Haber Detayı
TSB Başkan Yardımcısı Türkölmez: Yaşlanma sigortalanma ihtiyacını artıracak
Türkiye’nin demografik değişiminin sigorta sektörüne olan bakış açısını geliştirdiğini belirten Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez, “Sigorta, finansal bir koruma kalkanı oluştururken, lüksten ziyade bir ihtiyaç haline geldi” dedi.
Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comTürkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez, DÜNYA Gazetesi’ne verdiği röportajda, Türk sigorta sektörünün 2025’ten 2026’ya geçiş süreci, beklentileri, mevcut düzenlemeler ve gelecekteki zorlukları değerlendirildi. “Bir ekonominin büyümesi ve ayakta kalabilmesi için sigortalanmış olması gerekiyor” diyen Türkölmez, “Birincil emekliliği de bunun içine katıyorum.
Kahramamaraş merkezli depremler önemli bir eşiktir.
Orada bir kere daha gördük ki sigortalanmışlık oranı çok da istediğimiz seviyede değil.
Öyle olsaydı bugün belki de farklı şeyleri konuşurduk.
Deprem bölgesinde konut sigortası yaptırılmadığı için devletin bütçesinden çok büyük para aktı, devlet bütçesiyle kurtarıldı.
O nedenle öncelikle sigortalılığı arttırmamız gerekiyor. 2025’te de hem bireysel sigortalarda hem de ticari sigortalarda bu yönde yol aldığımızı düşünüyorum.
İkinci bir husus, trafik sigortaları. 2025'te trafik sigortalarını daha az konuşur hale geldik, bu da iyi bir şey.
Çünkü sektörün gelişimi büyümesi için trafik sigortalarının bu kadar ön planda olmaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Türkölmez, rekabetin en yoğun yaşandığı elementer sigortaların şirketlerin mali gelirinde çok etkili olduğuna işaret ederek, “Geçtiğimiz yıl sektörün finansallarını, bilançolarını güçlendirdiği ve o rekabetle birlikte müşteriye çok daha uygun fiyatlı sigortaları sunabildiği bir yıl oldu.
Bu açıdan iyi bir büyüme kaydedildiğini düşünüyorum.
Bu olayı ticari sigortalarda da gördük.
Çünkü reasürans finansmanlarının da bulunduğunu görüyoruz.
Hem büyüme açısından hem de kârlılık açısından iyi bir yılı kapadık.
Sağlık sigortaları zaten büyümeye devam ediyor.
Toplumun refahı arttıkça sağlık sigortasına ihtiyaç da artıyor” diye konuştu.Doğurganlık düştü, yaşam süresi uzadı Türkiye’nin demografik değişimine de dikkati çeken Türkölmez, bu değişimin iki boyutlu yaşandığına işaret etti.
Türkölmez, “Hiç beklemediğimiz bir şekilde toplumdaki doğurganlık oranı oldukça azaldı.
Hem doğum oranları hem de evlilik oranlarında bir düşüş söz konusu.
Doğurganlık oranının 1,5’un altına inmesini bu kadar hızlı beklemiyorduk.
Bir anda Avrupa seviyesine geldik.
Bu rakamlar gösteriyor ki ileriye baktığımızda emeklilerin sayısı artacak.
Ama onları finanse edecek, istihdam yaratacak gençlerin sayısı o kadar artmayacak.
TÜİK nüfus istatistikleri paylaşıldı. 86 milyonluk nüfusta 0-14 yaş arası gençlerin oranı %20.4’e düşmüş görünüyor.
Buna karşın 65 yaş ve üstü oranı %11,1 ile artış gösteriyor" dedi.“Bireysel topluma doğru gidiyoruz” Türkölmez, yaşam süresinin de uzamaya başlamasıyla, sigorta sektörünün öneminin artacağına vurgu yaptı. “Herkesin kendi varlığıyla kendini idamen ettireceği bir düzene doğru gidiyoruz” diyen Türkölmez, şöyle devam etti: “O nedenle herkesin buna göre konumlanması gerekiyor.
İşte onun için sağlık sigortası alıyorlar, bireysel emeklilik yaptırıyorlar.
Belki ileride daha fazla konut sigortası da yaptırmaları gerekecek.
Herkesin kendi varlığını kurması gereken bireysel bir topluma gidiyoruz, biz dönüşüyoruz.
O nedenle sigorta bu değişimin merkezinde duruyor olacak.”BES’te sisteme girişler devam ediyor BES'te devlet katkısının %30’dan %20’ye çekilmesi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Türkölmez, şunları söyledi: “Umarım daha fazla düşmez.
TSB olarak BES'te devletin verdiği katkıyı bir aracı olarak görüyoruz.
Bu aracın kendi içinde bir süreklilik arz etmesi gerekiyor.
Başka vergi teşvikleri de var.
O nedenle tabii ki büyümesine çok ket vuracak bir husus olduğunu düşünmüyorum ben.
Zaten ocak ayı da bunu gösteriyor. "“Reasürans finansmanında sıkıntı yaşanmıyor” Dünyada yaşanan ekonomik ve politik krizlerin reasürans finansmanına etkisi hakkında konuşan Türkölmez, “Şu anda sigorta sektörüne baktığımda neler problemli alanlardır diye sorsanız; reasürans finansmanı bulma konusunu bir sorun olarak göstermezdim.
Çünkü reasürans şirketlerinin de kârlılığı iyi.
Türkiye’nin de şu anda ticari sigortalardaki kârlılığı iyi.
Ben 2025’e baktığımda şirketlerin ciddi reasürans finansmanı bulabildiğini görüyorum ki çok büyük işlerin sigortasını yapabiliyorlar.
Bu sene de yenileyebiliyorlar.
O nedenle böyle reasürans maliyetleri, reasürans kapasitesi bulma konusunda 2025 sıkıntılı değildi. 2026’da da çok sıkıntılı olacağını düşünmüyorum” dedi.Harcama, enflasyonun düşüşünü durduruyor Taylan Türkölmez, 2026 yılından beklentilerini şu sözlerle ifade etti: “Her yıl bir öncekinden daha iyi olsun diliyorum.
Para politikası enflasyonu düşürmek için yapabileceklerini yaptı.
Ama bazı yapısal problemlerimiz var ve onları çok kıramıyoruz.
Bir de bizi harcamaya yönelten toplumsal, davranışsal durumlarımız var.
Ve o harcamaya yöneltmeyi de bir türlü engelleyemiyoruz.
Bu eğilim enflasyonun istediğimiz seviyeden aşağıya inmesini de biraz durduruyor.
Oralar bizim için zorlayıcı olacak ama gidişat en azından doğru bir gidişat."Lüks değil ihtiyaç Sağlıkta yaşanan medikal enflasyonun fiyatlara yansıdığını anlatan Türkölmez, “Artan hastane ve sağlık hizmeti fiyatları nedeniyle, özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortasına olan talep ve bilinç artıyor.
İnsanlar, acil durumlarda yüksek maliyetlerle karşılaşmamak için sigortayı bir zorunluluk olarak görmeye başlamış durumda.
Sigorta şirketleri, farklı bütçe ve ihtiyaçlara yönelik çeşitli sağlık sigortası seçenekleri sunuyor.
Hastaneler de şehirlere ve branşlara göre segmentlere ayrılmış durumda, bu da sigorta poliçelerinin hastane anlaşmalarına göre farklılaşmasına olanak tanıyor.
Yüksek sağlık hizmeti maliyetleri göz önüne alındığında, sigortanın (tamamlayıcı veya özel sağlık) bireyler için finansal bir koruma kalkanı oluşturduğu ve bir lüksten ziyade bir ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz” diye konuştu.