Haber Detayı
Maymunlar çok cana yakın
Maymunlar çok cana yakın
Stuttgart’ın tarihi hayvanat bahçesi Wilhelma (www.wilhelma.de) bu yıl 180. yaşını kutluyor.
Veliaht Prens Karl'ın Çar 1.Nikolaus’un kızı Olga Nikolaevna ile 30 Eylül 1846’da yaptığı evlilik nedeniyle kapılarını büyük bir dinlence parkı olarak ilk kez açmış, kısa süre sonra da bir hayvanat bahçesi ve botanik bahçesine dönüştürülmüştü.
Güney Almanya’nın bu en eski hayvanat bahçesinde yaşayan değerli bonobo maymunları birkaç yıl önce yeni “evleri”ne taşınmıştı!
Yapımı üç yıl süren, giderleri sonunda 22 milyon avroya tırmanan “Maymunlar Evi”nin yapımı tehlikeye girince 28 bin üyeli Wilhelma Dostları Derneği 9 milyon avroluk katkıda bulunmuştu.
Bugün Wilhelma’da 1200 türden yaklaşık 11 bin hayvan yaşıyor.
Stuttgart, Berlin ve Münih’in ardından ülkenin üçüncü hayvanat bahçesine sahip.Avrupa’da pek bir benzeri yok, gerçekten görülmeye değer.
Şık, ileriye dönük modern yapının hemen hemen tamamı camdan.
Mimarı Prof.
Hascher’in Almanya’nın mimarları arasında önemli bir yeri var.
Stuttgart’ın göbeğindeki Sanat Müzesi ile büyük bir alışveriş merkezinin de mimarı olan Prof.
Hascher’in özelliği yapılarında çok cam kullanması.
Bunu Maymunlar Evi’nde de gerçekleştirmiş.
Bonobolar (cüce şempanze) ve çocukları 1000 metrekare büyüklüğündeki alanda yaşıyorlar.
Maymunların geleceğe dönük yeni evi lüks, aydınlık ve de ferah.
Burada yaşayan 25 bonobo oturdukları, yattıkları veya oynaştıkları yerden dışardaki güzel doğayı seyrediyor, günün belli saatlerinde parka çıkıyor, koşturup zıplıyor, çimenlere uzanıyor. 3000 metrekarelik dış yeşil alanda on beş metre yüksekliğindeki değişik ağaçlar, çimenler ve bir derecik onların. ‘ANAYURTLARI’ KONGO Camların arkasındaki kalabalık hoşlarına gitmemiş olacak, konuşup eden, gülen, kendilerine ikide bir el sallayan insanlardan rahatsız oldukları belli.
Sadece küçüklerin hiç umurunda değil bu yeni dünya.
Onlar insan çocuklarının da severek oynayacağı büyükçe bir odada koşuşturarak, salıncaklarda sallanarak, topları sağa sola savurarak tam bir keyif çıkarıyor. “Anayurtları” Kongo olan bonobolar dışarıya çıktıklarında açık alanda yükseklere tırmanıyor, insanın yüreğini ağzına getiren değişik jimnastik hareketleri yapıyor, metrelerce yukardaki hamaklara kurulup ayaklarının altında uzanan hayvanat bahçesini ve çevresindeki büyük parkı seyrediyorlar.
Bütün gün tembel tembel oturmasını veya uyuklamasını önlemek için değişik kimi yöntemler de uygulanıyor.
Bazı bölümlerde ancak uğraşı sonucu bulabilecekleri köşelere leziz yiyeceklerle oyuncaklar saklanıyor.
Açıp alacakları dolap raflarına da günün belli saatlerinde yiyecekler bırakılıyor.
Susuzluğunu gidermek isteyen maymunun duvarlardan arada sırada akan sulara ağzını uzatması gerekiyor.
HAMİLELİK SÜRECİ 8 AY Doğada bonobolar çok sayıda dişi, erkek ve yavru hayvandan oluşan büyük gruplarda yaşıyor.
Yeni doğanlar belli bir yaşa geldikten sonra bölünüyor, küçük gruplara ayrılıyor.
Bonobolar tüm büyük maymunlar gibi gündüz çok hareketli.
Yaşamları sabah ve öğleden sonra doruğa ulaşıyor.
Öğlen sıcağında dinleniyorlar.
Geceleri de kendilerine yapraklardan bir ‘uyku yuvası’ yapıyorlar!
Bu yuva genellikle ağaçların doruklarında oluyor, çoğunlukla sadece bir gece kullanılıyor.
Bonobolarda doğum sırasında diğer dişilerin anneye yardımcı olduğu gözlemleniyor.
Birkaç dişi, doğum yapanı erkeklerden korumak için etrafında toplanıyor.
Annenin hamilelik süreci 8 ay.
Gıdalanmaya gelince, yemek listelerinde çoğunlukla değişik meyve türleri, ağaç yaprakları, tomurcuklar, bitki özleriyle otlar, böceklerle solucanlar var!
Az sonra dönüş yolundayız.
Aslanlar, zürafalar, filler, ceylanlarla fok balıklarının yanından geçerek çıkışa doğru yürüyoruz. 1829’da Kral 1.
Wilhelm’in Berberi stilde inşa ettirdiği pavyonun hemen yanındaki 650 metrekarelik havuz silme doğa harikası tropik su zambağı ile örtülü.
Yaklaşık 180 yıllık yetmiş manolya ağacı havuzu çevreliyor.
Çıkışa az kala sularda gezinen flamingolar size: ”Güle Güle”, diyor.