Haber Detayı
Bilim açıkladı: Örümceklerden neden bu kadar çok korkuyoruz?
Birçok insan için kabusa dönüşen örümcek korkusunun arkasında yatan biyolojik gerçekler gün yüzüne çıktı. Yapılan araştırmada, insanların akrep ve kırkayak gibi canlılara bakabildiği ancak örümcek gördüğünde bakışlarını hemen kaçırdığı ve ağdaki örümceği daha güvenli bulduğu saptandı.
Doğa yürüyüşlerinden ev temizliğine kadar hayatın her anında karşımıza çıkan örümcekler, kimileri için sadece küçük bir canlıyken, kimileri içinse gerçek bir kabusa dönüşebiliyor.
Araknofobi, yani örümcek korkusu, dünya genelinde en sık rastlanan kaygı bozukluklarından biri olmasına rağmen, bu korkunun kökeninde yatan görsel detaylar tam olarak çözülebilmiş değil.
Bilim insanları, insanların neden bu canlılardan bu kadar çekindiğini anlamak için göz takibi teknolojisine başvurdu.Yeni yapılan bir çalışmada araştırmacılar, 118 üniversite öğrencisinin bakışlarını mercek altına alarak örümceklerin hangi fiziksel özelliklerinin korkuyu tetiklediğini belirlemeye çalıştı.
Deney sırasında katılımcılara; örümceklerin kelebeklerle, diğer böceklerle, hatta çıyan ve kırkayak gibi canlılarla kıyaslandığı çeşitli görsel çiftleri gösterildi.
Görsellerdeki örümcekler; tüylülük oranları, diş yapıları ve yumurta kesesi taşıyıp taşımamaları gibi farklı özelliklere sahipti.Bakışlar örümcekten kaçıyorAraştırmanın sonuçları, insanların görsel tercihleri konusunda çarpıcı veriler sundu.
Katılımcıların göz hareketleri incelendiğinde, bakışların örümceklerden ziyade kelebeklere veya diğer böceklere çok daha hızlı kaydığı görüldü.
İnsanlar, örümcek fotoğraflarına bakmaktan kaçınma eğilimi gösterirken; böcek, akrep veya kırkayak fotoğraflarını çok daha uzun süre inceledi.
İlginç olan ise, iki farklı örümcek görseli arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarında, bakışların genellikle örümceğin kendisinden ziyade ağ gibi belirli unsurlara odaklanmasıydı.Biyolojik bilimler profesörü Eileen Hebets, bu kaçınma davranışının örümceklerin hareket tarzıyla yakından ilgili olabileceğine dikkat çekiyor.
Hebets'e göre, insanların örümcek korkusunu anlatırken ilk değindikleri nokta, bu canlıların çok hızlı ve öngörülemez şekilde hareket etmesi haline geldi.
Deneyde bir ağ üzerindeki örümceğin, yerdeki bir örümceğe göre daha az korkutucu bulunması da bu durumu destekliyor.
Çünkü ağ üzerindeki bir örümceğin nerede olduğu ve ne yapacağı çok daha tahmin edilebilir bir durum olarak algılanıyor.Bu çalışma sadece korkunun nedenini anlamakla kalmıyor, aynı zamanda doğa koruma programları için de kritik bir önem taşıyor.
Eğer insanların örümceklerden neden çekindiği tam olarak saptanabilirse, bu canlıların korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarında izlenecek stratejiler de buna göre şekillenebilir.
Bilim ekibi, elde edilen verilerin özellikle günlük hayatı kısıtlayacak seviyede fobiye sahip bireylerin tedavisinde yeni yollar açmasını umuyor.