Haber Detayı

Ada sahillerinde bekleyen o masumiyet nerede?
Kadın aydinlik.com.tr
14/02/2026 00:00 (3 saat önce)

Ada sahillerinde bekleyen o masumiyet nerede?

Şubat ayını takvimin en kısa ayı olarak bilirdik, meğer bir günmüş! Takvim yaprakları 28 gün dese de biz sadece bir günü bilir olduk; ‘14 Şubat Sevgililer Günü’… Vahşi kapitalizm, diğer günleri öldürdü

Şairler sustu, şiir okunmaz, romantik filmlerin kahramanları zengin kız, fakir oğlan ve aşk uğruna yapılan her şey tükendi.

Kuşların kulağına şarkılar söylediği kır çiçekleri ezildi.

Türküler, güzelim türküler, “Hasta düştüm gelmedin, bari can verende gel” sitemi artık yok.

Ada sahillerinde bekleyen aşıkların masumiyeti nerede?

Yıl 365 gün.

Neredeyse her gün evimize dizi dizi gelen hoyratlık, bir örümcek ağı gibi çevremizi saran LGBT ideolojisi, en çok aşkı öldürüyor!

Leylâ ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin efsaneleri ile büyümüş, aşka inanmış iman etmiş, kavuşmuş kavuşamamış aşıklar geçmiştir bu topraklardan.

Ozanlar yaşamış, sözlerini, türkülerini emanet etmişler bizlere.

Galiba yüzümüzü Batı’ya döndük ve aşk bize küstü...

Niye küsmesin ki… Yıl 1991, Amerika var gücüyle Irak’ı bombalıyor!

Televizyonlar, Amerika’nın silahlarıyla ve acımasız bombalarıyla Türk Milleti’ni korkutuyor!

Arada bir mola. “Pembe dizi” adı altında Batı’nın ne kadar aldatıcı yönü varsa bize sunuyorlar, “Sevgililer Günü” hayatımıza dahil oluyor.

Şimdilerde kimse Körfez Savaşı’nı hatırlamıyor ama herkes Sevgililer Günü’nü biliyor!

Oysa ki biz yüz yıllardır türkü söyleriz; aşk efsaneleri dilden dile gelir, yar olur, yavuklu olur...

KANLI SEVGİLİLER GÜNÜ Bu hikâyenin geçmişi İmparator İkinci Claudius’a dayanıyor.

Claudius evli erkeklerin kötü askerler olduğuna inandığı için evlenmeyi yasaklıyor.

Valentine ise evlenmenin Tanrı’nın insan için planladığı şeylerden biri ve ayrıca dünyanın amacı olduğuna inandığı için gizli şekilde insanları evlendirmeye devam ediyor.

Bu sebeple Valentine öldürülüyor.

Eeee Batı bu, ölüsünü dirisini kâr amaçlı kullanır.

Ne yapsalardı, ‘ahde vefa’ gösterip mevlid mi okutacaklardı?

Ruhu için hayır hasenat mı?

Tabi ki hemen bunu kâr getirecek bir güne çevirdiler.

Bir dönem, Sevgililer Günü’ne özel diye çelik kapı ve epilasyon aleti satış ilanına tanıklık ettik.

Geçen yıl Beykoz’da bir kasap, bu güne özel kalp şeklinde köfte sattı, haberleri, bizi epey güldürdü...

Şimdilerde yine her ürün bu propagandayla satışa sunulsa da asgari ücret mahallesinde pırlanta yüzük, gerdanlık gibi ürünlerin tanıtımı yapılıyor.

Mahalle, asgari ücretli olsa da sensiz olmaz!

Bu takılar olmazsa olmaz! “Seni sevmiyordur, değersiz manasız bir varlıksın!” hissiyle 15 Şubat’a, aşka atılan imza olmadan gireceksiniz demektir.

Kapitalizmin kâr hırsı, reklamcıların yaratıcı fikirleriyle buluşunca, “Şiire, gazele, aşkını tazele!” boğuluyor, yok sayılıyor.

Bu döngü, en çok değersizlik duygusuyla hayata karışıyor. 14 Şubat döngüsü, aşkı, sevgiyi yeniden yeniden boğuyor...

Koca Aşık Veysel’den bize kalan “benim sadık yarim kara topraktır” sözü hepimizedir.

Vatan toprağıdır en ölümsüz aşk elbette, Vatan aşkıdır...

Ölümsüz, bitimsiz aşkımız!

İlgili Sitenin Haberleri