Haber Detayı

Diken üstü dünya...
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
02/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Diken üstü dünya...

Küresel restleşmede oyun sürekli yeniden kuruluyor.

Küresel restleşmede oyun sürekli yeniden kuruluyor.

Bakıyorsunuz bir konuda müttefik olan diğer bir konuda ayrı cephede.

Trumpizmin öngörülemez siyasetinde İngiltere ve AB’nin Washington’a karşı dengeleme arayışıyla Çin ve Hindistan’la ticari işbirliğine gitmelerini de bu çerçevede değerlendirmek mümkün.

Tıpkı Trump ’ın Rusya ile yürüttüğü diyalog gibi...

Bilinmezlik ortamı, pek çok ülke için yumurtaları aynı kefeye koymamayı, beklenmedik “U” dönüşlerini, zikzakları işaret ediyor.

Ülkelerin geleneksel müttefik tanımı grileşiyor.

Kimsenin kimseye güven duyamayacağı bir dönemin kapıları çoktan açılmış halde.

Teknolojide dev gelişmelerle birlikte daha “medeni” olacağı sanılan dünya tersine yeniden silahların kuşandığı, barış ve adaletin mumla arandığı bir şekle dönüşüyor.

Gazetemizin dünkü manşeti ABD’nin İran’a saldırı olasılığına vurguyla “Körfez diken üstündeydi” .

Başlık günümüz çoklu kriz durumları düşünüldüğünde her konuya uygun, diken üstü olma hali yaygın.

Uluslararası hukuk çiğnenirken, örgütler etkisiz kalırken güçlünün güçsüzü açıkça ezebildiği vahşi bir düzenin içinde “dikenlere batık” haldeyiz.

İsrail’in önceki gün ateşkese karşın Filistinlilerin yaşadığı çadır kente düzenlediği ölümcül saldırı da bunun son acı örneklerinden.

Ülkemizde de diken üstü, dikene batık haller çok...

Emekli, emekçinin altında ağır şekilde ezildiği ekonomik krizden şiddete, çocukları dipsizliğine çeken çetelere, suç şebekelerine, çevre katliamlarına, laiklik ilkesinin altını oymak isteyenlere, her alanda cirit atan tarikatlara dek pek çok sorun ortada.

Sınırlarımızın çevresine uzanan krizler sürerken içeride ulusal birlik noktasındaki söylemlerle gerçeklikler arasında mesafe çok.

İktidarın kendi ve muhalefet olduğundaki çifte standart bakışı, CHP’ye yönelik baskıları sürmekte.

Demokratik, hukuk devletinin olmazsa olmazı güçler ayrılığı ilkesi hedef alınmakta.

Geçen hafta Suriye sahasında kritik gelişmeler yaşandı.

Çatışma haberlerinin ardından cihatçı HTŞ kökenli Şara yönetimiyle, terör örgütü YPG arasında “entegrasyon” anlaşmasında el sıkışıldığı açıklandı. “Suriye’de birlik, bütünlük sağlandı, haritada sarı renk gitti” vs. gibi iddialı sözler havada uçuşurken gerçek olan, ateşkesten uzlaşıya sahanın kırılgan bir süreci içerdiği.

Ortadoğu’daki hesaplaşmalar üzerinden emperyalizm tuzaklarının sona ermeyeceği ortada.

Tarafların uzlaşısı bekle-gör siyaseti açısından okunmalı.

Hele bir de Suriye’de İsrail işgali sürerken aynı zamanda gözler Irak’ın yanı sıra İran’daki gelişmelerdeyken...

LAİKLİK İLKESİ YAŞAMSALDIR Suriye, Irak, İran derken geçen haftanın en sarsıcı haberlerinden biri de Afganistan’dandı.

Uluslararası toplumun yeniden işbirliği kapılarını açtığı, diplomasi başlattığı, özgürlüklere yönelik gözümüz üzerinde diye ayar verdiğini sandığı köktendinci Taliban yönetimi, karanlık çağlara dönüldüğünü resmi olarak duyurdu.

Taliban, dini kimlik, mezhep, cinsiyet ve sosyal statüye göre farklı cezalar öngören yeni ceza usullerini yürürlüğe koydu.

Ortaçağ heybesinde neler mi var; toplumda sınıfsal ayrım, kölelik, kız çocuklarının eğitimine yasak, kadını daha da yok saymak...

Aynı dönemde Suriye’den de kadın hakları açısından dikkat çeken bir haber gündeme düştü.

Bazı bölgelerde kadın memurların makyajlarına sınırlama uyarısı yapıldığı belirtildi.

Hep vurguladığımız gibi, Türkiye içinde bulunduğu zorlu coğrafyada büyük bir hazinedir.

Işığı, Atatürk devrimlerinin, demokratik, laik, hukuk devleti ilkesinin izinde olmaktır. 5 Şubat ülkemiz açısından son derece önemli bir günün yıldönümü.

Büyük öngörüsüyle, stratejik dehasıyla hepimize yol gösteren Atatürk’ün çağdaş ve demokratik yaşamın temeli, hukuk birliğinin olmazsa olmazı laikliği anayasal ilke haline getirmesinin 89. yılı.

Laiklik özgürlüklerin, kadın haklarının nefesidir.

İlgili Sitenin Haberleri