Haber Detayı

Tereyağı yıllardır sanık kürsüsünde
Gastroda odatv.com
19/01/2026 11:10 (3 saat önce)

Tereyağı yıllardır sanık kürsüsünde

Doymuş yağları azaltmak kolesterolü düşürüyor; ancak bu, herkes için kalp krizinden korunma anlamına gelmiyor. Yeni analizler, tereyağının ancak belirli risk gruplarında ciddi bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.

Beslenme dünyasında az sayıda konu, tereyağı kadar uzun süredir suçlanıyor.

On yıllardır hakim olan basit anlatı şu; tereyağı damarları tıkar, ondan uzak duran daha sağlıklı olur.Ancak son yıllarda yayımlanan geniş kapsamlı bilimsel analizler, bu yaklaşımın fazlasıyla indirgemeci olduğunu gösteriyor.

Diyet, kolesterol ve kalp hastalıkları arasındaki ilişki; kişinin bireysel risk profiline göre büyük ölçüde değişiyor.DOYMUŞ YAĞI AZALTMAK HERKES İÇİN AYNI ANLAMA GELMİYORToronto Üniversitesi, McMaster Üniversitesi, Texas A&M Üniversitesi ve diğer araştırma merkezlerinden bilim insanlarının yürüttüğü geniş ölçekli bir analiz, toplam 66.337 katılımcının yer aldığı uzun süreli beslenme çalışmalarını değerlendirdi.Sonuç çarpıcıydı.

Doymuş yağ alımının azaltılması, LDL kolesterolü düşürüyor; ancak sağlıklı bireylerde bu düşüşün uzun vadede kalp krizi, inme veya ölüm riskini anlamlı biçimde azaltmadığı görülüyor.Başka bir deyişle, laboratuvar değerleri iyileşse bile klinik sonuçlar her zaman değişmiyor.DOYMUŞ YAĞLAR NE ZAMAN GERÇEKTEN RİSKLİ?Araştırmalar, faydanın özellikle yüksek kardiyovasküler risk taşıyan bireylerde ortaya çıktığını gösteriyor.

Bu gruba şunlar dahil;Daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerDiyabet hastalarıLDL kolesterolü belirgin şekilde yüksek olanlarAynı anda birden fazla risk faktörüne sahip bireylerBu kişilerde doymuş yağların azaltılması, özellikle de çoklu doymamış yağ asitleriyle değiştirilmesi, klinik olarak anlamlı sonuçlar doğuruyor.Beş yıllık bir sürede, her 1000 yüksek riskli kişiden yaklaşık 20’sinde ölümcül olmayan kalp krizi önlenebiliyor.

Ayrıca ciddi kardiyovasküler olayların görülme sıklığı da azalıyor.SADECE AZALTMAK YETMİYOR; YERİNE NE KOYDUĞUNUZ BELİRLEYİCİAnalizin en kritik noktalarından biri de şu; her “düşük yağlı” diyet sağlıklı değildir.

Doymuş yağların yerine, bitkisel yağlar, kuruyemişler, tohumlar koyulduğunda olumlu etkiler gözlemleniyor.Buna karşılık, doymuş yağları yüksek oranda işlenmiş karbonhidratlarla değiştirmek neredeyse hiçbir koruyucu etki sağlamıyor.TEREYAĞI BU DENKLEMDE NEREDE DURUYOR?Tereyağı yaklaşık %80 yağdan oluşur ve bunun %50–55’i doymuş yağ asitleridir. 10 gram tereyağı, ortalama 4 gram doymuş yağ içerir.Bu yağ asitleri LDL kolesterolü yükseltir; LDL ise kardiyovasküler hastalıklar için önemli bir risk göstergesi kabul edilir.Ancak asıl belirleyici unsur, günlük tüketim miktarı ve kişinin mevcut sağlık durumudur.

Sağlıklı bireylerde, küçük ve düzenli tüketimler genellikle uzun vadede ölçülebilir bir zarar oluşturmaz.

Kalp-damar hastalığı olan veya birden fazla risk faktörü taşıyan kişilerde ise, tereyağı toplam yağ alımının büyük bölümünü oluşturuyorsa risk belirginleşir.KISACA ÖZETLERSEKDoymuş yağların azaltılması LDL kolesterolü düşürür; ancak sağlıklı bireylerde bu durum kalp krizi, felç veya ölüm riskini anlamlı biçimde azaltmaz.Yüksek kardiyovasküler risk taşıyan kişilerde, doymuş yağların bir kısmının çoklu doymamış yağlarla değiştirilmesi, beş yıl içinde ciddi kalp olaylarını azaltabilir.Asıl mesele “yağı tamamen kesmek” değil, hangi yağla neyin değiştirildiğidir.Bitkisel yağlar, kuruyemişler ve tohumlar koruyucu etki sunarken; işlenmiş karbonhidratlar sunmaz.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri