Haber Detayı

‘Aile ve çocuk milli güvenlik meselesi’
Gündem aydinlik.com.tr
05/01/2026 14:31 (1 gün önce)

‘Aile ve çocuk milli güvenlik meselesi’

AK Partili Hüseyin Yayman, sosyal medyaya giriş yaşının 15 olmasını önerdi. Aile ve çocuğun küresel saldırı altında olduğunu söyledi. “Aileyi, kadını ve çocuğu korumak yasakçılıksa; evet biz yasakçıyız.” dedi. Dizilere yönelik eleştirileri dikkat çekti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, küresel şirketlerin içerik dayatmaları nedeniyle aile ve çocukların korunmasının Türkiye için bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi. “Dijital tebaa yaratılmak isteniyor.” dedi.

Yayman, Türk dizilerinin Rusya’da sosyologlar tarafından yasaklanmasının gündeme getirildiğini aktardı.

Sosyal medyaya giriş yaşının 15 olmasını önerdi.

Aile ve çocukları konumak konusunda kararlı olduklarını tekrarladı. ‘MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ HALİNE GELDİ’ Bugün AK Parti Genel Merkezinde gazetecilerle bir araya gelen Yayman, kültür-sanat gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Partisinin ilgili politikaları hakkında bilgiler veren Yayman, dizi sektöründeki tartışmalar, sosyal medya ve yapay zekanın ilerleyişi üzerine soruları da yanıtladı.

Yayman, küresel şirketlerin insanlığı bir dijital tebaa haline getirmek istediğini ve bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirtti. “Ailenin, çocukların ve gençlerin korunması Türkiye için bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı. ‘EVET BİZ YASAKÇIYIZ’ Yayman şöyle anlattı: “Ulusaşırı, küresel şirketler kendilerini yasama, yürütme ve yargının üzerinde görüyorlar.

Bir anlamda aileye karşı savaş açmış durumdalar.

Dijital tebaa yaratılmak isteniyor.

Bu şirketler bir tektipçi hegemonik kültürü dayatıyorlar.” Yasaklamaların çare olmadığını bildiklerini kaydeden Yayman şöyle devam etti: “Yasaklamaların çare olmadığını görmekteyiz.

Fakat ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler’ anlayışını da doğru bulmuyoruz.

Aile, çocuk, kadın, bireyin korunması, mahremiyetin muhafaza edilmesi bizim kırmızı çizgilerimizdir.

Bu şirketlerin tavrını asla doğru bulmuyoruz.

Aileyi, kadını, çocuğu, bireyi korumak yasakçılıksa; evet biz yasakçıyız.

Cumhurbaşkanımız da bu konuda net.” ‘RUSLAR ‘AHLÂKI BOZUYOR’ DEDİ’ Hatay Milletvekili, televizyon dizilerindeki sorumsuz davranışları da tasvip etmediklerini bildirdi.

Sektörde dünya ikincisi oan Türk dizilerinin Rusya’da eleştirildiğini hatırlattı: “Bizim dizilerimizdeki hikayelerin farklılaşması dünyada bile tepkilere yol açıyor.

Rusya’da bir sosyolog Türk dizileri hakkında ‘Bu dizileri yasaklayalım çünkü Rusların toplum düzenini ve ahlâkını bozuyor.’ dedi.

Halbuki Türkiye’nin evrensel hikayesi muhteşem bir hikayeye dayanıyor.

Bunu vermek yerine entrika, cinselliğin öne çıktığı, aile değerlerinin yok sayıldığı, bizi biz yapan değerlerin yok sayıldığı bir senaryo ve hikaye anlayışını doğru bulmuyoruz.

Toplum da bunu istemiyor.” ‘KÖTÜLÜK MECRASI HALİNE GELDİ’ Başta RTÜK olmak üzere dijitalleşme ve telif yasası konularında yeni düzenleme hazırlığında olduklarını duyuran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, sosyal medyanın kötülük mecrası haline geldiğini öne sürdü ve giriş yaşının 15 olmasını önerdi: “Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak sayısız toplantıda sosyal medyaya giriş yaşının 15 olması gerektiğini ifade etmiştim.

Sosyal medyada amaç etkileşim almak olmamalı, oranın gerçekten bir hürriyetler adası olarak fikrin ifade edilmesi olmalı.

Maalesef sosyal medya abir kötülük mecrası haline geldi.

Kutuplaşmanın yeniden üretildiği bir yer oldu.

Türkiye’de sosyal medyaya giriş yaşının 15 olması gerektiğini sizler vesilesiyle bir kez daha ifade edeyim.” NAZIM HİKMET SORUSU Hüseyin Yayman, Aydınlık’ın “Necip Fazıl gibi sanatçıların çok öne çıktığı, bazılarının ise nadiren anıldığı veya hiç anılmadığı bir durum gözlemleniyor.

Nazım Hikmet, Atilla İlhan, Pir Sultan Abdal gibi isimler de yeni dönemde AK Parti’nin kültür-sanat perspektifinde yer bulabilecek mi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Sekter ve indirgemeci bir kültür-sanat anlayışını doğru bulmuyoruz.

Kültür-sanatın kucaklayıcı rolünü çok önemsiyoruz.

Sadece Necip Fazıl, Sezai Karakoç, İsmet Özel, Mehmet Akif Ersoy değil; milletimizin tarihinde, ananesinde, örfünde, kültüründe, değerler manzumesinde yer etmiş olan şair, yazar ve sanatçıları da anacağız.

Milletimizi kucaklayan faaliyetler yapmaya devam edeceğiz.”

İlgili Sitenin Haberleri