Haber Detayı
Küreselci liderlerden savaşa destek: Alanlarda ABD-İsrail protestosu
Avrupa Birliği ve ülkelerin liderleri ABD ve İsrail’in saldırganlığına destek veriyor. Avrupa’da emperyalizmi ve Siyonizmi protesto eden seslerde yükseliyor. Londra başta olmak üzere Avrupa kentlerinde on binlerce kişi sokaklara çıkarak ABD-İsrail saldırganlığını protesto etti
ŞAFAK ERDEM Avrupa Birliği ve Birliğin başını çeken ülkeler, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı emperyalist-siyonist saldırıyı desteklemeye devam ediyor.
Birliği yönetenler “ABD ve İsrail’in kendini savunma hakkı var”, “totaliter İran rejimi” gibi gülünç gerekçeler ileri sürerken İngiltere ve Fransa, ABD ve İsrail’e askeri olarak da destek veriyor.
İngiltere, Başbakan Keir Starmer’in aldığı kararla üslerini ABD’nin kullanımını açtı.
Ayrıca İngiliz jetleri bölgede ABD ve İsrail’e destek veriyor.
Başbakan açıklamasında “ABD, bu özel ve sınırlı savunma amaçlı kullanım için İngiliz üslerini kullanma izni talep etti ve bu talebi kabul ettik.” dedi.
MACRON GÜNEY KIBRIS’A GİTTİ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ABD-İsrail’in yanında konumunu almış durumda.
Macron 3 Mart’ta, İran’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde bulunan İngiliz üslerini hedef alan hava operasyonlarının ardından, ülkesinin Charles de Gaulle isimli uçak gemisini Akdeniz’e gönderdiğini büyük bir görselle duyurmuştu. 9 Mart’ta Macron, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Christodoulides’in davetiyle Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile birlikte GKRY’ne gitti.
Bu ziyarette Akdeniz’de bulunan Charles de Gaulle uçak gemisine giden Macron şu açıklamayı yaptı: “Tüm Avrupalıların güvenliği ortak çıkarımızdır.
Bölgeye Languedoc fırkateyni ve Mistral hava savunma birimini sevk ettik.
Charles de Gaulle uçak gemisi ve hava filosu da şu anda Kıbrıs yakınlarında bulunuyor.” KÖRFEZ ÜLKELERİNE DESTEK Macron, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında üslerini kullandığı Körfez ülkeleriyle de yoğun bir diplomasi trafiği yaptı.
Macron İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de bir görüşme yaptı.
Macron görüşme sonrası yayınladığı açıklamada savaştan ABD ve İsrail yerine İran’ı sorumlu tuttu.
Fransa Cumhurbaşkanı, İran’dan “bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını derhal durdurmasını”, “Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılmasını sona erdirerek deniz ulaşımının serbestliğini garanti etmesini”, “mevcut krizin kaynağı olan nükleer ve balistik programlarının geliştirilmesinden vazgeçmesini” talep etti.
BAKAN: SAVAŞA KATILMAYACAĞIZ Macron’un açıklama ve ziyaretlerine karşın Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “Bu savaşı onaylamadık ve katılmadık.
Onaylamıyoruz ve katılmayacağız” diye konuştu.
ALMANYA FİİLİ OLARAK DAHİL DEĞİL Almanya Başbakanı Merz’in tutumu da Starmer ve Macron’dan farklı değil.
Merz “Molla rejimi ne kadar çabuk sona ererse, bu savaş da o kadar çabuk bitecektir.
Düşmanlıkların sona ermesi tamamen bu rejime ve sözde Devrim Muhafızları'na bağlıdır.
Bu gerçekleşene kadar, İsrail ve Amerika'nın bu rejime karşı savunmalarını sürdüreceklerini varsayıyorum.” diye konuştu.
Savunma Bakanı Boris Pistorius ise “Almanya savaşın bir tarafı değildir” dedi.
Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil ise “Çok net söylüyorum: Bu, bizim savaşımız değil.
Bu savaşa katılmayacağız.” açıklaması yaptı.
İRAN’IN ‘SALDIRILARINA’ KINAMA 9 Mart’ta AB Komisyon Başkanı von der Leyen; Ürdün, Mısır, Bahreyn, Lübnan, Suriye, Türkiye, Ermenistan, Irak, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Umman liderleriyle savaşla ilgili görüşmek için video konferans yoluyla bir araya geldi.
Konferansın ardından AB’nin sitesinde yapılan açıklamada katılımcı ülkelerin “İran'ın ayrım gözetmeyen saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadığı” belirtildi.
AB’DEN İRAN’A YENİ YAPTIRIM AB İran’a yeni yaptırımlar da getirdi.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas 11 Mart’taki açıklamasında savaştan İran’ı “sorumlu tuttu” ve getirdikleri yeni yaptırımları açıkladı: “AB, İran’ı sorumlu tutmaya devam ediyor.
Bugün, AB üye devletlerinin büyükelçileri, ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu 19 rejim yetkilisi ve kuruluşunu hedef alan yeni yaptırımları onayladı.
İran'daki savaş devam ederken, AB çıkarlarını koruyacak ve iç baskılardan sorumlu olanları takip edecektir.
Ayrıca AB Tahran'a, İran'ın geleceğinin baskı üzerine inşa edilemeyeceği mesajını da vermektedir.” Kallas İsrail’in Lübnan’a başlattığı saldırıdan ise Hizbullah’ı “sorumlu tuttu”.
Kallas “Hizbullah’ın İran’ı desteklemek için İsrail’e saldırma kararı tüm bölgeyi tehlikeye atmaktadır.
İsrail, uluslararası hukuka uygun olarak kendini savunma hakkına sahiptir.” sözlerini söyledi.
LONDRA’DA BÜYÜK EYLEM İRAN'A KARŞI SAVAŞA HAYIR AB, İngiltere, Fransa ve Almanya’da iktidarlar ABD ile İsrail’e destek olurken Avrupa’da İran’a destek sesleri de yükseliyor. 7 Mart’ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının sona ermesini talep eden 30 binden fazla kişi Londra'nın merkezindeki ABD büyükelçiliğine yürüdü.
Nükleer Silahsızlanma Kampanyası, Savaşı Durdurun Koalisyonu, Filistin Dayanışma Kampanyası, Britanya Müslümanlar Derneği, Britanya Filistin Forumu ve Al-Aqsa Dostları’nın çağrısıyla Londralılar, ABD ve İsrail saldırganlığına karşı bir araya geldi.
Yürüyüşte İran ve Filistin bayraklarının yanı sıra, şehit edilen Ayetullah Hamaney’in portreleri taşındı.
Londralılar “Trump'ın Savaşlarını Durdurun”, “İran'a Karşı Savaşı Durdurun”, “İsrail'i Silahlandırmayı Durdurun” ve “İran'a Karşı Savaşa Hayır” yazılı pankartları açtılar. ‘2003’TEKİ GİBİ OLMAYACAK’ ABD büyükelçiliği önünde 2025’te İşçi Partisi’nden ayrılarak Jeremy Corbyn ile birlikte Your Party’yi (Senin Partin) kuran Zarah Sultana bir konuşma yaptı.
Sultana, 2003’teki ABD’nin Irak işgaline İngiltere’nin katılımını hatırlatarak “Bu sefer izin vermeyeceğiz” dedi.
Sultana şöyle seslendi: “O zamanlar bize Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu söylendi.
Savaşın barış ve demokrasi getireceği söylendi.
Savaşın Iraklıları ve dünyayı koruyacağı söylendi.
Ama gerçek çok farklıydı.
Bağdat'ın çocukları büyümeyi hak ediyorlar.
Ve biz 23 yıl önce Irak savaşına karşı yürüyüş yaptığımızda, görmezden gelindik.
Bir daha görmezden gelinmeyeceğiz, çünkü tarih kimin haklı olduğunu kanıtladı.” Londra’daki yürüyüş, ülkedeki bir grup vekilin ve kuruluşun, savaş karşıtı mücadeleyi başlatmasının ardından geldi.
TRUMP SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR Savaşı Durdurun Koalisyonu (Stop the War Coalition) Başkan Yardımcısı Chris Nineham, eylem günü yaptığı açıklamada “Trump ve Netanyahu, Orta Doğu'da cinayet ve kaos yaratıyorlar.
Bu ülkedeki ezici çoğunluk, olanların delilik olduğunu düşünüyor, Trump'ın savaşlarına tamamen karşı çıkıyor ve İngiliz hükümetinin bunlarla hiçbir ilgisi olmaması gerektiğine inanıyor.” diye konuştu.
Nineham, Starmer hükümetinin “Batı Asya'da kaosu yükseltmek için İngiliz üslerinin ve kaynaklarının kullanılmasına izin vermesinin utanç verici olduğunu” söyledi.
Koalisyonun toplantı organizatörü (convener) Lindsey German ise “Donald Trump, herkesin onun politikasına ve bombardımanlarına boyun eğeceğini düşünüyorsa, hayal dünyasında yaşıyor olmalı.
İnsanlar onun bombardımanına direnecekler çünkü bu tamamen yasadışı ve haksız.
Bu, barbarca boyutlarda bir savaş suçu.” dedi. ‘İNGİLTERE’Yİ SAVAŞA SÜRÜKLEMEK’ Milletvekili Jeremy Corbyn’in yabancı güçlerin İngiliz üslerini kullanması için parlamentonun onayını gerektiren bir yasa tasarısı sundu.
Bu öneri, Yeşil Parti ve İşçi Partisi milletvekilleri de dahil olmak üzere birçok milletvekili tarafından desteklendi.
Yasa tasarısını destekleyenlerin 5 Mart'ta Başbakan Starmer’e yazdıkları mektupta, İngiliz askeri üslerinin ABD tarafından kullanılmasına izin verilmesinin “İngiltere'yi İran ile yasadışı ve felaketle sonuçlanacak bir savaşa sürükleme riski taşıdığı” söyleniyor.
FRANKFURT’TA İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR PROTESTO EDİLDİ AYHAN MENTEŞ / FRANKFURT ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen bir mitingle protesto edildi.
İranlılar başta olmak üzere farklı milletlerden insanların katıldığı eyleme, eyalet hükümetinin baskılarına rağmen binlerce kişi katıldı. “Hessen Eyaleti İslam Din Toplumu” tarafından “Savaş değil barış, zorbalık değil hukuk” sloganıyla düzenlenen barış ve uluslararası hukuk mitingine çeşitli kurum ve temsilcilikler de destek verdi.
Vatan Partisi Frankfurt Temsilciliği de mitinge katıldı.
Mitingde konuşan Ünal Kaymakçı ve Ramazan Kuruyüz, İsrail’i “terör devleti” olarak nitelendirerek uluslararası hukuk önünde yargılanması gerektiğini ifade etti.
ABD’nin ise emperyalist hedefleri doğrultusunda uluslararası hukuku hiçe sayarak savaş politikalarıyla mazlum milletleri dize getirmeye çalıştığını dile getirdiler.
Konuşmacılar ayrıca Almanya’nın bu süreçte emperyalist, soykırımcı Siyonist güçlerin yanında yer almasını eleştirerek bunun büyük bir suç olduğunu belirtti.
VATAN PARTİSİ: İRAN’A SALDIRI TÜRKİYE’YE SALDIRIDIR Konuşmalarda Batı Asya’da yaşanan savaşların, insanlık ve vicdan ile zulüm ve saldırganlık arasındaki bir mücadele olduğu vurgulandı.
Her bireyin insanlık safında yer alması, uluslararası hukuku savunması ve bağımsızlık mücadelesi için saldırgan politikalara karşı durması gerektiği ifade edildi.
Vatan Partisi Frankfurt Temsilciliği’nden Ayhan Menteş de verdiği röportajda emperyalizm ve Siyonizm’i eleştirerek İran’a yönelik saldırının Türkiye’ye yapılmış sayılması gerektiğini söyledi.
Menteş, İran devletinin ve halkının aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği açısından da mücadele verdiğini belirterek Türk milletinin İran halkının yanında olduğunu dile getirdi.
Miting alanında ayrıca saldırılarda hayatını kaybettiği belirtilen 161 kız çocuğu anısına oluşturulan anma köşesine çiçekler bırakıldı. ‘SAVAŞ İSTEYEN MACRON’U DURDURUN!’ Vatanseverler partisi (les Patriotes) lideri Florian Philippot Macron’un Akdeniz’e Fransız askeri kuvvet göndermesini eleştirdi.
Philippot şunları söyledi: “8 fırkateyn, 2 amfibi helikopter gemisi, Charles de Gaulle + hava ve kara kuvvetleri: Hiçbir şekilde savaşta olmadığımızı söyleyen Macron, Orta Doğu'ya “benzeri görülmemiş” bir Fransız donanması gönderiyor!
Amaç: Savaşı başlatan ve bölgeyi kaosa sürükleyenlerin yerine kirli işi yapmak!
Bravo şampiyon!… O tehlikeli biri: savaş istiyor.
Durdurun!” NETANYAHU VE TRUMP’IN AŞAĞILIK EYLEMLERİ İspanya’da mecliste iki vekili bulunan Más Madrid partisinden Manuela Bergerot mecliste yaptığı konuşmada Netanyahu ve Trump’ın eylemlerini “aşağılık” olarak niteledi: “Netanyahu ve Trump'ın İran'daki ilk askeri hedefi, bir kız okulunu bombalayarak 160 kızı öldürmekti.
İranlı kadınların haklarını bu şekilde savunuyorlar — 160 kızın ölümünü kutlayarak.
Ne aşağılık bir şey!” ‘İNGİLTERE ABD’YE BOYUN EĞİYOR’ İngiltere’de İşçi Partisi’nden milletvekili olan Diane Abbott, hükümeti “ABD'ye boyun eğmek” ile eleştirdi.
Abbott sosyal medya hesabında şöyle yazdı: “İmparatorluk nostaljisi olanlar, İngiltere'nin hala büyük bir dünya gücü olduğunu iddia edebilirler.
Bunun bedeli ise ABD'ye boyun eğmek, yasadışı savaşlara katılmak ve bu ülkedeki insanların durumunun daha da kötüleşmesidir.” KIZ ÇOCUKLARINI KATLEDEN ABD Britanyalı eski milletvekili George Galloway “İran'daki bir ilkokulda 7 ila 12 yaşları arasındaki 167 kız çocuğunun katledilmesi, Vietnam Savaşı'ndan bu yana Amerika Birleşik Devletleri'nin işlediği en büyük vahşettir.
Bu, dünya tarihinde kaydedilen en büyük kız öğrenci katliamıdır.” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.