Haber Detayı
Savaşın uzama ihtimali ekonomi yönetiminin iyimserliğini bile törpüledi
Ortadoğu’da uzayan savaş, Türkiye ekonomisinde enerji faturasını büyütürken turizm gelirlerini ve cari dengeyi aynı anda baskılama riski yaratıyor.
Türkiye ekonomisi, 2026 yılına tartışmalı enflasyon projeksiyonları ve derinleşen geçim kriziyle girmişken Ortadoğu’da kronikleşen savaş durumu, mevcut kırılganlıkları kontrolü güç bir boyuta taşıyor.
Ekonomi yönetiminin “Enflasyonun belini kırdık” vaatlerine karşın, jeopolitik sarsıntıların enerji maliyetlerini tetiklemesi; kâğıt üzerindeki iyimser senaryoların sahada karşılık bulmasını daha da imkânsız duruma getirirken ülkeyi yüksek enerji faturası, daralan turizm gelirleri ve bütçe açığı kıskacına hapsediyor.
Ekonomi yönetiminin son dönemde yaptığı açıklamalarda da bu risklerin kabul edildiği görülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek son açıklamasında savaşın 2 aydan fazla sürmesi ihtimaline ilişkin “Enflasyona olumsuz etki ihtimali var, ben daha çok cari açık konusunda tedirginim.
Akaryakıtta eşel mobil sistemi ise sürdürülebilir değil, bunun bütçe etkisi çok büyük” dedi.
Uzmanlara göre de savaşın uzaması durumunda Türkiye ekonomisi üzerinde oluşabilecek baskı başta enerji maliyetleri ve dış denge üzerinden hissedilecek.
Ekonomist Oğuz Demir, Türkiye’nin yıllık enerji ithalatının yaklaşık 60- 70 milyar dolar düzeyinde olduğuna dikkat çekerek petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın enerji faturasını yaklaşık 4-5 milyar dolar yükseltebileceğini vurguladı.
İHRACAT TEHLİKEDE Demir, “Böyle bir gelişme cari açık baskısı yanında büyüme üzerinde de aşağı yönlü bir etki yaratır.
Ayrıca Avrupa ekonomisinin enerji şokundan etkilenmesi Türkiye’nin ihracatını da dolaylı olarak baskılayabilir” dedi.
Türkiye’de enerjide artışın kur geçişkenliği ve maliyet enflasyonu nedeniyle hızlı yayıldığını belirten Demir, “Bu durumunda politika alanı daralır, ekonomi yönetimi daha hassas bir denge kurmak zorunda kalabilir” dedi.
Ekonomist Arda Tunca ise enerji ithalatı ile turizm gelirleri arasındaki dengeye dikkat çekti.
Tunca, 2025 yılı itibarıyla turizm gelirlerinin yaklaşık 65 milyar dolar, enerji ithalatının ise 63 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini hatırlattı, “Elbette bire bir eşleştirme yapmak mümkün değil ama kabaca bakıldığında, Türkiye’nin enerji ithalatının turizm gelirleriyle finanse edildiğini söylemek mümkün” diyerek şunlara dikkat çekti: “Savaşın uzaması halinde hem turizm gelirlerinin düşmesi, hem enerji ithalat faturasının yükselmesiyle ödemeler dengesi üzerinde doğrudan baskı oluşur.
Ekonomik faaliyetler iç piyasaya yönelir ve bu durum maliye politikası üzerinde ilave baskı yaratır.”