Haber Detayı

Ruh halinizi, duvarlarınızdaki boyanın rengi mi yönetiyor?
Güncel chip.com.tr
18/01/2026 11:40 (3 saat önce)

Ruh halinizi, duvarlarınızdaki boyanın rengi mi yönetiyor?

Sürekli yorgun hissetmenizin veya işlerinize odaklanamamanızın sebebi mobilyalarınız değil, duvarlarınızın rengi olabilir. Bilim dünyası, yaratıcılığı tetikleyen "mat yeşil"den, yatak odasında tutkuyu artıran "kırmızı"ya kadar tüm renklerin duygusal haritasını çıkardı.

Evimizi dekore ederken duvar renklerine karar vermek, çoğumuz için sadece bir zevk meselesi gibi görünse de aslında bu seçimlerin ardında derin psikolojik süreçler yatıyor.

Pek çok dekorasyon tutkunu doğru tonu bulmak için saatlerce düşünse de Edge Hill Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Geoff Beattie, konunun estetikten çok daha ileri gittiğini savunuyor.Beattie’ye göre renk seçimi tamamen psikolojik bir mesele; çünkü çevremizdeki tonlar sadece gözümüze hitap etmekle kalmıyor, aynı zamanda duygusal durumumuzu, uyku kalitemizi, sosyal ilişkilerimizi ve hatta uzun vadeli ruh sağlığımızı doğrudan şekillendiriyor.Yapılan nörobilimsel ve psikolojik araştırmalar, renklerin hayatımızı biz farkında olmadan yönettiğini gösteriyor.

Örneğin, yaratıcılığınızı artırmak ve karmaşık sorunlara daha yenilikçi çözümler bulmak istiyorsanız, çalışma odanızda mat yeşil tonlarını tercih etmek akıllıca bir adım haline geliyor.

Buna karşın, odaklanma gerektiren işlerle uğraşırken kırmızı duvarlar dikkatinizi dağıtarak süreci zorlaştırabiliyor.

Yani seçtiğiniz renk, gün boyu sergilediğiniz performansın gizli bir belirleyicisi haline geliyor.Renklerin duygusal haritası: Hangi oda, hangi renk?Evin genelinde sadelikten yana olup beyaz, gri veya bej gibi nötr tonlara yönelmek, görsel uyarıcıları azalttığı için duyusal aşırı yüklenmeyi ve stresi önlemeye yardımcı oluyor.

Bu renkler ferahlık hissi verse de Profesör Beattie bir konuda uyarıyor: Işıklandırmanın yetersiz olduğu alanlarda kullanılan soğuk griler veya çiğ beyazlar, ortamda steril bir hava yaratmanın ötesine geçip bir hüzün dalgasına neden olabiliyor.Doğanın rengi olan yeşil zihinsel yorgunluğu alırken, gökyüzünü ve suyu anımsatan mavi tonları ise sakinleştirici bir liman görevi görüyor.

Ancak burada anahtar nokta, gözü yoran aşırı parlak tonlar yerine, uzun vadeli konfor sağlayan düşük veya orta doygunluktaki renkleri seçmekten geçiyor.Evin sosyal ve hareketli alanları için sarı, enerji veren harika bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Yumuşak bir sarı, güneş ışığını çağrıştırdığı için neşeli bir atmosfer yaratıyor; ancak çok parlak ve baskın sarılar bir süre sonra huzursuzluk hissini tetikleyebiliyor.Kırmızıya gelince, bu renk çalışma odaları için riskli olsa da yatak odalarında bambaşka bir enerjiye dönüşüyor.

Araştırmalar, kırmızının tutkuyu ve arzuyu artırdığını gösteriyor.

Sonuç olarak, elinize fırçayı almadan önce o rengin sadece duvarda nasıl duracağını değil, ruhunuzda nasıl bir iz bırakacağını düşünmek gerekiyor.

İlgili Sitenin Haberleri