Haber Detayı
Vatan Partisi Rusya Temsilcisi Mehmet Perinçek: Rusya Ukrayna’da asla NATO askerini kabul etmez
Rusya Ukrayna savaşı barış görüşmeleri sürüyor. Görüşmelerinde temel iki mesele öne çıkıyor; toprak ve güvenlik garantisi. Vatan Partisi Rusya Temsilcisi Doç. Dr. Mehmet Perinçek’e göre tarafların güvenlik garantisi beklentileri, kısa vadede çözülmeyecek.
2025 yılı biterken Rusya Ukrayna barış görüşmeleri hız kazandı.
Taraflar arası diplomatik görüşmeler arttı.
ABD’ye giden Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ‘20 maddelik barış planı’ açıkladı.
Zelenski, metnin “yüzde 90 oranında kabul edildiğini” belirterek güvenlik garantileri ve askeri başlıkların neredeyse çözüldüğünü öne sürdü.
Ancak Donbas’ın statüsü ve daha kapsamlı güvenlik garantilerinin hâlâ müzakere edildiğini vurguladı.
Trump ise tam bir uzlaşmaya varılmasının daha fazla zaman alabileceğini ifade etti.
Zelenski ABD’deyken önemli bir gelişme yaşandı.
Kiev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konutuna dronlarla saldırı girişiminde bulundu.
Barış görüşmelerinin geleceğini Vatan Partisi Rusya Temsilcisi Doç.
Dr.
Mehmet Perinçek Aydınlık Avrupa’ya değerlendirdi.
Görüşmelerinde temel iki mesele olduğunu ifade eden Perinçek, ilk mesele olan toprak meselesinin çözülmesinin mümkün olduğunu ancak güvenlik garantisi konusunda tarafların anlaşmasının daha zor olduğunu ifade etti.
Perinçek, kısa vadede barışın mümkün gözükmediğini belirtti. ‘ABD İLE RUSYA NE ZAMAN GÖRÜŞSE UKRAYNA’DAN KIŞKIRTICI EYLEMLER GELİYOR’ Rusya-Ukrayna görüşmelerinde gelinen süreci nasıl özetliyorsunuz?
Son bir ayda birçok masa kuruldu.
Tarafların durduğu yeri (Rusya, Ukrayna, ABD ve Avrupa) nasıl okumak gerekir?
Bu diplomasi trafiğinden bir barış çıkar mı?
Şimdi görüşmelerde gelinen son durum aslında baştakinden çok da farklı değil.
Rusya ve ABD'nin barışa yönelik belirli çabaları daha önce de olduğu gibi göze çarpıyor.
Ancak Avrupa’daki şahinlerin bu süreci sabote etmek istediklerine şahit oluyoruz.
Özellikle Putin'in konutuna yapılan saldırı bunun önemli bir örneği.
Ayrıca yoğun drone saldırıları Ukrayna tarafından tekrar başladı.
Zaten ne zaman ABD ile Rusya arasında görüşmeler olsa, o sıralar mutlaka Ukrayna cephesinden sivillere yönelik, Rusya’yı kışkırtacak eylemler zinciri geliyor.
Bu son süreçte de aynısına şahit oluyoruz. ‘ESAS ANLAŞMAZLIK UKRAYNA’NIN GÜVENLİK GARANTİLERİ MESELESİNDEN GELECEK’ Bu gelinen süreçte bence esas gümbürtünün kopacağı ya da anlaşmazlığın esas olacağı nokta da Ukrayna'nın güvenlik garantileri meselesi olacak.
Baktığımızda toprak meselesinde belki Rusya’yı, Amerika’yı, hatta Ukrayna’yı ve Avrupa’yı uzlaştırabilirsiniz.
Zaten Ukrayna'nın toprak tavizinde bulunması gerektiğini kabul etmeyen kimse kalmadı.
O biraz az olur, biraz fazla olur ama bir şekilde tarafları bu konuda uzlaştırmak mümkün olabilir.
Kesin uzlaştırılabilir demiyorum ama en azından mümkün olabilir. ‘GÜVENLİK GARANTİLERİ KONUSUNDA TARAFLARI UZLAŞTIRMAK MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR’ Fakat güvenlik garantileri konusunda tarafları uzlaştırmak çok mümkün gözükmüyor.
Hatta şimdilik imkânsız gözüküyor.
Belki dediğimiz gibi toprak konusunda Rusya biraz geri adım atar, Avrupa bazı tavizler verir vs., ortak bir nokta bulunabilir.
Fakat güvenlik garantileri konusu öyle bir konu ki, aslında Rusya'nın askeri özel operasyonunun başlatmasının sebeplerinden biri.
Yani Ukrayna’da NATO güçlerinin bulunması meselesi.
Baktığımızda Avrupa tarafı, askeri gücün, NATO’nun Ukrayna’da bulunması konusunda tamamen ısrarcı.
Buna Trump da karşı değil.
Yani Trump, Amerika ordusunun orada bulunmayacağını söylüyor ama Avrupalı askerlerin olmasına karşı değil. ‘RUSYA, NATO ASKERLERİNİN UKRAYNA’DA OLACAĞI BİR ANLAŞMAYI KESİNLİKLE KABUL ETMEYECEK’ Rusya bu operasyonu zaten bundan dolayı başlattı ve dört senedir bunun için savaşıyor.
Şimdi kendi eliyle, dört senelik savaşın da üzerine NATO askerlerinin oraya gireceği bir anlaşmayı Rusya kesinlikle kabul etmeyecek.
Bunu Rus yetkililer de net bir şekilde dile getiriyorlar.
Ben Rus yetkililerle yaptığım görüşmelerde de bunu kati ve kesin bir şekilde ifade ettiklerine bizzat şahit oldum. ‘KISA VADEDE BARIŞ MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR’ Bu bakımdan masada iki konu var: Biri toprak meselesi; belki bu konuda uzlaşma olur.
Ama güvenlik garantileri konusunda olmayacağı kesin.
Yani orada Avrupa’yı Rusya’yla, hatta belki Amerika’yla Rusya’yı bile uzlaştırmak mümkün değil.
Bu bakımdan kısa vadede bir barışın gelmesi mümkün görünmüyor. ‘CEPHEDE İKİ TARAFIN DA REZERVLERİ VAR’ Her zaman söylediğim gibi, cephede her iki tarafın da, Rusya’nın da, Ukrayna tarafının da ve Avrupa’nın da, hâlâ rezervleri var.
Bu rezervler, savaşın bir tarafın diğerini bastırarak kendi şartlarını dayatmasını engelliyor.
O yüzden savaşın şu an bitmesi mümkün gözükmüyor. ‘PUTİN’İN KONUTUNA YAPILAN SALDIRI RUSYA’NIN BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRDİ’ Zelenski ABD'de görüşmedeyken Putin’in konutuna saldırı oldu.
Rus Uzman Aleksey Leonkov sizin de çok sık kullandığınız bir ifadeyi kullanarak planın arkasında Avrupalı şahinlerin olduğunu söyledi.
Bu saldırıyı nasıl görmek gerekir?
Putin'in konutuna yapılan saldırı da, barış masasına bakış konusunda Rusya’nın tavrını değiştirdi.
Rusya daha önce barış konusunda, hatta Ukrayna’ya kıyasla daha olumlu adımlar atıyordu.
Fakat doğrudan siyasetçilerin ve devlet yöneticilerinin hedef alınması Rusya tarafından bir terör eylemi olarak değerlendiriliyor ve artık Ukrayna’dan bir “terör devleti” olarak bahsediliyor.
Devlet başkanını doğrudan hedef alan bu saldırının, Rus yetkililerin de dile getirdiği üzere, bu durumun barış masasına bakışta köklü değişikliklere yol açacağı belirtiliyor.
Bu da barışın kısa süre içinde gelmeyeceğinin önemli göstergelerinden biri. ‘ABD, PUTİN’İN KONUTUNA YAPILAN SALDIRIYA ORTAK OLMUŞ OLABİLİR’ Hatta Putin’in konutuna yapılan saldırılar konusunda, Putin’in orada bulunduğunu Amerikalıların bildiği ve Amerikalıların bu bilgiyi Ukraynalılara ilettiği yönünde iddialar da öne sürülüyor.
Bununla ilgili çeşitli haberler çıkıyor; doğruluğu kesin olarak teyit edilmiş değil.
Ancak Rusya’nın önemli stratejistlerinden biri olan Aleksandr Dugin de ABD’nin de bu saldırıya ortak olduğunu kendi Telegram kanalında net bir şekilde ifade etti. ‘ABD’NİN GERİ ÇEKİLMESİNDEN DOĞACAK BOŞLUĞU İNGİLİZLER DOLDURMAYA ÇALIŞIYOR’ Birçok Rus uzman, İngiltere’nin barış sürecini sabote etmede oynadığı role dikkat çekiyor.
İngiltere ne yapmaya çalışıyor?
İngiltere’nin buradaki tavrının esas sebebi ise İngilizlerin “Global Britain” adını verdikleri rapora dayanıyor.
Daha birinci Trump döneminde ABD’nin geri çekileceğinin, kendi topraklarına döneceğinin sinyalleri o zamandan veriliyordu.
ABD’nin çekilmesi durumunda dünyada doğacak, hakimiyet savaşında doğacak güç boşluğunu doldurmak isteyen İngiltere, birinci Trump döneminden itibaren “Global Britain” adını verdikleri strateji üzerinde çalıştı ve bunu daha sonra açıkladılar.
Bu stratejiden sonra İngiltere, Suriye’den Karadeniz’e, Pasifik’ten dünyanın diğer bölgelerine kadar birçok alanda daha faal bir politika izlemeye başladı ve emperyalist ihtiraslarını daha açık göstermeye başladı.
Zaten raporda da ABD çekilirse bu boşluğun İngiltere tarafından doldurulması gerektiği açıkça ifade ediliyordu. ‘İNGİLTERE, ABD İLE UKRAYNA KONUSUNDA CİDDİ ÇATIŞMALAR İÇERİSİNE GİRDİ’ İngiltere, Biden döneminde de Ukrayna konusunda ABD ile ciddi çatışmalar içerisine girdi, görüş ayrılıkları yaşadı.
O dönemde de politika ve eylem düzeyinde farklılıklar söz konusuydu.
ABD, Ukrayna meselesini öyle ya da böyle kapatmak isterken İngiltere daha Biden döneminde buna karşı daha sert bir tutum benimsiyordu.
Trump döneminde bu ayrışma çok daha net hale geldi.
Bu durum tamamen İngiltere’nin, ABD’nin açacağı dünya hakimiyeti mücadelesinde açacağı boşluğu doldurma planlarından kaynaklanıyor.