Haber Detayı
ABD’nin DSÖ’den çekilmesi bize ne mesaj veriyor?
Donald Trump, göreve geldiğinde DSÖ’den çekilmeyi öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı. Trump’ın içe kapanarak yeniden süper güç olabilmek için tüm kaynakları seferber etmeyi amaçladığı görülüyor. Bu koşullar altında ülkemizde de tıbbi malzeme ve ilaç üretimine yeni bir ivme kazandırılmalıdır
ABD’nin, 1948’de Birleşmiş Milletler’in bir parçası olarak kurulan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nden çekilmesi, Trump yönetiminin “ABD’yi yeniden büyük yapma” projesinin bir parçası.
Ancak, olay salt ABD’yi büyütme çabası ile açıklanamayacak kadar önemli.
Uluslararası alanda tümüyle yeni bir düzen oluşturmaya çalışan Trump’ın eylemlerinin kısa, orta ve uzun vadeli etkilerini değerlendirmek gerekiyor. 700 MİLYON DOLARA YAKIN KATKI SAĞLIYORDU DSÖ’ye yönelik tüm Amerikan fonları kesildi ve kuruluş bünyesinde görev yapan tüm personel geri çağrıldı.
DSÖ’nün kuruluşunda öncü rol oynayan ve yıllar boyunca en büyük finansal destekçilerinden biri olan ABD, resmi verilere göre örgüte yıllık yaklaşık 111 milyon dolar aidat ve 570 milyon dolar gönüllü katkı sağlıyordu.
Donald Trump, göreve gelmesinin hemen ardından ABD’nin, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşu DSÖ’den çekilmesini öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
ABD’nin çekilmesinin gerekçesi olarak, “örgütün Wuhan, Çin ve diğer küresel sağlık krizlerinden kaynaklanan Kovid-19 salgınını kötü yönetmesi, acilen ihtiyaç duyulan reformları benimsememesi ve DSÖ’nün, üye devletlerin uygunsuz siyasi etkisine karşı bağımsızlığını koruyamaması” gösterilmişti.
ABD Başkanı Trump, ayrıca 12 Ocak’ta Birleşmiş Milletler’le bağlantılı olanlar dahil 66 kuruluş, ajans ve komisyona yönelik ABD desteğini askıya alan bir başkanlık kararnamesini imzaladı.
BM’den yapılan açıklamada, genel sekreterin Beyaz Saray’ın duyurusundan “üzüntü duyduğu” belirtildi ve şu ifadeler eklendi: “Sürekli olarak altını çizdiğimiz gibi, Genel Kurul tarafından onaylanan Birleşmiş Milletler düzenli bütçesine ve barış koruma bütçesine yapılan katkılar, ABD dahil olmak üzere tüm üye devletler için BM Şartı uyarınca yasal bir yükümlülüktür.” BİYO TERMONÜKLEER SAVAŞA HAZIRLIK MI?
Trump’ın bu eylemlerinin arkasında içe kapanarak yeniden süper güç olabilmek için tüm kaynakları seferber etmeyi amaçladığı görülüyor.
Trump yönetimindeki ABD’nin, bu eylemleriyle bir biyo termonükleer savaşa hazırlandığı anlaşılmaktadır.
Bu savaş dünyadaki diğer ülkelerin sahip olduğu güçlerden daha fazlasına sahip olmak için güç topladıktan sonra ortaya çıkacak bir kalkışma olacaktır.
HARP TIBBI SANATINI ETKİN KILMALIYIZ Bu bilgiler ışığında ülkemizin hızlı bir şekilde kaybettiği kurumları kuruluş koşullarına uygun olarak yeniden düzenlemesi ve harp tıbbı sanatının her alanda etkin kılınması ve toplumun Kurtuluş Savaşı’na uygun koşullarda bilinçlendiği gibi yeniden bilinç kazanması, ulusal anlamda bir öze ulaşması, Türk ulusunun geleceğinin güvence altına alınabilmesi için yaşamsal gerekliliktir.
Bu anlamda ulusal sağlık politikaları önem kazanmaktadır.
Bu çerçevede ulusal tıbbi malzeme ve ilaç üretimine yeni bir ivme kazandırılmalıdır.