Haber Detayı
Bu beden neden kapanamıyor... Uyku sorunsalı
Dr. Hüseyin Nazlıkul yazdı...
Bugün toplum olarak neredeyse aynı cümlede buluşuyoruz: “Yatıyorum ama uyuyamıyorum.”Bu cümle artık bireysel bir şikâyet değil; sosyolojik bir belirti hâline gelmiştir.
Çünkü sorun yalnızca yatakta değil, zihinde, sinir sisteminde ve özellikle limbik sistemdedir.Uyku, yalnızca bedenin dinlenmesi değildir.
Uyku, beynin kendini onarmasıdır.
Duyguların düzenlenmesi, hafızanın temizlenmesi, hormon sisteminin yeniden ayarlanmasıdır.
Ve bu sürecin merkezinde limbik sistem yer alır.Limbik sistem, beynin duygusal merkezidir.
Korku, kaygı, öfke, haz, güven ve bağlanma bu sistem üzerinden şekillenir.
Aynı zamanda uyku–uyanıklık ritmini yöneten hipotalamus da limbik sistemin bir parçasıdır.Modern yaşam ise limbik sistemi sürekli “tehlike var” modunda tutuyor.Hız, ekranlar, ekonomik belirsizlik, sosyal kıyas, haber bombardımanı, yalnızlık, bastırılmış öfke, güvensizlik… Tüm bunlar limbik sistemi kronik alarma geçiriyor.
Alarmda olan bir beyin ise uykuya geçemez.
Çünkü uyku, biyolojik olarak “güvendeyim” hâlidir.Regülasyon Tıbbı’nda uykusuzluk, tek başına bir hastalık olarak değil; bozulmuş iç denge göstergesi olarak değerlendirilir.
Çünkü organizma uyuyamıyorsa, beden “henüz kendimi kapatamam” diyordur.Bu noktada klasik yaklaşım çoğu zaman semptomu susturmaya yönelir: ilaç verilir, beyin kapatılmaya çalışılır.Oysa regülasyon yaklaşımında soru şudur: “Bu beden neden kapanamıyor?”Çünkü sempatik sinir sistemi aşırı aktiftir.
Çünkü limbik sistem tehdit algısında kilitlenmiştir.
Çünkü vagus siniri, yani iç huzur hattı, devre dışıdır.Uykusuzluk burada bir düşman değil, bir mesajdır.Ve bu mesaj şunu söyler: “Hayat çok hızlı.
Duygular çok ağır.
Sinir sistemi çok yüklü.”Gerçek çözüm, uykuyu zorlamak değil; sinir sistemini yeniden regüle etmektir.Nefes, ışık, ritim, sessizlik, gündüz–gece sınırları, beden farkındalığı, beslenme düzeni, mikro inflamasyon, bağırsak–beyin hattı, hormonal aks ve limbik boşaltım birlikte ele alınmadan kalıcı uyku kurulamaz.Çünkü uyku bir düğme değildir.
Uyku bir sonuçtur.Ve bugün toplum olarak uykuyu değil, dengemizi kaybettik.
Daha derinlemesine bilgi edinmek isterseniz Uyamıyorum kitabımı edinebilirsiniz.Nöralterapi ve Hüseyin Nazlıkul'un diğer tedavi yöntemlerine buradan ulaşabilirsiniz.Buradan; https://www.huseyinnazlikul.com/icerik/noralterapi-tedavisi-213Odatv.com