Haber Detayı

Bu bir ekonomik savaş güç bizde ABD kendini hâlâ Voltran mı sanıyor
şule perinçek aydinlik.com.tr
26/03/2026 00:00 (8 saat önce)

Bu bir ekonomik savaş güç bizde ABD kendini hâlâ Voltran mı sanıyor

Bu bir ekonomik savaş güç bizde ABD kendini hâlâ Voltran mı sanıyor

Yalnızca Körfez ülkelerinin günlük kaybı 2 milyar dolar. 20 milyon varil günlük geçiyordu.

Küresel petrol ve gazın yüzde 20’si.

Yalnızca o mu… gübre… bakır, altın, krom, fosfat, kurşun, çinko, demir, sülfür… aklınıza gelen madenler… yeraltı yerüstü… tarımı… sanayisi… hele de bunları binlerce yıldır işleyen… ekip biçen… insanı… ne varsa esirgememiş doğa bölgemizden.

Bir su sıkıntımız var.

Onun da çaresi üretilmiş.

Tuzlu suyumuz derya deniz.

Arıtılıyor.

Nükleer silah kullanmaya ne hacet.

HÜRMÜZ DEDİĞİNİZ DÜNYA EKONOMİSİNİN NEFES BORUSU Bu damar kesilse dünya ekonomisinin kanı canı çekildi… çekiliyor.

Hürmüz dediğiniz bir “boğaz” değil.

Dünya ekonomisinin nefes borusu.

Bu bir ekonomik savaş!

Güç bizde!

HESAP TAHRAN’DAN DÖNDÜ ABD kendini hâlâ Voltran mı sanıyor!

O 1980’lerin çizgi filminde kaldı.

Anımsayınız.

Güya İran’ı en duyarlı noktasından vurmaya çalıştı.

Esnafın haklı talebinden birden kadınları devşirmeye kalkıştı.

Kıvılcımı çakarım dedi.

Pentagon’daki hesap Tahran’dan döndü.

BOYUN EĞDİREMEDİ TAM TERSİNE BİRLEŞTİRDİ Ayaklanma kışkırttı.

Yenildi.

Rejimi yıkamadı.

Şimdilerde “Liderleri öldürdüm rejim değişti sayılır…” diye geveleyip yarasına tuz basıyor.

İran halkına, kadınıyla erkeğiyle boyun eğdiremedi, ama birleştirdi.

İSRAİLLİLER TERKEDİYOR Peki, İsrail ne oldu: Çifte vatandaşların hemen hepsi zaten daha ilk başta ülkeyi terk etti.

Şimdi mecburen bazı engeller koyuyorlar vatandaşları ülkeyi terk etmesinler diye.

Çoğunluğu sonradan gelme dünyanın birçok köşesinden.

İşgal ettiler, bir ülke edindiler.

Bir İsrail ülkesi devam edebilir mi?

BM tarafından çizilen sınırlar içinde ve siyonist hedefler izlememeleri koşuluyla.

Uslu uslu kalsınlar.

Ama bugün sorun esas şu.

Hayfa’da rafineri vuruldu.

HAKSIZ AMAÇ İÇİN CAN VERİLMEZ Onlar da bir anlamda haklı…haksız bir amaç için can vermeye gönüllü olmak zor mu zordur...

Ayıplamıyorum.

Askerleri bile ağlayarak kaçıyor. 2024’te de bugün de yarın da.

ABD’nin de sorunu budur.

Anketler yayınlanıyor.

ABD’de ezici bir çoğunluk karşı.

Vicdani retçiler yüzde bin artıyor.

Trump, iki kez de gelirken onların oyunu aldı.

SAVAŞ LORDLARININ HESABI BOZULACAK Ama ABD ekonomisi savaş lordluğu üzerine kurulu, öyle yapılanmış.

Sülük ekonomisi.

Dünyaya hükmetmeye kalkışmış.

Petrolümün fiyatını ben belirlerim diyeni devirmiş idama yollamış, vurmuş kapıyı içeri girmiş, iktidarlar değiştirmiş… “büyük” sermaye… Bizim kanlarımızla beslenmeye alışmış.

İçinde siyonist sermayenin de söz sahibi olduğu savaşla beslenen, iktidarı Trump’la paylaşmaktan çok da hoşnut olmayan şu ünlü savaş lordları.

Nasıl değişecek?

Gönüllü olmayacağı kesin.

İran’la savaş Trump’ın esas planında belli ki yoktu.

Rejimi değiştirelim, diyorlardı.

ABD’ye dost bir iktidar olsun, onun sözünü dinlesin yeterdi.

Hedefe ilerliyordu.

Yükselen Asya’nın, Çin’in kolunu kanadını küresel salgınlarla bile kıramadım, şimdi tedarik noktalarını temizleye temizleye gelirim diyordu.

SERT KAYA İTTİFAKI Evdeki hesap misali… kayaya çarptılar.

Biz dememiş miydik sesleri yükseldi.

Uçak gemileri yola çıktı.

Savaşa bile tutuşamadan, hayaller bile yandı bitti kül oldu.

İran nasıl kazandı.

Nasıl 47 yıldır direniyor.

ABD VE İSRAİL GİBİ TEK BAŞINA DEĞİL Vatanını savunuyor.

Haklı.

Tek başına değildi.

Üçlü ittifakı kurdular.

Rusya vatan savunmasında.

Bir yandan savaşıyor, bir yandan büyümeye devam ediyor.

Çin’le ABD’nin ara bozma girişimlerine karşın dayanışmaya devam ediyorlar.

Çin birliğini-bütünlüğünü koruma ve başarıdan başarıya koşma, milletinin refahını artırma hedefinde…Üçünün de ortak menfaati.

Birleşince güçlerine güç kattılar.

Aralarında anlaşmalar yaptılar.

Biri füze verdi diyelim, biri teknoloji, biri istihbarat… ortaya alevli karışık müthiş bir bileşim çıktı.

Bu devrin geçek Voltran’ı!

İran dünya devine direniyor.

Herkesi şaşırtıyor DÖRT BAŞI MAMUR Bu başarıdan ders çıkarmamız gerekir.

Bir eksiği var.

O da güçlü ordusu, insan ve bilgi birikimi, ekonomik kaynakları ve o eşsiz devrim deneyimiyle Türkiye Cumhuriyeti!

TRÇİ ittifakı!

İnsana nasıl heyecan veriyor!

Siz dünyayı o zaman göreceksiniz.

Barış Türkiye’nin etkin ve kararlı saf tutmasıyla çok daha çabuk sağlanacaktır.

Türkiye’nin kararı bu açıdan çok önemli ve tayin edici olacaktır.

Batan ülkeye kredi verilmez.

Dost tutulmaz.

O ülkeye ne siyasi ne ekonomik ne de beyin göçü yatırımı yapılmaz.

ABD’nin tehditlerine kulak asan yok Trump ne yaptığını bilmiyor diyorlardı.

Oysa adım adım Çin’i ekonomik açıdan durdurabilecek ya da yavaşlatacak bir plan çerçevesinde ilerliyordu.

Doğu Akdeniz’e geldi.

Ama tıkandı.

Çaresiz.

İran’ın, ABD’nin tehditlerine kulak astığı yok.

İsrail’i vurmaya devam ediyor.

Savaş alanında ipler İran’ın elinde.

ABD bir parlıyor, beş dakika sonra geri adım atıyor.

İsrail’de kutunun kapağı bir açılsa içinden neler çıkacak.

Sirenler bile artık çalmaktan yoruldu besbelli.

Canlı yayında füzeler düşüyor… muhabir şaşırıyor… A aa nedense yine siren çalmadı… demir kubbe de yakalayamadı… Dünyada dengeler değişiyor, diyoruz hep bakın Maldivler Cumhurbaşkanı Mohamed Muizzu iki gün önce ne dedi: -“İran İsrail’e doğrudan saldırmalı.

İsrail’e gece gündüz saldırılmalı, gerçekten de böyle olmasını istiyoruz.” -“İran’ın hedefleri bölgedeki ABD ve İsrail tesisleri olmalı, bu Maldivler hükümetinin politikasıdır.” Planlar değişti Hürmüz’ü aç yetere razı WashIngton Post’ta yer alan ve birçok İsrail kaynağına göndermede bulunan bir makaleye göre, Hürmüz’ü açmak ve denetlemek “nihai hedef” oldu, rejimi değiştirmek değil artık.

Washington Post’un bir kaynağı, İsrailli bir yetkilinin şu sözlerini aktardı: “Dekorasyon için gelmiyorlar.” -”Plan, adayı ve boğazı ele geçirmek.” Amma öyle sözdeki gibi olmuyor işler… Pazarlıkta bile eli kuvvetli değil!!

Dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R Ford’a Akdeniz’e İran’a hava saldırısı düzenleyecek güya.

Mürettebatı yaklaşık dokuz aydır denizde.

Nisan ayında hâlâ seferde olurlarsa, Vietnam Savaşı’ndan bu yana en uzun görev… dayanabilecekler mi… sabırlar taşmak üzere.

Karada ve denizde.

Gerald Ford uçak gemisi… işe yaradı mı?

KARA HAREKÂTI DEYİP GEÇMEYİN Öte yandan karadan çıkarma tartışılıyor.

Nasıl götürecek o kadar askeri.

Kara çıkarması dört bin 500 ABD denizcisi ve deniz piyadesinin harcı değil elbette.

En az 600 bin olması gerekir deniyor.

Hadi parayla pulla topladı askerleri gitti, diyelim.

ABD kamuoyunun haline bakarsanız o da çok zor ya neyse… Hadi girdi, diyelim.

Dağlık, zor ve geniş bir alan.

Nasıl ilerleyecek.

Bölgede İran ordusunun en savaşçı ve deneyimli gözü pek askerleri var.

Dağları bayırları kaç yıldır savunuyorlar… adım adım biliyorlar. … Sonuç belli.

Adamı işte böyle ağlayarak kaçırırlar.

Haksız savaşın korkan askerleri.

DEVRİM MUHAFIZLARI HALKLA İLİŞKİLERİNİN AÇIKLAMASI: ABD bizim yeteneklerimizi bilmiyor “Yalancı, terörist ve çocuk katili ABD Başkanı, İran Devrim Muhafızları’nın bölgedeki tuz arıtma tesislerini hedef almayı ve bölge halkına zorluk çıkarmayı planladığını iddia etti. “Öncelikle, çocukları öldürerek ve 180 ilkokul öğrencisini kurban ederek savaşı başlatan, saldırgan ve halk karşıtı Amerikan ordusudur ve şu ana kadar Qeshm Adası’ndaki tuz arıtma tesisi de dahil olmak üzere beş su temin altyapısını hedef almıştır. “İslam Devrim Muhafızları Ordusu asla böyle bir şey yapmamıştır. “İkinci olarak, İran’ın elektrik santrallerine saldırmakla tehdit eden bu terörist ve çocuk katili Amerikan başkanıdır ve doğal olarak elektriğe saldırmak, hastaneler, yardım merkezleri, su şebekeleri ve tuz arıtma tesisleri gibi birçok insani hizmeti aksatacaktır ki bu insanlık dışıdır. “Bizim yaptığımız şey, elektrik santrallerine bir saldırı olması durumunda işgalci rejimin elektrik santrallerini ve ABD üslerine elektrik sağlayan bölgesel ülkelerin elektrik santrallerini, ayrıca Amerikalıların hissesi bulunan ekonomik, endüstriyel ve enerji altyapılarını hedef alarak misilleme yapacağı kararımızı açıklamaktır.

EMİN OLUN YAPACAĞIZ “Emin olun, bunu yapacağız. “Hastanemizi vurdunuz, biz öyle bir şey yapmadık. “Yardım merkezlerimizi vurdunuz, biz öyle bir şey yapmadık. “Okullarımızı vurdunuz, biz öyle bir şey yapmadık. “Ama elektriği vurursanız, biz de elektriği keseceğiz. “Her türlü tehdide, caydırıcılık dengesinde yarattığı seviyede karşılık vermeye kararlıyız ve bunu yapacağız.

ABD bizim yeteneklerimizi bilmiyor ve bunları savaş alanında görecek.” Batağa sürükleniyoruz gerçeği kabul edelim ForeIgn Affairs yazarı İlan Goldenberg “ABD’nin İran’da başka hiçbir seçeneği yok, Bir kaçış yolu bulmalı” başlıklı makalesini şöyle bitiriyor: “Amerikan tarihi, güvenle girilen ve zorlukla çıkılan savaşların tekrarlanan örneklerini sunar.

Vietnam, Irak ve Afganistan’da ABD liderleri başarıyı kurtarma umuduyla, yalnızca stratejik sıkıntılarını derinleştirdiler.

Başarısızlık korkusu ve batan maliyet yanılgısı, ABD’yi daha da bataklığa sürükledi.” İran savaşını bu kalıbı kırmak için bir fırsat olarak görüyor: “İran savaşı, neyin takip edeceğine dair net bir plan olmadan yapılan bir seçimdi.

Bu kararın sonuçları artık belli oluyor.

Önümüzdeki görev, zor bir zaferi kurtarmak değil, ABD’nin çıkarlarına, bölgesel istikrara ve Orta Doğu’daki sivillerin yaşamlarına verilen zararı sınırlamaktır. “Bu, rahatsız edici bir gerçeği kabul etmeyi gerektirecektir.

Bunun gibi savaşlarda en sorumlu yol, bir galibiyet arayışı içinde ilerlemek değil, maliyetlerin kazanımlardan ne zaman ağır bastığının farkına varmak ve sınırlı bir çatışma, bir bataklığa dönüşmeden geri adım atmaktır.”

İlgili Sitenin Haberleri