Haber Detayı

Avrupa'da 'baby boomer'ların 'büyük servet transferi'... Ekonomiyi büyütür mü: Eşitsizlik çıkışı... Türkiye'de miras ekonomisi nasıl
Ekonomi odatv.com
18/02/2026 08:13 (3 saat önce)

Avrupa'da 'baby boomer'ların 'büyük servet transferi'... Ekonomiyi büyütür mü: Eşitsizlik çıkışı... Türkiye'de miras ekonomisi nasıl

Baby boomer kuşağının trilyonlarca dolarlık “büyük servet transferi” ile bıraktığı mirasın, tüm dünyada ekonomiyi kaçınılmaz biçimde yavaşlatacağı ve "mirasçı kapitalizmi yaratacağı endişesi gündemde. Türkiye'de miras ekonomisinin durumu merak uyandırdı.

Ciddi fikir ve kültür dergisi Aeon’da yayımlanan bir denemede, İsveç’te Endüstriyel Ekonomi Araştırma Enstitüsü (IFN) profesörü Daniel Waldenström, Batı ekonomilerinde manşetlere taşınan “miras patlaması” anlatısına farklı bir çerçeve getiriyor.

Denemede, baby boomer kuşağının trilyonlarca dolarlık varlığı devredeceğine dair “büyük servet transferi” tartışmaları ele alınıyor.

Buna göre mirasın ekonomiyi kaçınılmaz biçimde yavaşlatacağı ya da “mirasçı kapitalizmi”nin (inheritocracy) kalıcı bir aristokrasi yaratacağı korkusuyla birlikte anılıyor.

Ancak Waldenström bu ilişkinin daha karmaşık olduğunu yazıyor.MİRAS NEDEN ARTIYORDenemede miras değerlerindeki yükselişin ardındaki makro nedenler olarak; Batı toplumlarının yaşlanması, birikmiş servetin büyümesi, hisse senedi piyasaları ve konut fiyatlarındaki artış ile servet/gelir oranlarının yükselmesi sıralanıyor.

Yazara göre bu tablo, “miras patlaması”nın bir bölümünün refahın ve birikimin yan ürünü olarak okunabileceğini gösteriyor.“MİRAS” NEYİ KAPSIYOR, NEYİ DIŞARIDA BIRAKIYORWaldenström, ekonomistlerin standart tanımında mirası; ölüm anında alınan tüm maddi transferlerin (vasiyetler, hayat sigortası ödemeleri vb.) vergi sonrası toplam değeri olarak tarif ediyor.

Konut, arazi, işletmeler, hisse senetleri, tahviller ve nakit gibi somut/finansal varlıklara odaklanıldığını; buna karşılık eğitim, sosyal ağlar, itibar gibi kuşaklar arası başka avantajların bu dar “miras” tanımının dışında kaldığını belirtiyor.TARİHSEL TABLO: “ESKİ SERMAYE” HÂLÂ VAR AMA AĞIRLIĞI DEĞİŞTİDenemede aktarılan uzun dönem veriler, mirasın ekonomik önemini koruduğunu ancak 20. yüzyıl başındaki düzeye birebir dönmediğini öne sürüyor.

Waldenström’ün verdiği çerçeveye göre:• 1900’ler civarında miras yoluyla aktarılan değerler ulusal gelirin yaklaşık %15–25’i düzeyindeyken, bugün bu oran %10–15 bandında ifade ediliyor.•20. yüzyıl başında Avrupa’da özel servetin yaklaşık %80’i miras kaynaklı iken, günümüzde bu payın %40–60 aralığına gerilediği aktarılıyor.Deneme, bu verilerle “servetin daha büyük kısmının artık bireylerin yaşamları boyunca çalışma, tasarruf ve girişimcilikle bir nesil içinde yaratıldığı” sonucunu öne çıkarıyor.“MİRAS VERGİSİ” TARTIŞMASI: NEDEN ZOR BİR ARAÇWaldenström, miras vergisinin ilk bakışta eşitsizliği azaltacak “kolay çözüm” gibi görünebildiğini; ancak uygulamada çoğu ülkede verimsiz ve adaletsiz sonuçlar ürettiğini yazıyor.

Denemeye göre bu nedenle birçok ülke, miras/servet stoklarını hedeflemek yerine kâr, temettü ve gerçekleşmiş sermaye kazançlarını vergilendiren sermaye geliri vergilerini daha etkili bir yol olarak öne çıkardı.TÜRKİYE’DE MİRAS EKONOMİSİServetin adresi hâlâ konut, miras vergisi geliri bütçede küçük kalem.

Batı’da “miras patlaması” tartışmaları sürerken Türkiye’de mirasın en görünür zemini hane halkının konut sahipliği üzerinden okunuyor.

TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerini içeren “İstatistiklerle Aile 2024” bültenine göre 2024’te konutun sahibi olanların oranı %56,1, kiracı oranı ise %28 olarak verildi.VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ: ORANLAR, İSTİSNALAR, BÜTÇE BÜYÜKLÜĞÜTürkiye’de miras/karşılıksız intikaller Veraset ve İntikal Vergisi ile vergilendiriliyor. 2025 yılı için yayımlanan tebliğ/sirküler özetlerinde:• Veraset yoluyla intikallerde oranların %1’den başlayıp %10’a kadar çıktığı,• İvazsız (hibe vb.) intikallerde ise oranların %10–%30 bandında olduğu,• Eş ve çocuklar için istisna tutarlarının her yıl yeniden belirlendiğiyer alıyor.Bütçe tarafında ise Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın “genel bütçeli idarelerin gelirleri ve tahminleri” cetvellerinde “Veraset ve İntikal Vergisi için 2025 yılı önerilen tutar 9.534.301.000 TL olarak yer alıyor.TAHSİLATTAN PAY: SAVUNMA SANAYİİ DESTEKLEME FONU BAĞLANTISIHazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2024 idare faaliyet raporunda, ilgili mevzuat gereği Veraset ve İntikal Vergisi tahsilatı toplamı üzerinden %25 oranında pay aktarımı yapıldığı bilgisi de raporda geçiyor* BATI’DA “MİRAS PATLAMASI” NEDİR“Batıda miras patlaması” (İngilizce literatürde Inheritance Boom veya Great Wealth Transfer), Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaşlanan nüfus nedeniyle ebeveyn kuşaktan çocuklara ve torunlara aktarılacak toplam servetin tarihsel olarak çok yüksek seviyelere ulaşmasını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.

Özellikle II.

Dünya Savaşı sonrası doğan ve bugün ileri yaşlara gelen Baby Boomer kuşağının biriktirdiği varlıkların toplu biçimde el değiştirmesi bu tartışmanın merkezinde yer alır.NEDEN ORTAYA ÇIKTIBu olgunun temelinde birkaç demografik ve ekonomik unsur bulunur.

Batı ülkelerinde ortalama yaşam süresinin uzaması, emeklilik fonlarının büyümesi, konut ve finansal varlık fiyatlarının uzun yıllar boyunca artış göstermesi ve geniş bir orta sınıfın mülk sahibi olması, miras yoluyla devredilecek servetin büyümesine yol açmıştır.

Ayrıca miras devirlerinin daha ileri yaşlarda ve daha toplu biçimde gerçekleşmesi de “patlama” ifadesinin kullanılmasına neden olur.EKONOMİK VE SOSYAL TARTIŞMALAR“Miras patlaması” kavramı yalnızca servet artışını değil, bunun yaratabileceği sonuçlara dair tartışmaları da içerir.

Bazı araştırmalar genç kuşakların servet edinimini hızlandırabileceğini belirtirken, bazı analizler ise servet eşitsizliğinin artabileceğine işaret eder.

Konut piyasaları, vergi politikaları, miras vergileri ve emeklilik sistemleri bu başlık altında en çok tartışılan alanlardır.HANGİ ÜLKELERDE DAHA ÇOK KONUŞULUYORKavram özellikle Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde yaygın biçimde kullanılır.

İskandinav ülkeleri de yüksek mülkiyet oranları ve yaşlanan nüfusları nedeniyle bu tartışmanın parçasıdır.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri