Haber Detayı
Dışişleri Bakanı Fidan Al Jazeera'ya konuştu! Bölgeye ilişkin hedefini açıkladı
Dışişleri Bakanı Fidan Al Jazeera'ya verdiği röportajda Batı Asya'da bölgesel dayanışma platformu kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Fidan, dayanışma olmadığı takdirle bölgede bazı güçlerin hegemon olarak kendilerini dayattığını belirtti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın Al Jazeera kanalına konuştu.
İsrail'in 9 Eylül 2025'te Doha'da HAMAS müzakere heyetinin bulunduğu binaya saldırısının ardından "ABD güvenlik şemsiyesinin güvenilirliğinin sorgulanmasına", Körfez ülkeleri ve genel olarak bölgenin kendi güvenlik düzenlemelerine ihtiyacı olup olmadığına ilişkin soruya Fidan, "Evet, buna ihtiyaçları var.
Herhangi bir tehdide karşı caydırıcı olmaları gerektiğinden değil, kendi aralarında temel ve nihai bir güven oluşturmak için ihtiyaçları var." yanıtını verdi. 'ARAMIZDAKİ GÜVENİ ARTIRMAK BARIŞ GETİRECEK' Fidan, bunun güven inşası açısından önemli olduğuna ve caydırıcılığın yalnızca ikincil neden olabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Çünkü etkileşime girdiğinde, kendini başkasının güvenliğine adadığında, bu nihai güvendir.
Bölgemizdeki sorun, bölgedeki ulus devletler arasındaki güven eksikliği.
Uluslarımız arasındaki güveni artırmayı başarabilirsek, bu istikrar ve barış getirmeye yardımcı olacak.
Tahakküm olmayacak, ne Türk tahakkümü ne Arap tahakkümü ne Fars tahakkümü ne de başka bir tahakküm...
Bölgesel ülkeler, bir araya geliyor ve sorumlu davranıyor...Avrupa Birliği'nin sıfırdan bugüne kadar nasıl bir yapı oluşturduğuna bir bakın.
Neden biz yapamayalım?" HEDEFİNİ RÖPORTAJDA AÇIKLADI Suudi Arabistan ile Pakistan arasında geçen yıl imzalanan savunma anlaşmasına, Türkiye'nin bu pakta katılmaya hazırlanmasına ve bölgedeki diğer ülkelerin bu örneği takip edip etmeyeceğine ilişkin Fidan, "Bence bölgedeki herhangi bir anlaşma, daha kapsayıcı olmalı.
Bu önemli aksi halde bölücü olmak ya da yeni bir cephe oluşturmak istemiyoruz.
Bölgesel bir dayanışma platformu oluşturmak istiyoruz.
Hedefimiz bu olmalı. 2-3 ülkeyle başlayabilir ancak zamanla, bölgedeki çoğu ülkeyi kapsayan, her şeyi içeren bir yapıya dönüşürse, bu ideal olur ve nihai amaca hizmet eder." değerlendirmesinde bulundu.
Fidan, "Hangi ortak tehdit algılarının, Türkiye'nin bu anlaşmaya dahil olmasını sağladığına" ilişkin soruya, "İlk olarak bölgesel dayanışmanın yokluğunda her zaman bir 'hegemona' ihtiyacımız olduğunu anladık.
Hegemon sorunları çözmeye geldiğinde ve gittiğinde çoğu zaman arkalarında bıraktıkları şeyler, ilk geldikleri zamankinden daha kötü olur.
İkinci olarak bedelini isterler.
Onlara ödeme yapmalısın." yanıtını verdi.
Bunun büyük bir maliyetle geldiğine işaret eden Fidan, ayrıca bu durumun hegemonun ulusal çıkarlarına da hizmet etmediğini vurguladı. 'HEGEMONA İHTİYACIMIZ YOK' ÇIKIŞI Fidan, bunun örneğini ABD ve bölgedeki diğer hegemonlarla gördüklerini kaydederek, bu nedenle kendi sorunlarını kendilerinin çözebilmesi ve bölgesel sahiplenme ile hareket etmeleri gerektiğine dikkati çekti.
Bunun için belli düzeyde dayanışma ve kurumsallaşma gerektiğini belirten Fidan, kurumsallaşma söz konusu olduğunda bazı anlaşmalar yapılması ve platformlar oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
Dışişleri Bakanı Fidan, sorunlarının çözülmesi için bir hegemona ihtiyaç duymamak için ülkelerin kendi sorunlarını çözebilmesi gerektiğini ifade etti.