Haber Detayı
Perinçek’ten Siirt Vakfı’na ziyaret! ‘PKK’nın temizlenmesi bütünleşmeyi hızlandıracak’
Siirtli vatandaşlarla bir araya gelen Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, ekonomideki sorunlarla ilgili ‘Kaynak var. Banka kasalarındaki altınlar ile yurt dışı bankalarındaki serveti yatırıma yönlendireceğiz. Üretim ekonomisini inşa edeceğiz.’ dedi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, önceki gün Siirt Vakfı Esenyurt Şubesi’ni ziyaret etti.
Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sancak ve İstanbul İl Başkanı İbrahim Okan Özkan’ın da yer aldığı ziyarette Perinçek, Siirtli vatandaşlarla bir araya geldi.
Ziyareti sosyal medya hesabından paylaşan Doğu Perinçek, “Başta Vakıf Başkanı Necat Yayla olmak üzere tüm Siirtlilere misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.
Siirtlilerle sohbet edip soruları yanıtlayan Vatan Partisi Lideri, ekonomi ve siyasi gündemle ilgili açıklamalar yaptı.
Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın gündeme getirdiği banka kasalarındaki 600 milyar dolarlık altınla ilgili konuşan Perinçek, şunları kaydetti: ‘YATIRIM İÇİN KAYNAK VAR’ “Banka kasalarında külçe olarak 600 milyar dolar altın var.
Bankalar bunu kilitlemiş.
Tavuğu bankaya kilitliyorsunuz ama yumurtlamıyor.
Koyun bankada kilitli ama süt vermiyor, kuzu doğurmuyor.
Vatan Partisi, programında 600 milyar dolar altını üretim süreçlerine yönlendireceğini belirtiyor. “Bu altınların sahiplerine ‘Gel, yatırım yap.
İlaç fabrikası kuruyoruz.
Otomobil fabrikası kuruyoruz.
Gel buralara ortak ol.
Senin o banka kasasında duran servetini de büyütelim.’ diyoruz.
Vatan Partisi bunun kanununu hazırladı.
Ayrıca yurt dışına çıkarılmış 500 milyar dolar.
Bir süre sonra yabancı bankalar, ‘Bizde paran yok arkadaş.
Üstüne soğuk su iç.’ diyebilir.
Dünya da bu noktaya gidiyor. ‘ÇÖZÜM ÜRETİM EKONOMİSİNDE’ “Dünya yeni bir sisteme giriyor.
Biz de yeni bir döneme girerken buna ağırlığımızı koyacağız.
Yurt dışındaki 500 milyar doların getirilmesini sağlayacağız.
Kimsenin malına el koymayacağız.
Diyeceğiz ki ‘Arkadaş, sen elindeki bu sermayeyle şu fabrikaya ortak ol, bu fabrikaya ortak ol. 100 kişi, 1000 kişi, bir milyon kişi daha iş sahibi olsun.
Daha çok üretelim ve ürettiklerimizi de paylaşalım.
Maaşlar artsın, ücretler artsın.
Esnafımız rahatlasın.
Tabi bu olursa çarşılar şenlenir.
Çünkü insanlar gelir alışveriş yapar.
Dolayısıyla her şey geliyor bir üretim ekonomisine dayanıyor. “Örneğin Zonguldak dağının altında kömür yatıyor.
Biz o kömürü çıkartmıyoruz; Güney Afrika'dan kömür ithal ediyoruz.
Güney Afrika'daki işçinin ücretini buradan biz ödüyoruz.
Zonguldak’ta kendi işçimizi sokağa atıyoruz. “Zonguldak’taki kömürü yatırımla çıkartabiliriz.
Bu da sermayeyle olur.
O sermayeyi de bankalardaki altınla, yurt dışına kaçırılmış olan servetlerle sağlayacağız. ‘TÜRKİYE BÜYÜK KARARA GİDİYOR’ “Türkiye’de çiftçilik en temel problemlerden biri. 5-6 yıl sonra köylerde çalışacak, traktörü sürecek, harmanı kaldıracak insan bulamayacağız.
Çünkü gençler işsiz, insanlar yaşam koşulunu sağlayamıyor. “Türkiye büyük bir karara gidiyor.
Bu kararlardan biri de köyde çalışmayı teşvik eden, köylünün üretip insanların geçimini sağlamasına yönelik kararlar.
Yani köylünün malı piyasada para edecek.
Devlet köylüyü destekleyecek. 1980'den sonra Turgut Özal şunu söyledi: Çiftçi bu ülkenin sırtında kambur.
Niye?
Çünkü sizin vergilerinizden ona destek yapıyoruz.
Onu desteklemezsen, Amerikan çiftçisi karşısında pamukçu ayakta kalamaz.
En sonunda Türkiye susamı, buğdayı ithal eder oldu.
Tarlalarımız, arazilerimiz boş kalıyor.
Siyasi makamlardan alınacak kararlarla çözülecek bu sorunlar.” ‘BİZ KAVRAMINDA BULUŞALIM’ Perinçek, Türk Milleti’nin önündeki bütünleşme süreciyle ilgili de şunları söyledi: “Ayrılık olmasın.
Zaten Türkiye 200 yıldır kaynaşıyor, birleşiyor.
Gelişen ekonomi de bunu zorluyor.
Özellikle Atatürk döneminde inşa edilen teşekküllere bakın.
Şeker Fabrikası, İplik Fabrikası, Tekel’ler… Oralarda Türkiye'nin her yerinden insanlar çalışıyordu.
Herkes Türk Milleti’nin bir parçası oldu.
Biz de Vatan Partisi olarak şöyle bir slogan ürettik: Türk de biziz, Kürt de biziz, hepimiz Türk Milleti’yiz.
Kürt başkası değil.
O da biziz. ‘Biz’ kavramında buluşalım. “Abdullah Öcalan 27 Şubat 2025’teki çağrısında ne dedi? ‘PKK'nın kongresini yapın ve hem PKK'yı feshedin, silahları bırakın, devlette ve toplumda bütünleşin.’ Bu stratejik bir hedefti ve çok doğru.
Biz de bunun üzerine bir Af Kanunu hazırladık ve ilan ettik.
Cumhurbaşkanı'na arz ettik.
Bu Af Kanunu’nun özelliği şu: Devlette ve milletle bütünleşmeyi kabul eden, o iradeyi gösteren herkes, her türlü ceza takibatından kurtulmuş olacak.
Bu köklü çözümdür.
Bunun dışında bir çözüm yok. ‘KÜRTLER İÇİNDE AYRILMAYI DÜŞÜNEN YOK’ “Suriye’nin PKK’yı temizlemesi Türkiye'deki bütünleşme sürecini de hızlandıracak.
Buradaki en temel güvencemiz Türkiye'de yaşayan herkesin birlik ve beraberlik içinde olması.
Kürt halkı birlik içinde, Türkiye'den ayrılmayı düşünen yok.
Çarşılarda ayrılık yok, köylerde yok, kasabalarda yok, mahallelerde yok, dağlarda var.
Geçmişte olanlar yaşandı ve bitti.
Ama insanlarımızın arasına ayrılık, düşmanlık girmedi.
Şimdi beraber kepenklerini açıyorlar, aynı tezgahlarda, fabrikalarda çalışıyorlar.”