Haber Detayı
‘Sosyal mecraların etiğe ihtiyacı var’
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Çevrimiçi oyunlar ve görsel paylaşım mecraları başta olmak üzere dijital ekosistem, zararlı içeriklere erişimi kolaylaştırmakta ve kişisel verilerin kötüye kullanıma zemin hazırlamaktadır.” dedi.
Bu risklerden bir tanesinin de sanal bahis ve kumar içeriklerinin yaygınlaşması olduğunu söyleyen Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli” programına katıldı.
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Hüseyin Yayman, Bilgi Teknolojileri Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal da etkinliğe katılan diğer isimler oldu. ‘SOSYAL MEDYA TEK TİPLEŞTİRİCİ’ Duran, gençler için düşünüldüğünde, sosyal medyanın “tek tipleştirici” bir alana dönüşmesi riskinin söz konusu olduğunu söyledi.
Sosyal mecraların, ortaya koyduğu özgürlüğün yanı sıra bu tarafının da dikkate alınması gerektiğini belirten Duran, “Bugün için baktığımızda sosyal medyaya dair en önemli çalışmaları yapanlar, hatta sosyal medyanın özgürlük alanı olarak savunucusu olan kişiler dahi bilgi, imge, moda, inanış, kanaat alışverişi gibi birçok alanda sosyal medyanın nasıl algoritmalarla yönetildiğini bize anlatmaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Panelin, “özgürlük, güvenlik ve sorumluluk” üçleminde bir araya gelmiş olmasının çok değerli olduğunu ifade eden Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalizm, sosyal medya, yapay zeka, bunların hepsi hız, sınırsızlık, kontrolsüzlük gibi konular olarak önümüze çıkıyor.
Elbette bu alanların bir etiğe de ihtiyacı var.
Önde gelen sosyologlar, düşünürler etik kavramın özellikle ahlakın toplumsallığı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini konuşurlar.
Bugün dijital mecraların gençlere ve çocuklara toplumla doğrudan temas kurma imkanı tanıması aynı zamanda bu mecraları, etik tartışmaların da konusu yapmaktadır.
Her anımızı kuşatan mahremiyet, alemiyet, sınırlar, güvenlik, toplumsal kaygı gibi birçok konuda zaaf üreten bu alanın etik anlamda da önem arz ettiğini söylemek gerekir.
Sosyal medya mecralarında dezenformasyon yapılmaması, nefret söylemine katkıda bulunulmaması, cinsiyetçi kodların beslenmemesi, sınıfsal adaletsizliğin pekiştirilmemesi, teşhirciliğin olmaması, çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimine olumsuz etkilerin olmaması gibi birtakım ilkeler üzerinde uzlaşmak zorundayız.
Hem ulusal olarak Türkiye hem de dünya düzeyinde böyle bir ortak alanın oluşması gerekiyor.” ‘GENÇLERİ BAŞIBOŞ BIRAKAMAYIZ’ Kapitalist sistemin ortaya çıkardığı “rekabetçi piyasa koşulları”, “tıklanma”, “etkileşim alma” gibi birçok kaygıların da söz konusu olduğunu ifade eden Duran, bu kaygıların zaman zaman etik sınırlarını aştığını ve sorun ürettiğini gördüklerini belirtti.
Ekran başında olan gençlerin, algoritmalarla nerelere yönlendirilebileceğini görmek durumunda olduklarını ifade eden Duran, “Gençlerimizin sosyal medyadaki güçlü birtakım düşüncelerle ve kanaatlerle yönlendiriliyor olmasını başıboş bırakamayız.” diye konuştu.