Haber Detayı

Türkçeyi mi Yasaklayacağız?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
28/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Türkçeyi mi Yasaklayacağız?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun, Dünya Anadili Günü için yaptığı açıklamaya göre, anadilin “kamusal alanda tanınması ve korunması” gerekiyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ’nun, Dünya Anadili Günü için yaptığı açıklamaya göre, anadilin “kamusal alanda tanınması ve korunması” gerekiyor.

Anadil sorunu yalnızca Kürt yurttaşların meselesi değil, Süryani, Laz, Çerkes, Arap, Rum ve diğer tüm halkların dilleri Türkiye’nin kültürel zenginliğinin parçası.

Farklı diller kamusal alanda görünür olmalı.

Toplumsal barışın, gerçek anlamda eşit yurttaşlığın ve demokratik bir geleceğin yolu, dillerin inkârından değil tanınmasından geçiyor.

Bu açıklamadan anladığımıza göre, Türkiye’de Kürtçe başta olmak üzere Süryani, Laz, Çerkes, Arap, Rum vb. kökenli yurttaşların anadilleri inkâr ediliyor.

Öyle mi?

Düzce Üniversitesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü’nde Abhaz ve Laz enstitüsü var.

Boğaziçi Üniversitesi’nde seçmeli Abhazca dersleri veriliyor.

Abhazca-Türkçe sözlük basıldı.

Kafkas Dernekleri Federasyonu Çerkesçe kurslar veriyor.

Kayseri Erciyes ve Düzce üniversitelerinde Çerkes dili ve kültürü bölümü açıldı.

Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde seçmeli Çerkesçe dersleri kondu.

Lazca 80’e yakın kitap yayımlandı.

Yüksek öğretim kurumlarında, Karadeniz Bölgesi ve İstanbul olmak üzere bazı okullarda Lazca ders veriliyor.

Lazca öğretmenliği yapmak isteyen öğretmenler için mesleki gelişim oturumları düzenleniyor.

İstanbul’da Özel Mor Efrem Süryani Anaokulu açıldı.

Tunceli’de Zazaca ders veren 16 sınıf var.

Fener Rum Lisesi, Zoğrafyon Rum Lisesi gibi liselerde tarih ve coğrafya dersleri Türkçe, diğer dersler Rumca olarak yapılıyor.

Devletin Kürtçe yayın yapan televizyonu var.

Arapçaya gelince...

Arapça dersi ilkokul ve ortaokullarda seçmeli, imam hatip okullarında ise zorunlu!

Sezgin Tanrıkulu ’na göre, bu uygulamalar “kamusal alanda tanınma ve korunma” dan sayılmıyor olmalı.

Daha ne yapılması gerek?

Resmi dilden vaz mı geçeceğiz?

Türkçeyi mi yasaklayacağız?

Amaç ne?

Niyet ne?

En önemlisi, CHP’nin resmi görüşü ne?

MİLLİ EĞİTİMİN SİLİNEN AMACI MHP lideri Devlet Bahçeli , Milli Eğitim Bakanlığı’nın laiklik açısından tartışmalara neden olan “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesini savunurken Milli Eğitim Bakanlığı’nın amacını tanımlayan Milli Eğitim Temel Kanunu’nun amaç maddesine gönderme yaptı.

Madde şöyle: “Öğrencileri, bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştirme, insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve beceriyle donatmak.” Bu madde, AKP iktidara gelir gelmez atandığı başbakanlık müsteşarlığında Türkiye’yi federasyona sürükleyecek yasa taslakları hazırlayan Ömer Dinçer ’in, daha sonra getirildiği Milli Eğitim Bakanlığı sırasında kabul edilmiştir.

Yasanın kaldırılan hükmüne gelince...

Milli Eğitim Bakanlığı’nın amacı, AKP kaldırmadan önce şöyleydi: “Atatürk i nkılap ve ilkelerine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen vatandaş yetiştirme.” Neymiş?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın amacından Atatürk devrimleri, laiklik ve Türkiye Cumhuriyeti silinmiş.

Kim silmiş?

Okullarda dini eğitim verilmesine olanak tanınan Ensar Vakfı’nın da kurucusu olan AKP’li Ömer Dinçer silmiş.

Yerine koyduğu amacı savunmak da bugün MHP liderine kalmış.

MHP artık ittifak ortağı olmaktan çıkmış, AKP ile bütünleşmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri