Haber Detayı
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin yeni eğilimi
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin yeni eğilimi
İtalya’da 6 Mart’ta başlayacak Paralimpik Kış Oyunları’nda yıllardır süren emperyalist dayatma sona eriyor. 2014’ten beri Rusya, 2018’den beri de Belarus; Paralimpik Oyunlarında bayrağı ve marşı ile temsil edilemiyordu.
Nihayet bu haksız uygulama, 6 Mart’ta sona erecek.
Tüm uluslararası spor organizasyonlarına Rusya ve Belarus hızla dönecektir.
Bu kararın alınmasındaki en önemli etken; ABD’nin Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ni her seferinde zor durumda bırakan tavrıdır.
Savaşsa ABD, Rusya’dan daha çok savaşların içinde; işgalse, Dünya’nın her yerini işgal edecek hakkı kendinde görüyor; şiddetse, CIS adını koydukları paramiliter güç kendi vatandaşlarını bile vuruyor; ahlaksızlıksa, Epstein dosyalarındakilerin yaşandığı bir ülkeye gencecik sporcular gönderilemez; sporcuların dolaşım hakkı ise, aklına esene vize vermeyerek bunun önündeki en büyük engel yine ABD.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin yönetiminde ABD’lileri görmezsiniz, hatta alt komitelerinin başkanları bile ABD’li değildir.
IOC yöneticileri “Aramızda bir tane ABD’li bile yok” derler; ama Atlantikçi kararların altına imza atarlar.
Ancak; ABD’nin dünya barışına ve spora verdiği zarar o kadar belirgin ki, IOC alternatif adımları atmazsa dünya kendi alternatiflerini yaratacak duruma geldi.
Bu nedenle; IOC ilk adımı Rus ve Belaruslu sporcuların ülkesini bayrağı ve marşıyla temsil etmesini yasaklayan kararı kaldırıyor.
Bunun arkası da gelecektir.
TMOK’DE SEÇİM KARARI Dünyada bu umut veren gelişmeler yaşanırken; Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) seçim kararı aldı.
TMOK, olağanüstü tüzük ve seçim genel kurullarını yapacak.
Geçen yılki seçimde bir tarafta IOC’de Asbaşkanlık görevi dahil birçok görevi yerine getirmiş Uğur Erdener’in başkanlığında ülkemizin en başarılı federasyonları olan Jimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Voleybol Federasyonu Başkanı Akif Üstündağ, Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ ve Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül vardı.
Bu 5 yöneticiyi de 2024’ün en iyi 10’unu seçtiğim yazımda saymıştım.
Zaten, seçtiğim diğer yöneticiler paralimpik sporunun yöneticileriydi.
Diğer tarafta da amatör sporlarda televizyon yayıncılığını devlet desteği olmadan başarıyla sürdüren Ahmet Gülüm vardı.
Bu değerli adayların hepsi; eleştirilerim sonrası beni arama nezaketine gösteren ve daha iyi için uğraşan kişilerdi.
Başarılı federasyon başkanları tartının bir tarafındayken Uğur Erdener’in tekrar seçimi kazanacağını düşünüyordum.
Ahmet Gülüm, seçimde zoru başardı.
Gülüm; spora ve sporcuya, bunca sorumluluk içinde yazdığı “Sporcu Eskisi” isimli kitapla da sahip çıktı.
Gülüm’ün aldığı yeni seçim kararı, yine Türk Sporu için atılmış fedakâr bir adımdır.
Ülkemizde sporun önünde çok yol var.
Lümpenleşen spor kültürünün karşısında; emeğin, estetiğin, gücün, bilimin ve kültürün kazanması gerekir.
Futbol üzerinden özel kanalların topluma dayattığı lümpen kavgaları ne yazık ki, diğer spor alanlarında da görmeye başladık.
Bu yüzden; çok daha güçlü TMOK Yönetimi’nin oluşması için atılan bu fedakâr adımı kutluyorum.
Yenilgiyi hakketmeyen federasyon başkanlarımızı TMOK’a kazandırmanın vakti gelmiş olmalı. 2025’teki seçimdeki iki listenin de kaybetmesini istemezdim.
Böylece, iki listeyi de oluşturan değerli spor insanları kazanıyor.
DÜNYA BİRDEN BÜYÜKTÜR TMOK yeni yönetimi oluşurken; IOC’deki değişim de dikkate alınmalı.
ABD’nin dünyadaki hiçbir organizasyonu tek başına yönetecek gücü kalmadı.
IOC’nin 206 üyesi var.
IOC yüzünü birkaç sömürgeci ülkeden yıllarca sömürülmüş ama sonunda bağımsızlığını kazanmış yeni dünyaya dönmek zorunda kaldı.
Dolayısıyla; sporun lümpen kültüre karşı başarısının yanında, ülkemize Olimpiyat ev sahipliğini kazandırmayı da hedefleyecek yeni TMOK Yönetimi Asya’nın, Afrika’nın, Latin Amerika’nın ve Doğru Avrupa’nın tüm ülkeleri ile uyum içinde olmalıdır.
TMOK’nin yeni yöneticilerinin sporun her ülkenin vatandaşlarınca ve her ülkede yapılmasını ilke olarak benimsemesi gerekir.
Bunun için, emperyalizmin dayatmalarına boyun eğmemek gerekir.
IOC’nin Paralimpik Oyunları öncesi aldığı Rus ve Belarus kararını doğru anlaşılmalıdır. 5’ten büyük olduğunu iddia ettiğimiz dünya, 1’den haydi haydi büyüktür.
CUMHURİYET’İN KAZANIMI ÜNİVERSİTE SINAVI 30 Ekim 2023’teki Cumhuriyet Bayramı yazımda ÖSYM sınavının değerini yazmıştım.
Geçtiğimiz hafta, aynı hatırlatmayı yaptım.
Bu sınavı kaldırmak, üniversitelerimizi emekçinin elinden alıp birkaç otokrat ve bürokrat ile sermayedarların keyfine bırakmaktır.
Üniversite sınavına karşı olan birinin İmamoğlu’nun diplomasını tartışmaya hakkı yoktur.
İmamoğlu’nun diploması üzerindeki tartışma üniversiteye hukuksuz girmesi üzerinedir.
Bugün FETÖ’den kurtarmaya çalıştığımız insanlarımız; FETÖ’nün peşine neden takıldı?
Üniversite Sınavı’nı kaldırırsanız; Fetullahçı ve Süleymancı gibi yapılar üniversitelerden kontenjan sağlamaya çalışacaktır.
Kurtarmaya çalıştıklarımız yerine, yenilerini emperyalizme kaptırırız.
Üniversite sınavı olmazsa, antiemperyalist mücadeleyi yapanların çocuklarının nitelikli üniversitelere giriş yolu kapanır.
VİCDANI HÜR ŞAİRİN ADINI TAŞIYAN OKUL Ortaokulum İzmir Tevfik Fikret Lisesi’nde 9 yaşında çocukların müfettişlerce kapalı odalarda tek tek sorguya alındığını duydum.
Müfettişler, bu sorguda okulda din dersi verilip verilmediğini ve Cumhurbaşkanı’na ailelerinde ve okulda hakaret edilip edilmediğini sormuşlar.
Çocuklar, sorguda bildikleri duaları okumuşlar.
Beyanlarına imza atmışlar.
Müfettişler, Tevfik Fikret’in “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim” sözünden de mi habersiz?
Doğrudan velilerden dinlediğim bu olayı; Cumhurbaşkanımız dahil kimse kabul etmez.
Din, 9 yaşındaki çocukları korkutarak kazanılmaz.
Çocuklardan ailelerinin ve öğretmenlerinin görüşlerini öğrenmeye çalışmak da din ve ahlak dışıdır.
Eminim, Cumhurbaşkanımız bu müfettişleri teftiş ettirmek için yeni müfettişler görevlendirecektir.