Haber Detayı
Turizmin geleceği 5S ile şekilleniyor
Turizmin kalbinin attığı Antalya’da düzenlenen zirvede sektörün geleceğine dair öne çıkan trend 5S oldu. Alışılagelmiş “sea-sand-sun” (deniz-kum-güneş) üçlüsüne iki S daha eklendi: “Safety” ve “sustainability” yani güvenlik ve sürdürülebilirlik…
Hayati ARIGANhayati.arigan@dunya.comTürkiye’yi dünya çapında güçlü bir turizm, ağırlama ve gastronomi destinasyonu haline getirme vizyonuyla düzenlenen VI.
Uluslararası Turizm Gastronomisi Yatırımları ve Ağırlama Zirvesi FSUMMIT, bu yıl ‘Ağırlama Sisteminde Ekosistem’ temasıyla gerçekleştirildi.
Zirvede konaklama, gastronomi, teknoloji, yatırım, sürdürülebilirlik ve destinasyon yönetimi arasındaki çok katmanlı ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı.Antalya modeli dünya sahnesine taşınıyor AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizm sektöründeki dönüşüme dikkat çekerek klasik ‘sea – sun and sand’ (deniz-kum-güneş)’ üçlemesinin artık yeterli olmadığını söyledi.Pandemi sonrası ‘safety’ (güvenlik) başlığının sektöre eklendiğini hatırlatan Kavaloğlu, dijitalleşmenin hız kazandığı yeni dönemde ‘sustainability’nin (sürdürülebilirlik) stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Böylece turizmin rotasını belirleyen modelin 3S’ten 5S’e evrildiğini ifade etti. “Turizm çok ciddi bir dinamik.
Çok özel bir makine.
Bu makinenin tüm paydaşları senkronize çalışmak zorunda” diyen Kavaloğlu, özellikle Y ve Z kuşağının deneyim odaklı beklentilerine uygun yeni pazarlama metodolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.Gastronomi ile 12 aya yayılan turizm Kavaloğlu, sürdürülebilirliğin en önemli ayaklarından birinin gastronomi olduğunu belirterek, yerel ve coğrafi işaretli ürünlerin Antalya’nın marka değerini artırdığını söyledi.
Gastronominin turizmi yaz sezonunun ötesine taşıyan temel araçlardan biri olduğunu vurguladı.
Antalya’nın yıllık yaklaşık 17 milyon yabancı, 7 milyona yakın da yerli turisti ağırladığını hatırlatan Kavaloğlu, “2,5 milyon nüfuslu bir kentin kendi nüfusunun katbekat üzerinde ziyaretçi ağırlıyor ve bu dinamiklerin doğru analiz edilmesi gerek” dedi.Antalya’nın yalnızca turizm değil, aynı zamanda güçlü bir tarım ve sanayi kenti olduğuna dikkat çeken Kavaloğlu, tarımın Türk ekonomisine 2,2 milyar dolar, sanayinin 500 milyon dolar katkı sağladığını, turizmin ise yaklaşık 17,5 milyar dolarlık ekonomik değer ürettiğini söyledi.Örtü altı tarımın yaklaşık yüzde 50’sinin Antalya’da yapıldığını belirten Kavaloğlu, “Bu üretimin önemli bölümünün turizm sektörüne hizmet ediyor.
Antalya olmazsa Türkiye turizmini, Türkiye olmazsa dünya turizmini konuşmak zorlaşır” dedi.Kavaloğlu ayrıca Antalya’nın Dünya Uzay Kongresi ve 70 bin katılımcının beklendiği COP31 gibi küresel organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirterek, uluslararası etkinliklerin marka gücünü daha da artıracağını ifade etti.Restoran sayısı potansiyelin gerisinde ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu ise Antalya’daki gastronomi işletmelerinin potansiyelin gerisinde kaldığını söyledi.
Türkiye genelinde 263 bin restoran ve kafe bulunduğunu belirten Hacısüleymanoğlu, Antalya’da bu sayının yaklaşık 8 bin olduğunu ifade etti.Hacısüleymanoğlu, “Her şey dahil sistem ile beslenme ihtiyacı büyük ölçüde oteller içinde karşılanıyor.
Bu durum şehirdeki restoran ve kafelerin büyüme alanını daraltabiliyor.
Türkiye’de restoran ve kafelerde yıllık harcama 44 milyar dolar, bunun 33 milyar dolarının kredi kartları üzerinden gerçekleşiyor.
Kredi kartı limitleri ve faiz oranlarına yönelik düzenlemelerin sektörü doğrudan etkileniyor.
Sektör temsilcilerinin bu konuda daha aktif tutum alması gerekir” diye konuştu.“Deneyim tarladan başlar” Ev Dışı Tüketim Derneği Başkanı Melih Şahinöz de konuşmasında ağırlama sektörünün yalnızca otel ve restoranlardan ibaret olmadığını belirterek, “Deneyim tarladan başlayan bir ekosistemin sonucudur” dedi.Antalya’da coğrafi işaret başvuru sayısının üç yıl içinde 20’den 207’ye yükseldiğini açıklayan Şahinöz, bu artışın gastronomiye odaklanmanın sonucu olduğunu söyledi.
Turizmin yıl boyunca aynı kalite ve standartta ürün talep etmesinin tarımı geliştirdiğini ifade etti.Antalya’nın tarımsal ihracatının yaklaşık 2,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Şahinöz, turizm kapsamında tüketilen tarımsal ürünlerin de hizmet ihracatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.“17 milyona yakın yabancı ziyaretçiyi ağırlıyoruz.
Otellerde sunulan gıda ve burada tüketilen tarımsal ürünler dolaylı bir ihracattır” diyen Şahinöz, tarımsal üretimin hizmet ihracatı içindeki payının daha görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.