Haber Detayı
Modern TV’lerin görünmeyen gücü: "Upscaling” (görüntü ölçeklendirme) nedir?
Elinizdeki video düşük kaliteli olsa bile modern televizyonlar bu eksikliği gidermek için saniyeler içinde milyonlarca hesaplama yapıyor. Görüntüyü ekrana yayarken netliği korumaya çalışan bu sistem, aslında televizyon seçiminde neden en kritik özelliklerden biri?
Evinizin köşesindeki mütevazı bir ekrandan salonu kaplayan devasa panellere kadar televizyonlar artık her boyutta karşımıza çıkıyor.
Ancak teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, izlediğimiz her içerik bu yüksek çözünürlüklü dev ekranlara her zaman uyum sağlayamıyor.
İşte bu noktada, eski bir filmi ya da düşük kaliteli bir videoyu dev ekranınızda çamur gibi görünmekten kurtaran "upscaling" yani görüntü ölçeklendirme teknolojisi devreye giriyor.
Birçok kullanıcı farkında olmasa da aslında çoğu modern televizyon bu sihirli dokunuşu her saniye arka planda gerçekleştiriyor.
Peki, bu teknoloji tam olarak nasıl çalışıyor ve neden önemli?Upscaling işlemini en basit haliyle, düşük çözünürlüklü bir görüntünün modern ekranlara sığdırılmak için yeniden işlenmesi olarak tanımlayabiliriz.
Örneğin, yıllar öncesinden kalan ve 480p çözünürlüğe sahip eski bir diziyi 4K televizyonunuzda açtığınızı düşünün.
Eğer bu teknoloji olmasaydı, görüntü ya ekranın ortasında küçücük kalırdı ya da büyütüldüğünde pikselleri sayılacak kadar bozulurdu.
Bu sistem sayesinde görüntüler temizleniyor, keskinleşiyor ve 4K hatta 8K seviyesine kadar yükseltilerek gözü yormayan bir hale geliyor.Görüntü ölçeklendirme, günümüzde "interpolasyon" adı verilen bir yöntemle ilerliyor.
Bu süreci, televizyonunuzun bildiği piksellerden yola çıkarak bilmediği yerleri tahmin etmesi olarak düşünebilirsiniz.
Yani televizyon, elindeki mevcut kareyi alıyor ve bu görüntü daha yüksek bir çözünürlüğe yayıldığında etrafındaki piksellerin nasıl görünmesi gerektiğini hesaplıyor.
Örnek vermek gerekirse; standart bir 1080p görüntüyü 4K ekranda izlemek istediğinizde, televizyonun yaklaşık 2 milyon piksellik veriyi 8 milyon piksellik bir alana yayması gerekiyor.
Eğer elinizdeki televizyon 8K ise bu yük 33 milyon piksele kadar çıkıyor.
Televizyonun işlemcisi, bu devasa boşluğu akıllıca doldurarak görüntünün dağılmasını engelliyor.Bu teknoloji her ne kadar başarılı olsa da mucizeler yaratmıyor.
Orijinal görüntü kalitesi, hedef çözünürlüğe ne kadar yakınsa ortaya çıkan sonuç da o kadar keskin oluyor.
Yani 1080p bir filmin 4K’ya yükseltilmiş hali, çok eski bir 480p videoya göre her zaman daha canlı görünüyor.
Şunu da unutmamak lazım: Ne kadar iyi bir işlemciniz olursa olsun, ölçeklendirilmiş bir görüntü hiçbir zaman o ekranın doğal çözünürlüğünde çekilmiş bir içeriğin yerini tutamıyor.
Bu yüzden yeni bir televizyon seçerken, sadece ekran boyutuna değil, cihazın düşük kaliteli görüntüleri ne kadar başarılı işlediğine de bakmakta yarar var.