Haber Detayı

Sessiz katile sessiz kalma
Prof. dr. ramazan i̇nci aydinlik.com.tr
08/03/2026 15:13 (1 gün önce)

Sessiz katile sessiz kalma

Sessiz katile sessiz kalma

Dünyanın savaş halinde bizi hasta eden en büyük sessiz katil belki de strestir.

Ancak sessiz katil hastalık deyimi daha çok yüksek tansiyon için kullanılır.

En çok ölümler sessiz katil tansiyon yüzündendir.

SESSİZ KATİL DENMESİNİN NEDENİ Belirti göstermeyen veya belirtileri o kadar belirsiz olan bir hastalık veya durumdur ki, bu belirtilere aldırış edilmez.

Buna giden yol mesela, damarların veya atardamarların içini kaplayan plak veya kolesterol verilebilir.

Bu yavaş birikim, kalbe oksijen akışını kesene ve kalp krizine ve ölüme neden olana kadar fark edilmeyebilir.

TARİHTE SESSİZ KATİLE KURBAN GİDEN DEVLET ADAMLARI Kırım'ın Yalta kentindeki Rus Çarı II.

Nikolay'ın yazlık Livadya Sarayı'nda 1945 yılında İngiliz Başbakanı Sir Winston Churchill, Amerikan Başkanı Franklin D.

Roosevelt ve Rusya Federasyonu Başkanı Joseph Stalin, nihayet insanlığın en kanlı çatışmalarından biri olan İkinci Dünya Savaşı'na son vermeye karar verirler.

Düşmanlığı sona erdirmek için görüşmeler ve müzakereler yaparken, bu üç siyasetçinin bilmediği bir şey vardı: Ortak bir düşmanları.

Bu ortak düşman, sessizce çalışarak, her birine farklı türden sinsi bir kişisel saldırı planlıyordu.

Onun adı: yüksek tansiyon (Hipertansiyon).

Yaklaşık iki ay sonra, Başkan Franklin D.

Roosevelt büyük bir beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.

Joseph Stalin 1953'te ve Sir Winston Churchill 1966'da beyin kanamasından öldüler.

Her üç dünya lideri de tamamen önlenebilir bir hastalığın komplikasyonuna yenik düştüler.

HİPERTANSİYON NEDİR?

Yüksek tansiyon, tıbbi terimlerle 'hipertansiyon'.

Bir savaşta en önemli strateji, bu sessiz düşmanın etkisini ve erişimini erken ve kesin bir şekilde anlamaktır.

Yüksek tansiyonu olan insan için en büyük tehlike, bunun tespitinde yatar, çünkü o zaman mutlaka bir hekim düşürmeye çalışacaktır.

Gerçekten yüksek tansiyonu ciddiye almak gerekir.

Alarma geçilmelidir iş işten geçmeden.

Yoksa kayıtlara ölüm; “beklenmedik bir şekilde” diye not düşülür.

İnsanların uzun vadeli komplikasyonlarını anlamaması, yüksek tansiyonu benzersiz kılan şeydir.

Hipertansiyon genellikle %50'lik bir hastalık olarak anılır!

Aslında bunun anlamı, yüksek tansiyonu olan kişilerin sadece %50'sinin bunun farkında olduğu, farkında olanların sadece %50'sinin tedavi edildiği ve tedavi edilen şanslı kişilerin sadece %50'sinin önerilen hedefe kadar kontrol altında tutulduğu anlamına gelir.

KOMPLİKASYONLARI Sonra arkasından felç, beyin kanaması, görme kaybı, kalp krizi, göğüste damarların şişmesi (anevrizma), böbrek yetmezliği, aklınıza gelen her şey yüksek tansiyonun komplikasyonları olarak listelenmiştir.

BELİRTİLERİ VE TEK ÇÖZÜM Diğer hastalıkların aksine, yüksek tansiyonun tespitinde en büyük sorunlardan biri, neredeyse hiç belirti göstermemesi; sessiz seyretmesidir.

Yaygın inanışın aksine, yüksek tansiyonu olan hastaların çoğunda baş ağrısı, görme problemi, sinirlenme veya rahatsızlık gibi belirtiler görülmez.

Bu da neredeyse hiç uyarı işareti olmadığı anlamına gelir.

Kurban, görünüşte sağlıklı bir kişi, yani siz veya ben olabiliriz.

Bu nedenle tek çözüm, tansiyonumuzu kontrol ettirmek ve değerlerimizi bilmektir.

Bir hekimin tansiyonu ölçmesi 5 dakikadan az sürer.

Tespit edilmeyen yüksek tansiyon, büyük bir beyin kanamasına yol açabilir ve bir kişiyi anında öldürebilir.

Kurban felçten kurtulsa bile, felçle ilgili bir engellilikle yaşamanın sosyal ve ekonomik sonuçları daha da acı vericidir.

SAĞLIKLI GELECEĞİN KISA YOLU Yüksek tansiyon, dünya çapında ölüm ve sakatlıktan sorumlu bir numaralı risk faktörüdür.

Şimdi tansiyonunu kontrol et ve ettir.

Karşılığında, on yıllarca sağlıklı bir geleceğe sahip ol.

İsterseniz buna sağlıklı yaşamın kısa yolu diyebilirsiniz.

İlgili Sitenin Haberleri