Haber Detayı

Deprem bölgesinde eğitim ateşböcekleriyle aydınlanıyor
Sürdürülebilir dünya dunya.com
24/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Deprem bölgesinde eğitim ateşböcekleriyle aydınlanıyor

Deprem bölgesinde çocukların eğitimle bağını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen mobil öğrenim programı, dört ilde 13 okulda 11 bini aşkın çocuğa ulaştı. 145 bin saati aşan uygulamalı eğitimle desteklenen model, uzun vadede 24 bin çocuğa ve 300 bin öğrenim saatine erişmeyi hedefliyor ve eğitim ihtiyacına kalıcı yanıt sunuyor.

Başak Nur GÖKÇAM/HATAYbasaknur.gokcam@dunya.comDepremin ardından en ağır yükü taşıyan alanlardan biri eği­tim oldu.

Okulların fiziki ha­sarı kadar, çocukların öğren­me sürekliliğinin kesintiye uğraması da uzun vadeli sos­yal riskleri beraberinde getir­di.

Bu tablo karşısında sahaya inen ve mobil öğrenim mode­liyle çocukların eğitimle bağı­nı korumayı hedefleyen Tür­kiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), deprem bölgesinde uzun soluklu bir eğitim sefer­berliği yürütüyor.TEGV, ‘Eğitimle Daha İyiye’ programı kapsamında Hatay, Malatya, Gaziantep ve Kahra­manmaraş’ta konuşlandırdı­ğı 4 Ateşböceği Öğrenim Bi­rimi ile çocuklara nitelikli ve uygulamalı eğitim desteği su­nuyor.

Vakfın mobil etkinlik noktası modeli olan Ateşbö­cekleri, sabit bir merkeze bağ­lı kalmadan okullara ulaşarak özellikle kırılgan gruplardaki çocukların eğitimle temasını sürdürülebilir biçimde güç­lendiriyor.11 bini aşkın çocuğa doğrudan erişim Program kapsamında bugü­ne kadar 13 okulda 11 bin 297 çocuğa ulaşıldı.

Sahada ger­çekleştirilen etkinlik süresi ise 145 bin 789 öğrenim saa­tine erişti.

TEGV’in verilerine göre her bir Ateşböceği birimi, düzenli takibi yapılan, ölçüle­bilir çıktılara dayalı bir eğitim modeliyle çalışıyor.

Hatay’da­ki Bilim Ateşböceği, Malat­ya’daki Düş Gezgini Ateşbö­ceği, Gaziantep ve Kahraman­maraş’taki Bilişim ve Tasarım Ateşböcekleri; 1. sınıftan 8. sı­nıfa kadar çocuklara bilim, sa­nat, tasarım, kodlama ve diji­tal okuryazarlık alanlarında atölyeler sunuyor.Bu birimlerde yalnızca aka­demik destek değil, çocukla­rın sosyal-duygusal gelişimi­ni güçlendiren, üretime dayalı bir öğrenme yaklaşımı benim­seniyor.

Kodlama, algoritma, tasarım odaklı düşünme, bi­lim atölyeleri ve sanat etkin­likleri, deprem sonrası trav­manın gölgesindeki çocuklar için hem öğrenme hem de iyi­leşme alanı yaratıyor.TEGV ile yürütülen prog­ram dört yıla yayılmış durum­da.

Hedef 24 bin çocuğa ulaş­mak ve toplam 300 bin öğre­nim saatine erişmek.

Bu ölçek, yalnızca kısa vadeli bir sosyal destek değil; bölgedeki eğitim ekosistemine uzun soluklu katkı anlamına geliyor.

Prog­ram, TEGV’in sahadaki de­neyimi ile MediaMarkt Tür­kiye’nin sağladığı finansal ve kurumsal destek çerçevesin­de hayata geçiriliyor.

Program için 1,6 milyon Euro kaynak ayrılmış olması, deprem son­rası sosyal yatırımların sürdü­rülebilirliği açısından dikkat çekiyor.

İş birliği kapsamında şu ana kadar 4 Ateşböceği öğ­renim birimi aktif olarak saha­da faaliyet gösteriyor.Konuya ilişkin açıklamada bulunan TEGV Genel Müdü­rü Sait Tosyalı, deprem son­rası dönemde çocukların eği­timle bağını korumanın ha­yati olduğunu vurgulayarak, “Nitelikli eğitim bir defalık destek değil; çocukların ha­yatına uzun vadeli eşliktir.

Bu program sahada düzenli ta­kip edilen ve kalıcı umut ya­ratan bir etki ortaya koyuyor” dedi.

MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar ise iş bir­liğine ilişkin olarak, “Bu mo­deli uzaktan bir destek olarak görmedik; sahada birlikte öğ­renen ve gelişen bir yapı kur­duk” değerlendirmesinde bu­lundu.Yapay zekâ içerikleri kalıcı programa dönüştü 2025 itibarıyla programın içeriğine kalıcı olarak dahil edilen yapay zekâ atölyeleri ise dikkat çekici bir yenilik.

Yapay Zekâ Hikâye Etkinliği kapsamında çocuklar kendi hikâyelerini yazıyor, karak­terlerini ve dünyalarını ta­sarlıyor.

Bugüne kadar 364 çocuğun katıldığı atölyeler­de üretilen içeriklerin 2026 sonunda dijital bir çocuk ma­salları kütüphanesine dönüş­türülmesi hedefleniyor.

Bu yaklaşım, yapay zekâyı ço­cuklara ‘yerine düşünen’ bir araç olarak değil, doğru kul­lanıldığında üretimi büyüten bir teknoloji olarak anlatma­yı amaçlıyor.

Deprem bölge­sinde dijital uçurum riskinin arttığı bir dönemde, bu içe­riklerin erken yaşta sunul­ması önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.Afet sonrası eğitimde mobil modelin rolüAfetlerin ardından en hızlı etkilenen alanlardan biri eğitim altyapısı oluyor.

Hasarlı okul binaları, göç hareketliliği ve öğretmen sirkülasyonu, öğrenme sürekliliğini kesintiye uğratabiliyor.

Mobil öğrenim birimleri, sabit mekâna bağlı kalmadan sahaya adapte olabildiği için bu boşluğu hızlı şekilde doldurabiliyor.

Çocuklara güvenli, düzenli ve yapılandırılmış bir öğrenme alanı sunulması; akademik kayıpların azaltılması kadar psikososyal toparlanma açısından da kritik önem taşıyor.Ölçülebilir sosyal etki ne anlama geliyor?Deprem bölgesinde yürütülen eğitim programlarında sürdürülebilirlik, yalnızca süreyle değil etki takibiyle de tanımlanıyor.

Devamlılık oranları, kazanılan beceriler, uygulamalı öğrenim süresi ve içerik güncellemeleri düzenli olarak izleniyor.

Bu yaklaşım, kısa süreli yardım modelinden farklı olarak yerelde kapasite oluşturmaya ve uzun vadeli dönüşüm sağlamaya odaklanan bir sosyal yatırım anlayışını temsil ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri