Haber Detayı

Orhan Veli’nin Doğduğu Ev
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
20/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Orhan Veli’nin Doğduğu Ev

Orhan Veli Kanık, Türk şiirine yeni bir soluk getirmiş, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte başlattığı “Garip” akımı ile sadeleşmeyi savunmuş; vezin, aruz, kafiyeyi atarak yepyeni bir anlayışı Türk şiirine sokmuştur.

Orhan Veli Kanık, Türk şiirine yeni bir soluk getirmiş, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte başlattığı “Garip” akımı ile sadeleşmeyi savunmuş; vezin, aruz, kafiyeyi atarak yepyeni bir anlayışı Türk şiirine sokmuştur. 1949 senesinde Türkiye’yi ziyaret eden sürrealizmin kurucularından Philippe Soupault Ankara’da Orhan Veli ve arkadaşları tarafından ağırlandığında Türk şiirini yakından tanıma fırsatı bulmuş ve “Orhan Veli ve Oktay Rifat’ın şiirleri dünyada eşine az rastladığım harikulade güzel şiirlerdir” demiştir.

Soupault’un övgüyle bahsettiği Orhan Veli ilgili gündemi meşgul eden bir haber dikkatinizi çekmiş olabilir.

Şairin 1914 senesinde Beykoz İshak Ağa Yokuşu’nda doğduğu ev günümüzdeki mülk sahipleri tarafından satışa çıkarılmış, haberlerde yer aldığı üzere eve 80 milyon lira değer biçilmiştir.

Evi asıl değerli kılansa Orhan Veli’nin bu evdeki özel anılarıdır.

Bunlardan birini kardeşi Füruzan Yolyapan bize anlatır.

Orhan Veli’nin daha çocuk denecek yaşta amatörce bir piyes yazdığını ve satılmak istenen bu evin bahçesinde mahallenin çocuklarına oynadığını aktarır.

Daha nice anılar… Neticede sosyal medyadaki çağrı ile bu özel ahşap binanın müze yapılması istenmektedir.

ORHAN VELİ VE ANKARA Orhan Veli Beykoz’da doğmuş olsa da babasının görevi nedeniyle ömrünün büyük çoğunluğu Ankara’da geçmiştir.

Baba Mehmet Veli Bey Riyaseti Cumhur Orkestrası’nın bando şefi olarak Başkente tayin edilirken eş zamanlı olarak Musiki Muallim Mektebi’nde dersler vermiş, 1927 senesinde kurulan Ankara Radyosu’nun da ilk müdürü olmuştur.

Orhan Veli de 1924 senesinde ailesiyle Ankara’ya yerleşmiştir.

Beykoz’daki ev ise satılana kadar yazları gidip gelinen bir yazlıkvari eve dönüşmüştür.

Günümüzde Beykoz’daki bu evin müze olabilmesi için yapılan çağrıların benzeri birkaç sene önce Ankara’da da yaşanmıştı.

Bilenler olabilir, yakın tarihte Orhan Veli’nin Ankara günlerini ele alan bir kitabım yayınlandı.

Bu kitapta da Ankara’da yaşadığı bir evin yeri tespit edilmişti.

Yahudi Mahallesi’ndeki bu evi bulduğumuzda metruk bir haldeydi.

Ne yazık ki 2023 senesinin Mart ayında yıkılmıştı.

Beykoz’daki ev gibi bu evi de özel kılan şey hatıralardı elbette.

Çünkü bu ev Orhan Veli’nin Ankara’da tespit edip fotoğraflayabildiğimiz ilk eviydi ve Varlık’ta yayımlanan ilk şiirlerini bu evde yazmıştı.

Ayrıca Oktay Rifat ve Melih Cevdet ile bu evde edebiyat konuşurlardı.

Belki o dönem bir kamuoyu oluşturulmuş olsa ev korumaya alınabilir ve yıkılmasına mani olabilirdik ama geç kaldık.

ORHAN VELİ’NİN ANKARA’DAKİ DURAKLARI Melih Cevdet de “Akan Zaman Duran Zaman” adlı kitabında Orhan Veli’yi anarken bir kulübeden bahsetmiştir.

Bu kulübede Cahit Sıtkı’nın bekarlık döneminde, Orhan Veli’nin de 1944-1946 yılları arasında kaldığını belirtmiştir.

Ayrıca Anday yazısında “keşke belediye buraya müze yapsa” diyerek de bir temennisini dile getirmiştir.

Fakat yıllar içinde Atatürk Bulvarı üzerindeki bu bina da kulübe de yıkılmıştır.

Yine geç kalınmıştır.

Bu temennilerin bir benzeri Aralık 2024’te çalınır kulağımıza.

Ünlü yazar Orhan Kemal’in Fatih ilçesinde 1954 ile 1966 yılları arasında yaşadığı, üç romanını yazdığı ev de satılığa çıkmıştı.

Bu evde doğan yazarın oğlu Işık Öğütçü de bir çağrıda bulunmuş, evin müze olmasını temenni etmişti.

Günümüzde Mark Twain, Dostoyeski, La Fontaine, Victor Hugo, Tolstoy için yapılan, yazarların kişisel eşyasının da bulunduğu bu müze evler her yıl yüzbinlerce turisti ağırlamaktadır.

Bizde ise korunan evler vardır örneğin Tevfik Fikret’in Aşiyan’daki evi İstanbul Belediyesi tarafından satın alınarak 1945 senesinde “Edebiyat-ı Cedide Müzesi” olarak açılmıştır.

Büyükada’daki Sait Faik evi ise 22 Ağustos 1959 günü müze olarak hizmete girmiştir. 1973 senesinde Kültür Bakanlığı tarafından satın alınan Cahit Sıtkı’nın çocukluğunun geçtiği Diyarbakır’daki evi, 2007’de ise Cide’de Rıfat Ilgaz’ın doğup büyüdüğü ev müzeye dönüştürülmüştür.

NE YAPILABİLİR?

Sosyal medyada Orhan Veli’nin doğduğu bu evin satın alınıp müze yapılması için hem belediyelere hem de bakanlığa bir çağrı söz konusu.

Ben de “Ne yapılabilir?” sorusunu yetkililere sordum.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve ilgili belediyelerin yazar evlerini korumaya alabileceği yanıtını aldım.

Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daha hızlı hareket edebileceği ifade edildi.

Yeter ki istensin… Sadece Beykoz’daki ev de değil aslında, Orhan Veli’nin 1940’lar Ankara’sında sıklıkla gittiği Posta Caddesi’ndeki Yeni Hayat ve Şükran Lokantası’nın bulunduğu “Kudret Han” hâlâ ayakta.

Bir dönem çalıştığı Tercüme Bürosu’nun bulunduğu “Yüzbaşıoğlu Apartmanı” da… Hatta geçen yıl Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yapıların dış cepheleri boyandı ve tadilattan geçirildi.

Bu yerlerin edebiyat müzesi olması düşünülemez mi?

Şu bir gerçek ki dün Orhan Kemal’in, bugün Orhan Veli’nin, yarınsa bir başka yazarın doğduğu ya da yaşadığı evi benzer bir durumda olacak.

Bu kesin.

İktidarın veya yerel yönetimlerin çabalarıyla bu evleri korumak ve müzeye dönüştürmek için bir çalışma başlatılmasının zamanı gelmedi mi?

Bu, bizden önceki neslin bize verdiği “kültürel mirası yaşatma” ödevidir aslında.

Anday’ın 1980’lerdeki temennisinin benzeri bugün de dile getirilirken, yarının temennilerini duymak yerine somut adımların atıldığını görmek isteriz.

Böylece hem yazarlarımız hem şehirlerimiz hem kültürel belleğimiz hem de edebiyat tarihimiz yaşamaya devam edecektir.

İlgili Sitenin Haberleri