Haber Detayı

Metan gazındaki rekor artışın suçlusu bulundu
Güncel chip.com.tr
10/02/2026 19:42 (5 saat önce)

Metan gazındaki rekor artışın suçlusu bulundu

Pandemi döneminde sanayinin durmasıyla nefes alan dünya, beklenmedik bir tabloyla karşılaştı: Hava kirliliği rekor seviyede azalırken, en tehlikeli sera gazlarından biri olan metan neden tırmanışa geçti?

2020 yılının bahar aylarında, küresel salgın nedeniyle Dünya genelinde sanayi ve ulaşım durma noktasına geldiğinde, gökyüzünde alışılmadık bir manzara belirdi.

Şehirlerin üzerindeki gri sis perdesi aralandı, uydu verileri içten yanmalı motorların ve ağır sanayinin atığı olan azot dioksit seviyelerinde keskin bir düşüş kaydetti.

Dünya onlarca yıldır solumadığı kadar temiz bir havaya kavuşmuştu.Ancak bu iyileşmenin gölgesinde, bilim insanlarını hayrete düşüren ters bir durum da yaşanmaya başladı: Metan gazı rekor seviyede tırmanışa geçti.

Atmosferdeki en güçlü ikinci sera gazı olan metanın büyüme hızı, kayıtların tutulmaya başlandığı 1980'lerden bu yana en yüksek seviyesi olan milyarda 16,2 parçacığa ulaştı.

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, temiz hava ile bu gizemli metan artışı arasında şaşırtıcı bir bağ olduğunu gösteriyor.

Görünüşe göre havayı temizleyen süreçler durduğunda, metan gazı gökyüzünde temizlenmeden çok daha uzun süre asılı kalıyor.Atmosferin doğal temizlik işçileri "grev yaparsa"Atmosferin kendi kendini temizleme mekanizması, “hidroksil radikali” adı verilen oldukça kararlı ve tepkimeye girmeyi seven moleküllere dayanıyor.

Pekin Üniversitesi'nden Profesör Shushi Peng’in belirttiği gibi, bu moleküllerin ömrü bir saniyeden bile kısa.

Sürekli yenilenmeleri için güneş ışığı ve özellikle azot oksitlerin dahil olduğu kimyasal tepkimelere ihtiyaç duyuyorlar.

Durumun yarattığı paradoks da tam olarak burada ortaya çıkıyor. 2020’de otomobiller garajda bekleyip fabrikalar kapandığında, azot oksit seviyeleri küresel çapta yüzde 15-20 oranında azaldı.

Bu durum, gökyüzünün “temizlik maddesi” olan hidroksil radikallerinin üretimini adeta durma noktasına getirdi.Normalde yok edilmesi gereken metan molekülleri, onları parçalayacak kimyasal süpürgeler ortadan kalkınca atmosferde çok daha uzun süre hayatta kaldı.

Araştırmacılar, 2020’deki devasa metan patlamasının yaklaşık yüzde 80’inin, aslında bu temizleme kapasitesinin çökmesinden kaynaklandığını tahmin ediyor.

Yani hava ne kadar temizlendiyse, metan o kadar uzun süre gezegeni ısıtmaya devam etti.

Ancak artışın tek sebebi temizlik mekanizmasının durması değildi; geri kalan yüzde 20’lik pay, doğrudan yer altından gelen yeni salınımlardan kaynaklanıyordu.Mühendisler başlangıçta bu artışın petrol ve doğalgaz boru hatlarındaki sızıntılardan kaynaklandığını düşündü.

Ancak izotop analizleri farklı bir hikaye anlatıyordu.

Fosil yakıtlardan gelen metan “ağır” bir karbon imzası taşırken, sulak alanlardaki mikroplar ve hayvancılık kaynaklı metan “hafif” bir yapıya sahipti.

Atmosferdeki metanın giderek hafiflediğini gören ekip, suçlunun boru hatları değil, biyolojik kaynaklar olduğunu kesinleştirdi.Salgın dönemiyle çakışan nadir bir meteorolojik olay olan "La Niña", üç yıl boyunca tropikal bölgelerde rekor yağışlara yol açtı.

Güney Sudan'daki Sudd bölgesi ve Kongo Havzası gibi devasa alanlar sular altında kaldı.

Oksijensiz ve suyla dolu bu ortamlar, metan üreten mikroplar için adeta bir cennete dönüştü.

Sadece tropikal Afrika ve Asya'daki sulak alanlar, 2020-2022 arasındaki küresel artışın yüzde 30'undan sorumlu hale geldi.İklim politikaları için “temiz hava paradoksu” olarak adlandırılan zorlu bir gerçeği gösteren bu araştırma, fosil yakıtlardan vazgeçip hava kalitesini iyileştirdikçe, atmosferin metanı temizleme yeteneğinin de doğal olarak zayıfladığını belirtiyor.

Elbette bu durum, kirli kalmaya devam etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor ve aksine, atmosferin temizlenme kapasitesi azaldığı için insan kaynaklı metan salınımlarını tahmin ettiğimizden çok daha agresif ve hızlı bir şekilde kesmemiz gerektiğini gösteriyor.

İlgili Sitenin Haberleri