Haber Detayı
Migros depolarında direniş devam ediyor
Migros depolarında çalışan işçilerin, patronun yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı başlattıkları iş bırakma eylemleri ülke genelinde sürüyor.
Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde yürütülen direnişte işçiler, Migros yönetiminden resmi ve yazılı bir açıklama yapılmadığı sürece eylemleri sonlandırmayacaklarını vurguluyor.
Sendikanın son açıklamasında, mücadelenin geldiği aşama ve kararlılık şu sözlerle ifade edildi: “Migros yönetimi tarafından taleplerimizin kabul edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığı sürece direnişimiz devam edecektir.
İşçilere ulaşan söylenti ve mesajların hiçbirinin resmi bir karşılığı yoktur.
Migros, taleplerimizi kabul ettiğini açık ve yazılı biçimde duyurana kadar iş bırakma eylemlerimiz sürecek, direnişimiz geri çekilmeyecektir.” Dün sabah ve akşam vardiyalarında da birçok depoda iş bırakma ve iş yavaşlatma eylemleri devam etti. ‘KADRO KARARLARINI TAŞERON DEĞİL MİGROS AÇIKLAMALI’ DGD-SEN, son günlerde işçilere taşeron firmalar ya da kimliği belirsiz kişiler tarafından gönderilen mesajlara dikkat çekerek, bu mesajların gerçeği yansıtmadığını duyurdu.
Sendika, bu tür girişimlerin direnişi zayıflatmayı hedeflediğini belirtti.
Açıklamada, söylentilere karşı şu uyarıya yer verildi: “İşçilere kadroya alınacağınıza dair mesajlar gönderiliyor.
Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: Kadroya alınma kararını taşeron firmalar değil Migros açıklar.
Bu tür söylentiler işçilerin kafasını karıştırmaya, birlik ve kararlılığımızı kırmaya yöneliktir.
Migros, taleplerimizi kabul ettiğini resmi olarak duyurana kadar direnişimiz büyüyerek devam edecektir.
Hiçbir söylentiye itibar etmeyin.” AMİR VE MÜDÜRLERE UYARI: BU SUÇTUR Sendika, Migros depolarında bazı amir ve müdürler tarafından işçilere yönelik baskı, mobbing ve sendikayı karalamaya dönük girişimlerin arttığına ilişkin çok sayıda bilgi aldıklarını da kamuoyuyla paylaştı.
DGD-SEN’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Yurt genelinde Migros depolarındaki amir ve müdürlerin işçiler üzerinde baskı ve mobbing uyguladığı, sendikamızı karalamaya yönelik çalışmalar yürüttüğü sendikamıza iletilmektedir.
Binlerce depo işçisinin sefalet zammına karşı ayağa kalkmasını engellemeye çalışmak, işçilerin sendikal örgütlenmesi üzerinde baskı kurmak açıkça suçtur.
Bu size son uyarımızdır.
Migros yönetimine şirin gözükmek için suç işlemeye devam ederseniz, sendikamız kamuoyuna sizi teşhir edecek, suç duyurusunda bulunacak ve her koşulda işçilerin haklarını savunacaktır.
İşinizi yapın, suç işlemeyin.” ÜLKE GENELİNDE EYLEMLER OLDU DGD-SEN öncülüğünde 23 Ocak 2026 Cuma günü sabah vardiyasıyla başlayan iş bırakma eylemleri kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Sendikanın verdiği bilgilere göre, yalnızca iki gün içinde 12 depoda iş bırakma, yaklaşık 20 depoda ise iş yavaşlatma eylemleri düzenlendi.
İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Kocaeli ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok kentte Migros depolarında üretim ve sevkiyatın ciddi biçimde yavaşladığı bildirildi.
TALEPLER BELİRLENDİ İşçiler, Migros’un asgari ücrete yapılan yüzde 28’lik artışın üzerine yalnızca yüzde 1 ekleyerek sunduğu yüzde 29’luk zam teklifini kabul etmedi.
Depo işçileri, bu teklifi “sefalet zammı” olarak nitelendirdi.
İşçiler, mevcut ücretlerle ay sonunu getirmenin mümkün olmadığını, artan hayat pahalılığı ve ağır vergi yükü karşısında bu teklifin bir dayatma olduğunu ifade etti.
DGD-SEN, işçilerle yapılan görüşmeler sonucunda taleplerini beş maddede netleştirdi ve kamuoyuna bir kez daha duyurdu: - Taşeron US-Group ve M.B.M depolardan gidecek, tüm işçiler Migros kadrosuna alınacak. - Migros mağaza çalışanlarının sahip olduğu tüm haklar depo işçilerine de tanınacak. - Banka promosyonları işçilere eksiksiz ödenecek. - Tüm ücret artışları net yüzde 50 olacak. - Vergi yükünü Migros patronu üstlenecek.
Sendika ve işçiler, mücadelenin yalnızca ücret artışıyla sınırlı olmadığını, taşeron sisteminin yarattığı güvencesizliğin de hedef alındığını belirtiyor.
Taşeron çalışmanın işçileri düşük ücret, belirsizlik ve baskı altında bıraktığına dikkat çekilirken, bu nedenle kadro talebinin mücadelenin merkezinde yer aldığı ifade ediliyor.