Haber Detayı
Venezuela İsrail'in iştahını kabartıyor: 'ABD İran'daki protestolara müdahale edebilir'
Maduro'nun kaçırılmasının ardından Washington’ın İran’daki protestolara müdahale ihtimali İsrail basınında açıkça tartışılıyor. Tahran ise “tehdit göstergelerinin” dahi karşılıksız bırakılmayacağını ilan ederek önleyici yanıt sinyali verdi.
Jerusalem Post gazetesi, ABD’nin İran’da devam eden protestolara müdahale etmeyi değerlendirdiğine dair çok sayıda sinyal aldığını bildirdi.
Aynı zamanda haberde İsrail’in, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasının Tahran'a karşı bir harekâtı mümkün kılıp kılmayacağının incelediği belirtildi.
Gazeteye göre ABD'nin Karakas müdahalesine kadar çoğu İsrailli yetkili, İran'daki ekonomi nedenli protestoların rejim değişikliği için gereken hacme ulaştığını düşünmüyordu.
Ancak haberde şu noktalara dikkat çekiliyor: - Washington’ın, protesto hareketinin Tahran yönetimini devirebilmesi için "nokta atışı" bazı müdahaleleri tarttığına dair belirtiler mevcut. - Mossad, X platformu üzerinden İranlı protestoculara sahada yardım ettiğini açıkça kabul etti.
MÜDAHALE SENARYOLARI Haberde, hareketin büyümesine olanak sağlamak için ABD’nin güç kullanma seçeneğini masada tuttuğu vurgulanıyor.
Ayrıca ABD’nin, “Hamaney’in protesto hareketini ezmesini engellemek amacıyla kuvvet kullanma tehdidine başvurabileceği, hatta sınırlı bir güç kullanabileceği ihtimaller arasında olduğu” iddia ediliyor.
Jerusalem Post'a göre bu stratejinin temel amacı, protesto hareketinin gelişmesi ve güçlenmesi için gereken alanı ve fırsatı sağlamak.
TEHDİT VE YANIT ABD Başkanı Donald Trump pazar akşamı yaptığı açıklamada, "Durumu çok yakından izliyoruz.
Eğer geçmişte yaptıkları gibi insanları öldürmeye başlarlarsa ABD tarafından çok sert bir şekilde vurulacaklarını düşünüyorum." demişti.
İran Savunma Konseyi, Trump'ın tehditlerine karşı zehir zemberek bir bildiri yayımladı.
Konseyden salı günü yapılan açıklamada, "Geçmişte defalarca İranlı kadın ve çocuklara karşı suç işlediğini açıkça itiraf edenlerin" bugün müdahaleci bir dil kullanması “siyasi bir ikiyüzlülük” olarak niteledirildi.
Bildiride, Washington'ın tehditlerinin sadece siyasi bir duruş değil, bir "yıldırma politikası" olduğu vurgulanarak “Bu yaklaşım asla yanıtsız kalmayacak ve saha hesaplamalarında göz ardı edilmeyecektir.” denildi.
ÖNLEYİCİ SALDIRI İMASI İran, meşru müdafaa çerçevesinde yanıtını sadece ülkeye yönelik bir saldırı sonrasıyla sınırlamayacağını belirterek ezber bozan bir uyarıda bulundu: "Tahran, somut tehdit göstergelerini de güvenlik denkleminin bir parçası olarak kabul edecek ve buna göre hareket edecektir." Konseyin açıklaması şu sözlerle noktaladı: “Güvenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü "tartışmaya kapalı kırmızı çizgilerdir.
Bu tehlikeli sürecin doğuracağı tüm sonuçların sorumluluğu, bu politikayı planlayan ve yürütenlerin omuzlarındadır.”