Haber Detayı

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
06/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir! *** ABD açısından, Trump’ın savaşa dayalı Ortadoğu politikasını etkileyecek en büyük güç, ABD kamuoyu ve onu yansıtan seçimlerdir.

Bu Kasım’da Temsilciler Meclisi’nin tamamını, Senato’nun da üçte birini değiştirecek ara seçimler var.

Trump ’ın savaşlara karşı bir seçim kampanyası yürüttüğü ve Amerikalıların da savaşlarda ölen evlatlarından çok etkilendikleri düşünülürse, bu seçimlerin sonuçları, ABD’nin Ortadoğu’daki saldırgan sıcak savaş politikasını dengeleyebilir ve engelleyebilir. *** İsrail açısından Netanyahu’nun, güvenlik gerekçeleriyle uyguladığı genişleme stratejisine dayalı saldırgan savaş politikasını da engelleyecek olan esas güç İsrail kamuoyu ve seçimleridir.

Netanyahu Anayasa Mahkemesi’yle bile ters düşen ve hakkında ciddi suçlamalar olan bir politikacı.

Seçimlerde İktidar değiştirildiği takdirde, Ortadoğu’daki saldırganlık dizginlenebilir. *** İran açısından, sorun, İran’ın dış politikasını kin, nefret ve saldırganlık üzerine dayamış olan, içeride de halkını ezen ve yolsuzlukların artık saklanamaz hale geldiği, Mollalar Diktatörlüğüdür.

Şu anda pek olanaklı (mümkün) ve olası (muhtemel) görünmüyor ama orada da gerçek, adil, şeffaf, periyodik seçimler yapılabilse, Ortadoğu’daki gerilimin önemli ölçüde azalabileceği düşünülebilir! *** Türkiye açısından, bölgemizdeki savaş ve İktidarların dış politikalarındaki yanlışların birikimi sonunda ortaya çıkan olumsuz olasılıklar ve baskılar, ülkemizi doğrudan etkileyen ve herkesi tedirgin eden bir tehlike.

Hem sıcak savaşın ülkemize de bulaşma olasılığı hem 1997’den beri sürdürülen yanlış dış politikalardan dolayı ortaya çıkan sığınmacı dalgalarının yarattığı iç ve dış sorunların maliyetleri, ülkemizi çok zorluyor.

Mevcut tehlikenin ortaya çıkışı 1990 yılına kadar geri gider: ABD, 1990 Ağustos’unda Saddam ’a karşı “Çöl Kalkanı ve Çöl Fırtınası” harekâtlarını başlatırken bizden de Irak’ın kuzeyine girmemizi istedi ama Genelkurmay Başkanı Torumtay , “Bir koyup üç alacağız” diyen Özal İktidarı ’na karşı çıktı ve istifa etti.

Fakat Emperyalizme, Liberaller, Liberal Solcular ve İslamcılar da destek verince, bir araç olarak kullanılan PKK saldırılarıyla da desteklenen süreç devam etti ve bugünkü İktidar döneminde, 2007’den ve özellikle de 2011’den sonra, doruk noktasına erişti.

Türkiye’nin bu bataklıktan ve bu savaştan uzaklaşmasının tek yolu bugünkü İktidarın değişmesine, iktidarın değişmesi ise seçime bağlıdır. *** Emperyalizme ve savaşa karşı mücadelede, Atatürk Dönemi dış politikasına dönmeliyiz: İç ve dış politikada, Laiklik, Bağımsızlık, Özgürlük, Eşitlik, Dayanışma, Barış ve Adalet ilkelerini, hem ülkemizde hem bölgemizde hem de dünyada savunmalı ve uygulamalıyız.

İlgili Sitenin Haberleri