Haber Detayı
Emekliler refahtan pay istiyor
Açıklanan zam oranlarının açlık ve yoksulluk sınırının çok gerisinde kaldığını belirten emekli ve memur örgütleri, seyyanen artış ve refah payı talebiyle hükümete çağrı yaptı.
Aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından memur ve emekli maaşlarına yapılan zam oranları, emekli örgütleri ve kamu çalışanları tarafından tepkiyle karşılandı.
Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ile Devlet Memurları Konfederasyonu, zamların yetersiz kaldığını belirterek seyyanen artış, refah payı ve aylık hesaplama sisteminde köklü değişiklik talebinde bulundu. 2026 yılı milletvekili maaşları da netleşti.
Buna göre milletvekili maaşı 273 bin 196 TL’ye, emekli milletvekili maaşı 177 bin 658 TL’ye yükseldi.
Hem milletvekili hem de emekli olanların toplam aylık geliri ise yaklaşık 450 bin TL oldu. ‘ZAM ORANLARI ARASINDAKİ FARK KABUL EDİLEMEZ’ Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Başkanı Kazım Ergün, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri sonrası yapılan emekli zamlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Ergün, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,19 oranında yapılacak zamlar arasındaki farkın kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Ergün, “Tüm emekli zamlarının eşitlenmesini istiyoruz.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine yüzde 18,19 oranında yapılacak zamlar arasındaki fark kabul edilemezdir.
Zam oranları eşitlenmelidir.
SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları genel olarak yetersiz kaldığından, seyyanen zam yapılmalıdır.
Emekliler, insanca yaşamaya yetecek bir aylığı hak etmektedir.
En düşük emekli aylığı, 2017 yılına kadar olduğu gibi, asgari ücretin altında olmamalıdır.” ifadelerini kullandı. ‘YÜZDELİ ZAM SİSTEMİ EMEKLİLERİ KORUMUYOR’ TÜİK’in aralık ayı TÜFE artışını yüzde 0,89 olarak açıkladığını hatırlatan Ergün, bu oranın emeklilerin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirtti.
Ergün, mevcut aylık hesaplama sisteminin emekli maaşlarını ciddi biçimde aşağı çektiğine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Mevcut aylık hesaplama sistemi nedeniyle emekli aylıkları genel olarak oldukça düşüktür.
Yüzdeli zam uygulamasının emeklileri koruyan hiçbir yönü bulunmamaktadır.
Yüzde 12,19 oranındaki artışın ortalama karşılığı yaklaşık 2 bin 600 TL’dir.
Böylesine yüksek enflasyonun yaşandığı bir dönemde yüzde 12,19’luk bir artış, emeklilerin hangi sorununa çözüm olabilir?” Kış aylarında artan doğalgaz, gıda ve konut giderlerine dikkat çeken Ergün, yapılan artışın “yalnızca bir faturayı dahi karşılamaktan uzak.” olduğunu ifade etti. ‘KÖK AYLIK SORUNU EMEKLİLERİ ZAMSIZ BIRAKIYOR’ Hükümete çağrıda bulunan Ergün, kök aylık sisteminin milyonlarca emekliyi fiilen zamsız bıraktığını vurguladı.
Ergün, “Kök aylığı 15 bin TL’nin altında olan milyonlarca emeklinin aylığı 16 bin 881 TL’yi aşamayacağı için bu kapsamda yer alan emekliler fiilen zam alamayacaktır.
Bu durum kabul edilemezdir.
Aylık hesaplama sistemi değiştirilmeli ve her emekliye prim kazancına göre hak ettiği aylık ödenmelidir.” dedi.
MEMUR VE EMEKLİLER EYLEM YAPTI Zam oranlarına yönelik tepkiler yalnızca emeklilerle sınırlı kalmadı.
Devlet Memurları Konfederasyonu öncülüğünde memurlar ve memur emeklileri, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. “Adil Ücret, Onurlu Yaşam” sloganıyla düzenlenen eylemde, artan hayat pahalılığına dikkat çekildi.
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur ve memur emeklilerinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirterek, açıklanan enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Kaya, TÜİK’in açıkladığı yüzde 0,89’luk aylık enflasyon verisinin ardından memura reva görülen zam oranının yüzde 18,61’de kaldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bizler bu rakamları tanıyoruz.
Bu rakamlar bizim soframızdan azalan ekmeğin, çocuğumuzun harçlığından kesilen bedelin, evimizden eksilen huzurun matematiksel kılıfıdır.
Bunun sorumlusu, toplu sözleşme masasında bu oranların altına imza atan yetkili konfederasyondur.
Açlık sınırının 30 bin 143 lira olduğu bir ülkede, memura reva görülen maaş artışı insan onuruna yakışır bir yaşamdan uzaktır.
Yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir ortamda bu maaşlar kabul edilemez.” Basın açıklamasında en dikkat çekici an, memurların “Taş Devri” kıyafetleriyle ve mızraklarla sergilediği mizansen oldu.
Doğalgazını açamayan bir memurun ateş yakmaya çalışmasını simgeleyen gösteri yoğun ilgi gördü.
Konfederasyon yetkilileri, bunun bir tiyatro değil, 21. yüzyılda memurun sürüklendiği tablo olduğunu belirterek, “Kirasını ödeyemeyen emekli pansiyon köşelerine, faturasını ödeyemeyen memur taş devrinin sessizliğine itiliyor.” açıklamasını yaptı. ‘Yüzde 30 refah payı olmalı’ Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, en az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmeyeceklerini belirtti. 2023’te verilen refah payının taban aylıklara yansıtılmasını, 3600 ek göstergenin tüm birinci derece memurlara uygulanmasını isteyen Kaya, yılda dört maaş ikramiye verilmesini talep etti.
Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 30,89 olarak açıklanırken, memur ve memur emeklilerine yüzde 18,6, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 12,19 oranında zam yapıldı.
Bu artışla birlikte en düşük emekli aylığı 18 bin 939 TL’ye yükseldi.
Ancak TÜRK-İŞ verilerine göre açlık sınırının 30 bin 143 TL, yoksulluk sınırının ise 98 bin 188 TL seviyesinde olması, emekli ve memur maaşları ile temel yaşam maliyetleri arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.