Haber Detayı

Otomatik pilot döneminin bitişi
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
15/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Otomatik pilot döneminin bitişi

Otomatik pilot döneminin bitişi

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan “kurallara dayalı uluslararası düzen”in bittiğini herkes saptıyor.

ABD’deki yönetim, Ulusal Güvenlik Belgesi’nde bu düzenin kendi menfaatine olmadığını ilan ediyor.

Trump yönetiminin buldozer gibi üzerinden geçtiği düzen çatırdıyor.

Çatırdayan bu düzen kimin düzeniydi ve yerine ne getirilmek isteniyor?

ABD’nin mevcut yönetiminin, yerine getirilmesini hedeflediği düzen konusunda yanıtı net: “Amerika’yı yeniden büyük yapmak”.

Trump yönetimi, Atlantik’in iki kanadı ve dünya genelindeki ittifaklar sistemi üzerinden küresel efendilik çabasının ABD’nin gücünü tükettiğini itiraf ediyor, bunun karşısında önceki dönemden farklı olarak açıktan ve herhangi bir kılıfa ihtiyaç duymadan, kendi bölgesinde (batı yarımküre) üstünlük kurarak başa güreşen diğer devletlerle ve dünyanın geri kalanıyla mücadele edeceğini ilan ediyor.

ABD’nin Avrupa’daki ortakları ise buna itiraz ediyor, bu duruma hayıflanıyor.

DÜZEN-DÜZENSİZLİK-DÜZEN Önceki düzen, bir piramitti.

Piramit, en tepesinde ABD’nin liderliğindeki Atlantik, daha sonra büyüklüklerine göre sıralanan devletler hiyerarşisinden oluşuyordu.

Atlantik emperyalizmi, blok halinde davranarak dünyayı bu düzen sayesinde yönetiyordu.

Şimdi çöken sistem budur.

Çöktü ama yenisi kurulmadı.

Peki bu ortam bizim gibi gelişen dünya devletlerinin önüne nasıl bir yol koyuyor?

Bu soru çerçevesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, geçen hafta TRT Haber’e verdiği mülakatta dikkat çekici bir bölüm var.

Fidan şöyle diyor: “Artık hiç kimse uluslararası ilişkilerde kendi ittifakları üzerinden otomatik pilota bağlı değil.

Türkiye de biliyorsunuz uzunca yıllar Soğuk Savaş döneminde dış politikasını NATO ve Batı kampı üzerinden bir otomatik pilota bağlanmıştı, bir noktaya gidiyordu.

Ve şu anda Avrupa Birliği’nde de Amerika’nın sağladığı güvenlik şemsiyesi üzerinden, Avrupa’nın sağladığı ekonomik ve siyasi birlik üzerinden politikalarını otomatik pilota bağlamış birçok ülke var.

Ama şimdi Amerika’nın mevcut sistemden çekiliyor olması, bunun ön emarelerini vermesiyle birçok ülke artık otomatik pilot modundan çıkmak zorunda, kendi politikalarını anlık, günlük alınacak kararlarla yönetmek zorunda (TRT Haber, 9 Ocak 2026).”  MİLLİ DEVLETLER ÇAĞI Fidan’ın deyişiyle otomatik pilot döneminin bitişi, eski ittifaklar sisteminin sona ermesi demek.

Bu kapsamda, NATO’nun da eskiden oynadığı rolü yerine getirmesini hiç kimse beklemiyor.

Dolayısıyla, gelişen dünyanın milli devletlerinin damgasını vuracağı bir çağa girdiğimiz görülüyor.

Kuşkusuz süreç, düz bir çizgi olarak ilerlemeyecek, inişler ve çıkışlar olacak.

Bu koşullarda, ABD’nin saldırgan eylemlerini artırması öngörülebilir.

Ancak bu eylemler, sonuçta stratejik düzlemde ABD’nin başarı kazanacağı anlamına gelmez.

O yüzden, İran’da geçen yılın son günlerinde başlayan eylemlerin ülke sathına yayılmasıyla, ABD ve İsrail ile birlikte coşanların heveslerinin kursaklarında kalacağını söyleyebiliriz.

Anlı şanlı medyamız, gösterileri Amerikan medyasının süzgecinden geçen “enformasyon”larla haberleştiriyor, Trump’ın yaptığı açıklamaları, “ABD bugün vuracak, yok yarın vuracak, bakın hazırlanıyor” diye her gün farklı saatlerde ayrı ayrı haberlerle kafamıza boca ediyor.

Haberlerde dış müdahaleye karşı büyük gösterilerde bir araya gelen halk yok, buna direnen İran devleti yok.

İsrail ile İran arasındaki 12 günlük savaşın ilk günlerinde de benzer hava oluşturulmak istenmişi ancak İsrail’in demir kubbesini parçalayan İran füzeleri herkesi hizaya getirmişti.

Şimdi de İran devletinin, Elon Musk’ın starlink uydu sistemini nasıl etkisiz hale getirdiğine şaşıyorlar.

Çağımızın özelliklerini, gelişen dünya halklarının ve milli devletlerin direnme potansiyelini hesaba katmayan, Amerikan teknolojik üstünlüğüne iman edenler, içinde olduğumuz dönemde daha çok şaşıracak.

İlgili Sitenin Haberleri