için hemen vazgeçmeniz gereken 5 alışkanlık…Benzinli bir araçta depoyu"full" yaptırmak mantıklı olabilir ama elektrikli araçlarda durum pek öyle değil.
Eğer uzun bir yolculuğa çıkmıyorsanız, bataryayı her seferinde %100 doldurmak aslında ona zarar veriyor.
Lityum iyon bataryalar, doğası gereği uç seviyelerde strese girer.
Günlük kullanımda doluluk oranını %20 ile %80 arasında tutmak, batarya sağlığını korumanın altın kuralı haline geldi.
Ayrıca çoğu yeni modelde, şarjı belli bir noktada durduracak ayarlar zaten bulunuyor; bu özelliği kullanmak hem zamandan kazandırıyor hem de bataryanın ömrünü ciddi şekilde koruyor.Yol kenarlarındaki DC hızlı şarj üniteleri hayat kurtarıyor, buna şüphe yok.
Ancak her gün telefonumuzu "süper hızlı" şarj ettiğimizde ısınması gibi, araç bataryaları da yüksek voltaja sürekli maruz kaldığında yıpranıyor.
Şarj işlemi sırasında oluşan yoğun ısı, bataryanın içindeki kimyasal yapıyı zamanla yoruyor.
En doğrusu, aceleniz yoksa aracı evde veya yavaş AC ünitelerinde şarj etmek.
Hızlı şarjı sadece uzun yolda veya gerçekten kısıtlı zamanınız olduğunda kullanmak, arabanız için yapacağınız en büyük iyiliklerden biri.Eski aracınızda lastiklere yılda bir kez bakmanız yetiyordu belki ama elektrikli araçlar çok daha ağır.
Gövdenin altına yerleştirilen devasa batarya paketleri, lastikler üzerine binen yükü inanılmaz artırıyor.
Bu ağırlık, lastiklerin beklenenden çok daha çabuk aşınmasına yol açıyor.
Diş derinliğini sık sık kontrol etmek hem güvenliğinizi sağlıyor hem de sürüş menzilini doğrudan etkiliyor.
Lastik seçiminde de elektrikli araçlar için özel üretilen, düşük yuvarlanma dirençli modelleri tercih etmek bütçeniz için daha mantıklı bir hamle haline geldi.Elektrikli bir aracın gaz pedalına dokunduğunuz an tork gücünü hissetmek harika bir duygu.
Ancak bu "uçuş" modunu sürekli kullanmanın bir bedeli var.
Pedalın sonuna kadar köklenmesi, bataryadan bir anda devasa bir güç çekilmesi demek.
Bu da fabrika verisi olarak sunulan 500 kilometrelik menzilin bir anda 300'lere düşmesine neden oluyor.
Sakin ve kademeli hızlanmak, hem menzili koruyor hem de lastiklerin erkenden eriyip gitmesini engelliyor.Modern elektrikli araçlar aslında tekerlekler üzerindeki devasa bilgisayarlar gibi çalışıyor.
Fren sisteminden klimaya, otonom sürüş özelliklerinden batarya yönetimine kadar her şey yazılımla kontrol ediliyor.
Üreticiler bu sistemleri sürekli izliyor ve hataları gidermek için güncellemeler yayınlıyor.
Bu güncellemeleri görmezden gelmek, sadece yeni özellikleri kaçırmak değil, aynı zamanda güvenlik açıklarına da davetiye çıkarmak demek.
Arabanızın ekranında "güncelleme hazır" bildirimini gördüğünüzde ertelemek yerine hemen yüklemek en sağlıklısı.