Haber Detayı
‘MESS’e karşı grev kararlarının yanındayız’
Vatan Partisi Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi ve İşçi Sendika Büro Başkanı Hüseyin Karanlık, metal işkolunda MESS’e karşı alınan grev kararlarının sonuna kadar haklı olduğunu belirterek, artan hayat pahalılığı karşısında işçilerin kazanılmış haklarının hedef alındığını söyledi.
Karanlık, MESS’in toplu sözleşme sürecinde işçi taleplerinden uzak ve geri adım dayatan tutumuna karşı grevin kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.
Karanlık şunları söyledi: “Metal işkolunda MESS’e bağlı işyerlerinde uygulanmak üzere Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı üç sendika, 160 bin işçiyi kapsayan grev kararları aldı.
Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş sendikalarının açıkladığı grevler, MESS’in kabul edilebilir yeni öneriler sunmaması halinde 30 Ocak Cuma gününden itibaren adım adım hayata geçirilecek.
Metal işçisinin grev kararları sonuna kadar haklıdır.
Hızla artan hayat pahalılığı karşısında işçinin gerçek ücretleri ve yaşam düzeyi her geçen gün daha da düşmektedir.
Buna karşılık masadaki görüşmelerde MESS’in önerileri, işçi taleplerinin ne yazık ki çok uzağında kalmıştır.
Bununla da yetinmeyen MESS, işçilerin geçmişte kazandığı bazı hakları geri almaya yönelik, saygıdan uzak teklifler getirmiştir.
Bu koşullarda işçiler açısından grev silahını kullanmaktan başka bir yol kalmamıştır.
Vatan Partisi olarak bu mücadelede metal işçilerimizle sonuna kadar beraberiz.
Emekçi halkımızın ve milletimizin desteğiyle grevler kesinlikle başarıya ulaşacaktır. ‘ENFLASYON DÜŞÜK ÜCRETE BAHANE YAPILAMAZ’ “Enflasyon bahanesi; işçi ücretlerine, emekli ve memur aylıklarına ve işçi sınıfının yarısından fazlasının mahkûm edildiği asgari ücrete göz dikmenin gerekçesi olamaz.
Hükümetin uyguladığı bu politika, emekçinin sırtından faizciye ve rantiyeye servet aktarmaktır.
Enflasyonu önlemenin tek yolu üretimi artırmaktır.
Bu da yatırımla mümkündür. ‘KAYNAK VAR, ÇÖZÜM HÜKÜMET SORUNU’ “Türkiye’nin yatırım için gereken kaynağı vardır.
Türkiye’de emekçilerin eliyle üretilmiş ancak yurt dışı bankalarında zenginlerin hesaplarında tutulan 500 milyar dolar ile Türkiye’de bankalarda yatan yaklaşık 500 milyar dolar tutarındaki külçe altın, yatırıma yönlendirilebilir ve ekonomik kriz kökten çözülebilir.
Ancak bu, bir siyasal irade ve iktidar sorunudur.
Dolayısıyla işçi ve emekçi hareketi, gündelik mücadelesini sürdürürken aynı zamanda siyasal iktidar sorununu ve üretenlerin millî hükümeti için güç oluşturmayı da gündemine almak durumundadır.”