Haber Detayı

Yasal süreçle tespit ve teyit iç içe yürüyecek
Gündem aydinlik.com.tr
22/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Yasal süreçle tespit ve teyit iç içe yürüyecek

Komisyon raporunun ilanının ardından bütünleşme sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu. PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve feshinin tespit ve teyidi ‘kritik eşik’ olarak vurgulansa da bazı önerilerin hayata geçirilmesinin tespit ve teyit süreci ile iç içe olması bekleniyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin yol haritası niteliğindeki çalışma raporunu tamamlaması gözleri sıradaki adımlara çevirdi.

Eklerle birlikte 110 sayfadan oluşan ve 50 üyeden 47’sinin onayını alan raporda altısı yasal hazırlığa, dördü siyasi meselelere dair 10 öneri yapıldı.Rapora göre yeni aşamanın yönetimi için kanunla sınırları çizilmiş şekilde yürütme yani Cumhurbaşkanı’nın başı olduğu Bakanlar Kurulu içinde bir mekanizma kurulacak.

PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye etmesinin tespit ve teyidi “kritik eşik” olarak vurgulansa da bazı önerilerin hayata geçirilmesinin tespit ve teyit süreci ile iç içe olması bekleniyor.

Zaman kaybedilmeyecek, Ramazan Bayramı’ndan sonra bazı işlere girişilecek.

MEKANİZMA KURULACAK Raporda komisyonun çalışmalarını tamamlamasının ardından sürecin sağlıklı ve eşgüdüm halinde ilerleyişi için yeni bir mekanizmanın gerekliliği bildirildi.

Mekanizma, “Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir.” diye tarif edildi.

Tarife göre kanunla verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Bakanlar Kurulu içinde bir mekanizma oluşturulacak.

Mekanizmada Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Adalet Bakanı, Millî Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ile Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanının olması muhtemel.Doğrudan Millî Güvenlik Kurulu’nun üstlendirilmesi de seçenekler arasında.

MÜSTAKİL KANUN İÇİN ACELE EDİLMEYECEK “Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.” ifadeleriyle PKK’ya özel ve onunla sınırlı kalacak bir kanun işareti verildi.Kanunun “kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmesi” vurgulanırken af ya da cezasızlık algısı üretmeyeceğine özellikle dikkat çekiliyor.

Tüm mensupların zorunlu olarak adli işleme tabi tutulacağı söyleniyor.

Özel kanunun suçlu-suçsuz, yönetici-üye gibi ayrımlar yapıp yapmayacağı, silah bırakan terör örgütü mensuplarının yargılanıp yargılanmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Bu hususta Hükümet çevrelerinde 1928 yılında çıkarılan Şeyh Sait isyancılarına yönelik özel kanun benzeri bir şartlı toplu salıverme kanunu da dillendiriliyor.

İÇ İÇE GERÇEKLEŞTİRİLECEK ÖNERİLER Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye etmesinin tespit ve teyidi olmadan müstakil kanuna girişilmeyecek.

Ancak raporun yedinci bölümünde “Demokratikleşme ile İlgili Öneriler” başlığında sunulanlardan bazıları, tespit ve teyit süreci ile iç içe hayata geçirilebilir.

Bunun için öncelik sıralaması yapılacak.

Yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan hususların da bir yandan uygulanması denenecek.Demokratikleşme önerilerinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının eksiksiz uygulanmasının önemine değinildi.

Ayrıca çok sayıda kanunda değişiklik atfı yapıldı. “Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.” denildi.

Bu öneri, Terörle Mücadele Kanunu’nda propaganda ile üyelik hallerinin birbirinden ayrılacağı ve düzenleme ile propaganda yaptığı için üyelik suçundan mahkûm olanların suçlarının düşeceği şeklinde yorumlanıyor.

CEZAEVİNDEKİLERE ŞARTLI TAHLİYE YOLU Koşullu salıverilme şartları ile infaz sürelerinin güncellemesi de dâhil olmak üzere evrensel ilkeler kapsamındaki ceza düzenlemeleri, hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için infaz ertelemesi, cezaevleri idare ve gözlem kurullarının uygulamalarındaki aksaklıkların giderilmesi, yerel yönetimlerde görevden el çektirilenin yerine yeni başkanın belediye meclisi içinde belirlenmesi gibi öneriler de tespit ve teyit süreci ile iç içe hayata geçirilebilecekler arasında yer alabilir.

Böylelikle cezaevindeki çok sayıda PKK mensubu ve destekçisine denetimli serbestlik ve tahliye yolu açılabilir.

Komisyon raporunda ilerleyen safhada demokratikleşme kapsamında Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Köy Kanunu, Basın Kanunu’nun da elden geçirileceği mesajı veriliyor.

Bir de Siyasi Etik Kanunu çıkarılacağı aktarılıyor.

Terör örgütü kurucusu Abdullah Öcalan’ın şartlı salıverilmesini sağlayabilecek AİHM kararlarına yönelik adımlar ise tespit ve teyit sonrasında.

TESPİT VE TEYİDİN ÖLÇÜTLERİ Tespit ve teyidin ise raporda de belirtildiği üzere “Devletin ilgili kurumları arasındaki eş güdümle; objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi” önceleniyor.

MİT, Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın sunacağı raporlar doğrultusunda Millî Güvenlik Kurulu’nun da onayıyla karar verilecek.

Raporlar hazırlanırken örgütün Suriye’deki son durumu ve Irak’taki varlığı kritik önemde.

Suriye’de geçen yıl yapılan ancak YPG/ PKK’nın uymadığı mutabakatın yerine 18 Ocak’ta yenisi imzalanmıştı.

Olumlu seyreden uygulamanın nihaî sonucuna bakılacak.

Irak’ta Kandil ve Gara gibi yerleşimler ile Sincar ve Mahmur gibi kampların kapatılıp kapatılmadığı titizlikle izlenecek.Sayısı 300 olarak iddia edilen sözde yönetici kadro ile finansal varlıkların akıbeti de ele alınacak.

Yönetici kadro ile finansal yapıya ilişkin adımların henüz netleşmediği ileri sürülüyor.

ŞEYH SAİT KANUNU 1928 yılında 1925’teki Şeyh Sait İsyanı’na katılanlara yönelik “1239 Sayılı Kanun” çıkarılmıştı.

Adalet Komisyonu tutanaklarında kanunun bir af olmadığı vurgulanarak özel bir düzenleme olduğu belirtilmişti.

Altı maddeden oluşan kanunla, isyana karışmış olanlar ile olayların başından 27 Kasım 1927 tarihine kadar geçen süre zarfında kanunda belirtilen il ve ilçelerde işlenen suç ve kabahatler dolayısıyla sanık veya mahkum olanlar hakkındaki soruşturma ve infazlar ertelenmişti.

Yürürlüğe girmesi itibariyle üç ay içinde başvuranların kanundan yararlanacakları düzenlenmişti.

Erteleme kapsamındaki suçların tabi olduğu zaman aşımı süresinin yarısı kadar süre içinde suç ve kabahat işlemeyenlerin önceki suçlarının da işlenmemiş sayılacağı bildirilmişti.

Aksi durumda ise Türk Ceza Kanunu’nun hükümlerinin uygulanacağı kaydedilmişti. ‘MECLİS’İN TEYİDİ BEKLEMESİNE GEREK YOK’ MHP’nin komisyon üyesi milletvekillerinden Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, demokratikleşmeyle ilgili düzenlemeler için tespit ve teyit kararının beklenmesine gerek olmadığını söyledi.

Yıldız, örgüt mensuplarının adli işlemlerden geçirilmesinin anlamının işlenen suçla ilgili kamu davası açılması olduğunu da ekledi.

Önceki gün Gazeteci İsmil Saymaz’a konuşan Yıldız’ın ilgili sözleri şöyle: “Biz baştan beri söylüyoruz.

Önce de söyledik.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak için rapora ihtiyaç yok ki.

Var mı İsmail Bey?

Şu andan sonra Meclis’in demokratikleşmeyle ilgili düzenlemeler için teyidi beklemesine gerek yok.

Ancak örgüt üyeleriyle ilgili teyit mekanizması şart. (Vatandaş infaz indirimini şöyle anlıyor: ‘Suç işleyen de işlemeyen de örgüt yöneticisi de üyesi de işleme tabi tutulmadan hayata karışacak.’ sorusu üzerine) Hayır, hayır.

Her biri için işlem yapılacak.

İşlediği suçla ilgili hakkında kamu davası açılacak.

Ama başka bir suç işlememiş, sadece terör örgütü üyesi ise denetimli serbestlik uygulanabilir.

Bu uygulama şu anda ceza kanununda mevcuttur.”

İlgili Sitenin Haberleri