Haber Detayı
Pentagon’un strateji belgesi çöküşün itirafı: Sam Amca komada
ABD Savaş Bakanlığının yayımladığı ‘2026 Ulusal Savunma Stratejisi’, küresel hegemonyanın sonuna geldiğimizi ilan ediyor. Pentagon, ABD’nin Çin ve Rusya ile boy ölçüşecek gücü olmadığını belirtiyor, çatışmadan kaçınarak denge aramayı öneriyor.
ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) geçen hafta 2026 Ulusal Savunma Stratejisi’ni yayımladı.
Aralık ayında Trump Yönetimi tarafından yayınlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi, ülke çıkarları için ne yapılacağını belirlerken, Pentagon’un belgesi nasıl yapılacağını anlatıyor. 24 sayfalık belge ABD’nin birçok cephedeki askeri durumunu ele alıyor.
ABD’nin özellikle büyük güçlere karşı çatışmacı bir konumda olamayacağını belirten belge, savunmaya çekilen bir tablo çiziyor.
Özetle belge, ABD’nin artık eski gücünde olmadığını ortaya koyuyor.
SÜPER GÜCÜN YORGUNLUĞU Belgede en önemli vurgulardan biri “Anavatan Güvenliği”.
Soğuk Savaş’tan bu yana ABD, savaşları hep kendi topraklarından uzakta, okyanus ötesinde yürütmüştü.
Ancak Pentagon belgesi, siber saldırılar, İHA teknolojileri ve hipersonik füzeler nedeniyle ABD topraklarının artık bir “cephe hattı” haline geldiğini itiraf ediyor.
Bundan dolayı ABD’nin önceliği artık okyanus ötesindeki bölgelerden çok Meksika sınırı, Amerikan hava sahası ve Grönland olarak vurgulanıyor.
Bunu da koruyacak olan projenin “Altın Kubbe” (Golden Dome) olduğu belirtiliyor. ‘KURALLARA DAYALI DÜZEN BİR HAYAL ÜRÜNÜ’ Belgede, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’nin adını koyduğu “kurallara dayalı uluslararası düzen” kavramının bir hayal ürünü olduğu kaydediliyor.
Daha önceki ABD hükümetlerinin Amerikalıların çıkarlarını reddettiğini belirten belgede, “Önceki yönetimler, askeri avantajlarımızı, halkımızın hayatlarını, iyi niyetini ve kaynaklarını, görkemli ulus inşa projeleri ve kurallara dayalı uluslararası düzen gibi hayali kavramları savunmak için kendilerini öven vaatlerle heba ettiler.” ifadelerine yer verildi.
Savaş Bakanlığının müdahaleci politikalar izlemeyeceği belirtilirken, “Artık bitmeyen savaşlar, rejim değişikliği ve ulus inşası gibi konulara odaklanılmayacaktır.” denildi. ‘ORDUMUZ ZAYIFLADI’ Belgede bir önceki ABD hükümetlerinin Soğuk Savaş sonrası ABD’nin avantajını iyi kullanamadıkları, bunun sonucunda zaafiyetlerin ortaya çıktığı itirafında bulunuluyor. “Amerika, Soğuk Savaş’tan dünyanın en güçlü ülkesi olarak çıktı.
Ancak, bu zor kazanılmış avantajları korumak ve geliştirmek yerine, ülkemizin Soğuk Savaş sonrası liderleri ve dış politika kurumu bunları heba etti.” denilen belgede, “Amerikalıların çıkarlarını korumak ve ilerletmek yerine, sınırlarımızı açtılar, Monroe Doktrini’nin bilgeliğini unuttular, yarımküremizdeki nüfuzumuzu kaybettiler ve ordumuzun dayandığı savunma sanayi tabanı da dahil olmak üzere Amerika’nın sanayisini dış kaynaklara aktardılar.
Amerika’nın cesur evlatlarını, dünyanın öbür ucunda rejimleri devirmek ve ulus inşa etmek için yönsüz savaşlara gönderdiler ve böylece ordumuzun hazırlık durumunu zayıflattılar ve modernizasyonu geciktirdiler.” değerlendirmesi yapıldı. ‘ÇİN BİZE GÖRE EN GÜÇLÜ DEVLET’ Belgede Çin, Rusya, İran ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne özel yer verildi.
Bunların başında da Çin geliyor.
Çin için “19. yüzyıldan bu yana bize göre en güçlü devlettir.
Gücü giderek artmaktadır.” değerlendirilmesi yapılıyor.
Çin’in bölgedeki etkisine, ekonomik gücüne ve ordusunun büyüklüğüne vurgu yapılıyor.
ABD, Çin’i “Hint-Pasifik” bölgesinde çatışma değil, güçle caydırma amacı taşıdığını belirterek, “Amacımız Çin’i boğmak veya küçük düşürmek değildir.
Aksine, amacımız basittir: Çin dahil hiç kimsenin bizi veya müttefiklerimizi domine etmesini önlemek, yani esasen, hepimizin makul bir barışın tadını çıkarabileceği, Hint-Pasifik’te güç dengesi sağlanması yönündeki Ulusal Savunma Stratejisi hedefine ulaşmak için gerekli askeri koşulları oluşturmaktır.” ifadelerine yer verildi.
RUSYA AVRUPA’YA TEHDİT DEĞİL Belgede Avrupa’ya Rusya konusunda bazı mesajlar gönderiliyor.
ABD, Rusya’yı, NATO’nun doğu üyeleri için kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit olarak niteliyor.
Belgede Rusya’nın hala derin askeri ve endüstriyel güç rezervlerine sahip olduğu belirtilirken, Avrupa’ya “birlikte kendi gücünüze güvenin korkmayın” mesajı veriliyor.
AVRUPA’NIN EKONOMİK GÜCÜ AZALIYOR ABD Avrupa’nın, küresel ekonomik güç içindeki payının daha küçük ve giderek azalmakta olduğu tespitini yapıyor.
Artık Avrupa’ya verilecek desteğin sınırlı olacağının altı çizilerek, “Sonuç olarak, Avrupa’da faaliyetlerimizi sürdürsek ve sürdürmeye devam etsek de ABD’nin anavatanını savunmayı ve Çin’i caydırmayı öncelikli hale getirmeliyiz ve getireceğiz.” tespiti yapılıyor.