Haber Detayı

Meclis’te neredeyse 30 yıl önce kurulan komisyonun önerileri hâlâ güncel: Kadının hakkı kağıt üzerinde bekliyor
Türkiye cumhuriyet.com.tr
08/03/2026 04:00 (1 saat önce)

Meclis’te neredeyse 30 yıl önce kurulan komisyonun önerileri hâlâ güncel: Kadının hakkı kağıt üzerinde bekliyor

CEDAW Sözleşmesi’nin daha iyi uygulanabilmesi için Meclis’te 1998’de kurulan komisyonun raporuna bakıldığında, o dönem yapılan pek çok tespitin güncelliğini koruduğu görülüyor. Bundan 28 yıl önce paylaşılan raporda siyasete cinsiyet kotası getirilmesi, kadınların kalıplaştırılan rollerden çıkarılması için eğitim sisteminin değiştirilmesi gibi öneriler yer alıyor.

Türkiye’nin 1985’te imzalandığı CEDAW Sözleşmesi’nin (Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi) “kağıt üzerinde kalmaması” için Meclis’te 1998 yılında bir araştırma komisyonu kuruldu.

Komisyonun o dönem paylaştığı rapora bakıldığında pek çok tespitin ve önerinin bugün güncelliğini koruduğu görülüyor.

Bundan neredeyse 30 yıl önce paylaşılan raporda; milletvekilliği, belediye başkanlığı adaylığı gibi konularda bugün de önerilen “cinsiyet kotası” konusu “Ülkemizde adayların belirlenmesi aşamasında seçim kanunlarında kota veya benzeri eşitliği teşvik edici yöntemlerle daha çok kadının ulusal ve yerel parlamentolarda temsilinin sağlanması gerekmektedir” ifadeleriyle yer alıyor. ‘GELENEKSEL YARGILAR KALDIRILMALI’ Kadınların cinsiyet rolleri üzerinden kısıtlanması bugün de tartışılırken, Meclis’in o dönem paylaştığı raporda konuyla ilgili “Eğitim programlarında ve ders kitaplarındaki yaklaşımın ayrımcı geleneksel yargıları ortadan kaldıracak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Ders kitaplarında yer alan ‘Baba evin reisidir, para kazanıp getirir, ihtiyaçları satın alır.

Anne evde oturur, yemek pişirir, soba yakar, çorap diker’ gibi kalıp tanımlamaların giderilmesi gerekmektedir” önerisi yer alıyor.

Bugün de kadınların iş hayatına daha çok katılabilmesi için daha fazla kreş açılması ve şiddet gören kadınlar için sığınma evlerinin çoğaltılması konuşulurken, o dönem hazırlanan raporda “Kadın Sığınma Evlerinin çoğaltılması, gizlilik ve güvenliklerinin sağlanması hususundaki yasal düzenlemelerin yapılması, bu konuda deneyimleri olan ülkelerin mevzuatlarından yararlanılması gerekmektedir.

Kamu ve özel sektör işyerlerinde işçi veya memur olmasına bakılmaksızın 100 kişi çalıştıran her işyerinde kreş açılması gerekmektedir” deniliyor.

EV İÇİ EMEK DE GÖRÜNÜR OLMALI Öte yandan raporda bugün de geçerliliğini koruyan şu öneriler sıralanıyor: - Özellikle kırsal kesimde karma eğitimin teşvik edilmesi, kız öğrencilerin eğitim imkanlarının arttırılması ve kız öğrencilerin erken yaşta evlendirilerek okuldan erken ayrılmasının önlenmesi gerekmektedir. - Kız çocuklarının geleneksel kadın mesleklerinden çok bütün mesleklere yönelmesi için rehberlik çalışmaları uygulanması yararlı olacaktır. - Eğitimini yarıda bırakmış kadınların ve özellikle de tek başına çocuk yetiştiren kadınların eğitimlerini tamamlayabilmeleri için ihtiyaç duydukları yuva, kreş, gündüz bakımevi gibi destek hizmetlerinin sağlanması hızla gerçekleştirilmelidir. - Kültürel ve sosyal mekanizmaların baskısıyla ifşa edilmesi engellenen, şiddet ve ensest ilişkiyi kolluk kuvvetlerine açıklama yönünde mağdurların yüreklendirilmesi, basın yayın organlarında mağdurların değil faillerin ifşa edilmesinin sağlanması olumlu bir yaklaşım olacaktır. - Tarımda ve/veya evde ücretsiz çalışan kadınların ev içi emeğinin görünür kılınabilmesi amacıyla ulusal hesaplara, ekonomik göstergelere dahil edilmesi yolunda gerekli çalışmaların yapılması sağlanmalıdır. - İşe alınmada eşitliği sağlayıcı önlemler alınmalı, işyerinde cinsiyete dayalı ayrımcılığın ne olduğunun işveren ve yöneticilere çok iyi anlatılmalı, eşitlikçi ve gerekirse kadınları koruyucu denetim ve şikayet mekanizmaları geliştirilmelidir.

İlgili Sitenin Haberleri